6. Ceza Dairesi 2009/22490 E. , 2011/43805 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanıkların, kapısını kırıp açmak suretiyle yakınana ait işyerine girdiklerinin anlaşılması karşısında, işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı TCK’nın 151/1, 116/1 ve 119/1-c maddeleri uyarınca, haklarında za…
**6. Ceza Dairesi 2009/22490 E. , 2011/43805 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanıkların, kapısını kırıp açmak suretiyle yakınana ait işyerine girdiklerinin anlaşılması karşısında, işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı TCK’nın 151/1, 116/1 ve 119/1-c maddeleri uyarınca, haklarında zamanaşımı içerisinde Cumhuriyet Başsavcılığınca işlem yapılması olanaklı görülmüş, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Gerekçeli kararda iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ile Cumhuriyet Savcısının esas hakkında görüşüne yer verilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 230/1-a maddesine aykırı davranılması, 2-) Sanık ... savunmanının duruşmanın başka bir güne ertelenmesine ilişkin 13/11/2006 tarihli mazeret dilekçesi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 3) Sanıkların suç tarihinde katılan ...'ya ait işyerine girip bir kısım eşyaları alarak götürdükten sonra çelik kasayı da almaya karar vererek aynı işyerine tekrar girdikleri ve kasayı dışarı çıkardıkları sırada yakalandıkları anlaşıldığına göre, sanıklar hakkında değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda bir cezaya hükmedilmesi ancak, verilen cezada 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği düşünülmeden, iki ayrı hırsızlık suçundan cezalandırılmalarına karar verilmesi, 4) Kabul ve uygulamaya göre de; a) Sanıkların yer göstermesi sonucu bir kısım eşyanın soruşturma aşamasında yakınana teslim edilmiş olması karşısında; kısmi iade nedeniyle yakınandan rızası sorularak, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 168/4. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiğinin düşünülmemesi, b-) Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyları açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyları dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi, c-) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında, tekerrüre esas alınan ilamın hüküm fıkrasında gösterilmesi, denetime olanak sağlaması bakımından da bu ilamların infaz tarihlerini içerir biçimde onaylı örneklerinin dosyaya getirtilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık ... hakkında yazılı biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 11.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.