11. Hukuk Dairesi 2021/4599 E. , 2022/8736 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06.02.2019 tarih ve 2018/3 E. - 2019/31 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 05.03.2021 tarih ve 2019/1075 E. - 2021/296 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi
**11. Hukuk Dairesi 2021/4599 E. , 2022/8736 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06.02.2019 tarih ve 2018/3 E. - 2019/31 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 05.03.2021 tarih ve 2019/1075 E. - 2021/296 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin "NUDO" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin ise 2016/68296 sayılı "me UDO+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın önce Markalar Dairesi Başkanlığınca, sonrasında ise YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, başvuruda yer alan "ME" ibaresinin Türkçe’de "ben" anlamına gelen ayırt ediciliği bulunmayan bir kelime olduğunu, anılan ibarenin markadaki yazılış şekli ve konumlandırılması nedeniyle yaratılan harf ve renk karmaşası dolayısıyla markadaki ön plana çıkan tek unsurun "UDO" ibaresi bulunduğunu, dava konusu markanın bu nedenle müvekkili markasından tek harf farkı içerdiğini, müvekkilinin “NUDO” markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu markanın, müvekkilinin tanınmış seri markasının bir parçası olarak algılanacağını, müvekkili markasının yaklaşık 125 ülkede koruma altında olduğunu, davalının kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2017-M-9454 sayılı kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TÜRKPATENT vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir. İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, dava konusu 2016/68296 sayılı "me udo" şeklindeki marka ile davacı yanın önceki tarihli markaları arasında 29. ve 30. sınıf mallar yönünden emtia benzerliğinin mevcut olduğu, 03. sınıf emtia açısından ise emtia benzerliğinin bulunmadığı, benzer görülen emtia açısından işaretler karşılaştırıldığında ise dava konusu marka ile davacı yan markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 7/1-b bendi açısından bir ayniyet bulunmadığı gibi 8/1-b bendi yönünden de iltibasa neden olabilecek düzeyde bir benzerliğin olmadığı, aynı KHK'nın 8/4 maddesi şartlarının somut olay açısından oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir. Bölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "me UDO+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "NUDO" asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi koşullarının da somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 07/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.