11. Hukuk Dairesi 2020/3975 E. , 2021/3580 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 05.11.2019 tarih ve 2019/309-2019/507 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma
**11. Hukuk Dairesi 2020/3975 E. , 2021/3580 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 05.11.2019 tarih ve 2019/309-2019/507 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalıların murisi olan ... arasında ticari ilişki bulunduğunu, mali sıkıntıya düşerek borçlarını ödemekte zorlanan şirket müdürü ...'nın ...'den yardım istediğini, tarafların aralarında anlaşarak, 500.000.-TL tutarlı bonoyu takibe koydukları, takip kapsamında şirketin malvarlığı üzerinde 1.sıradan haciz şerhi işlendiğini, böylece şirket mallarının diğer alacaklılar tarafından icra kanalıyla satışının engellendiğini, öte yandan müvekkilinin aralarındaki ticari ilişkiden doğan borcu ödemeye devam ettiğini, ancak bazı ödemelerin aksadığını, vadesinde ödenmeyen kıymetli evrakın icra kanalıyla müvekkilinden tahsil edildiğini, murisin borç ödenmiş olmasına rağmen 60.000.-TL vade farkı faturası keserek müvekkiline gönderdiğini, müvekkilinin faturayı kabul etmemesi üzerine, murisin bu tutarı muvazaalı şekilde başlatılan icra takibinden tahsil etmeye çalıştığını, müvekkilinin tüm çabalarına rağmen karşı tarafla uzlaşamadığını ileri sürerek, Ankara 24. İcra Müdürlüğü'nün 2008/13954 Esas sayılı dosyasında takibe konulan bono nedeniyle şimdilik 15.500.- TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, müvekkillerinin takibe konu alacaktan davacının ceza mahkemesindeki ikrarıyla sabit olan 60.000.-TL dışındaki 440.000.-TL'lik kısımdan feragat ettiklerini, davacının muvazaa iddiasını yazılı delillerle ispat etmek zorunda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın, bonoda kayıtlı miktarın 15.500.-TL'sinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu, kural olarak bonoya dayalı iddiaların yazılı delille ispatının gerektiği, somut olayda davacı tarafından bononun geçersizliğine ya da bedelsizliğine ilişkin yazılı bir delil sunulamadığı, kaldı ki menfi tespit davalarının kısmi olarak açılmasının da mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 12.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.