11. Hukuk Dairesi 2009/2507 E. , 2010/7857 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.10.2008 tarih ve 2007/161 2008/583 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2009/2507 E. , 2010/7857 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.10.2008 tarih ve 2007/161 2008/583 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalıya ait ağaç ve canlı bitkilerin 06.03.2005 tarihli taşıma sözleşmesi ile Mısır'dan Antalya Limanına taşındığını, bu taşıma esnasında yükleme ve boşaltma için kararlaştırılan sürenin yükleme limanında 118 saat, boşaltma limanında ise 123 saat aşıldığını, belirlenen günlük 2.000 USD bedel üzerinden yükleme limanında 9.832,94 USD- boşlatma limanında 10.249,59 USD (toplamda 20.082,53 USD) demoraj (sürastarya) alacağı oluştuğunu, bu alacağın talep edilebilmesi için taşıma sözleşmesini kiracı nam ve hesabına imzaladığını bildiren Mısırlı broker IMS'den taşıtanın kim olduğu sorulduğunda taşıtan kiracının ismini gizlediğini, ancak gemi kaptanının yük üzerindeki hapis hakkını kullanması üzerine davalının ortaya çıkarak alıcı sıfatıyla normalde yükümlülüğünün bulunmamasına rağmen itiraz ileri sürmeksizin kayıtsız şartsız navlunu ödediğini, bu durumun taşıtanın davalı olduğunu gösterdiğini, bu nedenle sürastaryadan da davalı (alıcı-kiracı)'nın sorumlu olduğunu, bu sebeple alacağının tahsili için başlatılan takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekillleri, davacı ile davalı arasında hiçbir hukukî bağın bulunmadığını savunarak, zamanaşımı, usul ve esas yönünden reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre,davalının taşıtan (çarterer) konumunda olmayıp gönderilen olduğu, dolayısıyla taşıtanın sorumlu olduğu sürastarya bedelinden sorumluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava, sürastarya ücretinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verildiğine göre, hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Hükümleri nazara alınarak kendisini vekile temsil ettiren davalı lehine 3.003,00-YTL. vekalet ücretine hükmedilmesi yerine yazılı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davacı lehine bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın (HÜKÜM) fıkrasının 5 nci maddesindeki "...3.137,00..." ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "...3.003,00..." ibaresinin yazılmasına ve kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.