T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2022/228 KARAR NO : 2026/988 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 28/11/2019 ESAS-KAR…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2022/228 KARAR NO : 2026/988 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 28/11/2019 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/24E., 2019/868K. DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 29/04/2026 YAZIM TARİHİ : 29/04/2026 Taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacılar vekili özetle: Davacı şirketler ile davalı arasında 07/05/2018 tarihinde "Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması" imzalandığını, davalı tarafça davacı şirketten satın alınan enerji bedellerine ilişkin Ağustos ayına ilişkin hak edişlere ait fatura bedelleri süresi içerisnde ödenmediğinden davalı şirket hakkında asıl alacak ve gecikme zamına ilişkin olarak Eskişehir 1. İcra Müdürlüğünün 2018/11154 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından söz konusu asıl alacak ve gecikme zammının ödendiği, davalının takip tarihi ile ödeme tarihi arasındaki işlemiş temerrüt faizini de ödemekle yükümlü olduğu bu döneme ilişkin temerrüt faizi alacağının tahsili için başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle: 6183 sayılı Kanun gereği gecikme faizi ile ödeme yapılacağı, kendilerinin bu madde uyarınca davacı şirketlere olan borçlarını gecikme zammı ile birlikte ödediklerini savunarak; haksız olarak açılan davanın reddine, icra takibinin iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince "... davacı her ne kadar davalı ile Lisansız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Sistem Kullanım anlaşması imzalandığını beyan etmişse de sözleşmenin dava dışı ... ile imzalandığı, bu anlaşma hükümlerinin davalı yönünden uygulanamayacağı, davacı ile davalı arasında sözleşme ilişkisinin bulunmadığı, davacı ile davalı arasındaki ilişkinin ihtiyaç fazlası elektriği Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesine ve Desteklenmesi Mekanizması (YEKDEM) uygulanarak ve davacı tarafça enerjiye ilişkin fatura düzenlenerek oluştuğu, davacı tarafından düzenlenen enerji faturalarına ilişkin uyuşmazlıklar konusunda Elektrik Piyasasında Lisansız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik hükümlerinin uygulanacağı, ancak Yönetmeliğin davamız devam ederken 12/05/2019 tarihinde değiştiği ve önceki Yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığı, ancak davaya konu icra takibi ve davanın yeni yönetmelik hükümlerinden önce olduğu ve 02/10/2013 tarihli ve 28783 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisansız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, davaya konu somut olayda belirtilen Yönetmelik hükümlerinin 18,19 ve 20. maddelerinin uygulanması ve davacının talebi konusunda 20. maddenin 4.fıkrası hükümlerinin davanın çözümünde esas olduğu ve bu hükümde '' Görevli Tedarik şirketinin, ikinci fıkrada belirlenen istisna dışında, ödemede temerrüde düşmesi halinde 21/07/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 51'incfi maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranı uygulanır.'' belirtildiği, maddenin 6183 sayılı Kanun'una atfı incelendiğinde ise Gecikme Zammı Oranı'nın 62 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile aylık %2 olarak belirlendiği ve Elektrik mühendisi bilirkişi ... tarafından hazırlanan 04/07/2019 tarihli raporda özetle; davalı şirketin davacı şirketlere Ağustos 2018 ayına ilişkin fatura bedelini, Eskişehir 1. İcra Müdürlüğünün 2018/11154 esas sayılı dosyası kapsamında 1.906.308,00 TL asıl alacak ve fatura son ödeme tarihi ile takip tarihi arasında olan 80.221,62 TL gecikme zammı olmak üzere 1.986.529,62 TL olarak ödediği, Eskişehir 8. İcra Müdürlüğünün 2018/11515 sayılı dosyasında ise davacı şirketler 1.906.308,00 TL bedelindeki asıl alacağa ilişkin takip tarihinden fatura bedelinin ödendiği tarihe kadar olan faizi talep ettiklerini, davalı şirket ile davacı şirketler arasında dava konusu faturalar ile ilgili sözleşme olmaması, konunun yönetmelik olarak değerlendirildiğinde, yönetmeliğe uygun olarak gecikme zammının ödendiğinin belirtildiği, her ne kadar bilirkişi bunu gecikme zammı olarak belirtmişse de Mahkememizce Yönetmelik hükümleri gereğince ödenen miktarın temerrüt faizi olarak kabul edildiği anlaşılmakla mülga Yönetmeliğin 20. maddesinin temerrüt faizi hükümlerini gösterdiği, gecikme zammı veya cezai şart olarak değerlendirilmesi yönünden hüküm bulunmadığı ve davacının bu iddialarını kanıtlar deliller de sunmadığı ve dosyanın yapılan incelemesinde davalının temerrüt faizini davacının talebinin üzerinde bir rakamla ödediği de görülmekle davacının davasının reddine..." karar verilmiştir. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketler ile davalı arasında mevcut bir ticari ilişki bulunduğu, aradaki ilişkinin ticari ilişki olması dolayısıyla önceden anlaşılmamış olsa dahi temerrüt faizi istenebileceğinden asıl alacağın yıllık %19.50 avans faizi olan 71.290,70 TL'nin müvekkili şirketlere ödenmesinin kanunen zorunlu olduğu, müvekkili şirketler ile davalı ...'nin Türk Ticaret Kanuna tabi özel hukuk tüzel kişileri olduğu, tarafların akdi ilişkilerinde 6183 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği, davalının husumet yokluğunu ileri sürmesinin yanlış olduğu, arada bir sözleşme ilişkisi olmasa da müvekkili şirketlerin davaya konu enerjiyi ürettikleri bölge açısından görevli tedarik şirketinin işbu davanın davalısı ... Anonim Şirketi olduğu, her ne kadar mahkemece gerekçeli kararda gecikme zammı ifadesinin gecikme faizi niteliğinde olduğu ileri sürülerek davanın reddine karar verilmiş ise de gerek kanun metninde gerekse yönetmelik hükümlerinde açıkça gecikme zammından bahsedilmiş olup gecikme faizine değinilmediği, gecikme zammının bir alacağın geç ödenmesini önlemeye yönelik bir tedbir niteliğinde olmasına rağmen, faizden farklı olarak, tahakkuku için bir zamanın geçmesi, talep edilebilirlik bakımından da temerrüdün gerçekleşmiş olma şartı aranmayacağı, gecikme zammına ancak kanunda öngörülen hallerde hükmedilebileceği, mahkemece açıkça gecikme zammı oranında gecikme faizi ödeneceğine hükmedildiği, gecikme zammının uygulanmış olmasının temerrüt faizinin uygulanmasına engel olmayacağı ve iki tarafın da ticaret şirketi olduğu hususu göz önüne bulundurulduğunda müvekkil şirketlere gecikme zammı olarak ödenen tutarın aynı zamanda temerrüt faizi yerine sayılmasının Türk Ticaret Kanunun yukarıda da bahsedilen 20. ve 1530. madde hükümleri başta olmak üzere ilgili kanun hükümlerine ve hukuk ilkelerine aykırı olduğu nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemece davanın reddine karar verildiği, ancak müvekkilinin kötü niyet tazminatı talebinin davacının icra takibini haksız ve kötüniyetli yaptığına dair bir delilin sunulmadığı gerekçesiyle reddine karar verildiği, bu kararda hukuki isabet bulunmadığı, haksız bir kazanç elde etme saikiyle ikame edilen davada davacıların kötü niyetli olduğu, bu nedenle kötü niyetli davacıların 2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca kötü niyet tazimatını ödemelerine karar verilmesi gerektiği nedenleriyle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesi uyarınca alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacılar ile davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacılar ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) a)Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcının peşin alınan 1.218 TL'den mahsubuyla kalan 486 TL'nin davacılara iadesine. b) Alınması gereken 4.869,87 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 54,40 TL harcın düşümü ile kalan 4.815,47 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına. 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 29/04/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...