7. Hukuk Dairesi 2013/2700 E. , 2013/6654 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışın…
**7. Hukuk Dairesi 2013/2700 E. , 2013/6654 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, davalı şirkette 01/04/1997 tarihinde işe girdiğini, kendisine bir takım haklarının ödenmemesi nedeniyle 20/10/2008 tarihinde iş akdini haklı olarak bozduğunu, kendisine alacak ve tazminatlarının ödenmediğini bildirerek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının ödetilmesini istemiştir. Davalı, davacının haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile kıdem tazminatı, hafta tatili ve fazla çalışma ücretlerinin kabulüne, bu alacaklarının tanık beyanlarına dayanılarak hesaplanması nedeniyle %30 takdiri indirim yapılmasına karar verilmiştir. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır Fazla çalışmanın belirlenmesinde, 4857 sayılı Yasa'nın 68 nci maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin de dikkate alınması gerekir. Fazla çalışmanın uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Somut olayda, davacının şahsi sicil dosyasında çalışma döneminin tamamını kapsar şekilde puantaj kayıtlarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Fazla çalışma ve hafta tatili çalışmalarının yazılı belge ile ispatının mümkün olması durumunda tanık beyanlarına itibar edilemez. Hesaplamanın kayda dayanarak yapılması halinde fazla mesai ve tatil çalışmaları karşılığı ücret alacaklarından indirim yapılmaması gerekir. Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek tanık beyanlarına itibarla hesap yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınması hatalı olup bozma nedenidir. Ayrıca davacının elektrik teknisyeni olması karşısında her ne kadar işyerine vardiyalı çalışma varsa da davacının bu vardiya sistemine dahil olup olmadığının araştırılarak hesaplama buna göre yapılmalıdır. O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 15.4.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.