T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/723 - 2026/919 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/723 KARAR NO : 2026/919 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/11/2023 NUMARASI : 2022/308 E. - 2023/515 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahk…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/723 - 2026/919 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/723 KARAR NO : 2026/919 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/11/2023 NUMARASI : 2022/308 E. - 2023/515 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/11/2023 tarih ve 2022/308 E. - 2023/515 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2021/11152 sayılı ve "..." ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin 2016/57929 sayılı ve "..." ibareli markasını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine, diğer davalı ... YİDK'nın 2022-M-8087 sayılı kararıyla başvurunun nihai olarak kısmen reddedildiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu, taraf markalarının benzer olmadığını ileri sürerek, YİDK'nın 2022-M-8087 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, taraf markalarının SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzer olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu marka kapsamından çıkartılan ve iş bu davaya konu olan emtialar ile redde mesnet marka kapsamında yer alan emtiaların aynı veya benzer olduğu; taraf markalarında esas unsur olarak kullanılan kelimelerin başlangıç kısımlarındaki, yerleşik bir anlamı haiz olmayan "..." ibaresinin aynı olmasının ve bu ibarenin yakın anlamı haiz "... (dış görünüş)" ve "... (deri, cilt)" ibareleriyle bütünleşik şekilde kullanılmış ve işaretlerde bu kelimelerden başkaca markasal hüviyette ayırt ediciliği haiz unsurların kullanılmamış olmasının, markaları görsel, işitsel ve kavramsal açılardan birbirlerine yakınlaştırdığı; gerek başvuru markasının, gerekse redde mesnet markanın ilaç etken maddesi, jenerik unsur veya tasviri ibare içermediği; her ne kadar söz konusu emtiaların hitap ettiği tüketicilerin bilgi/bilinç/dikkat/özen seviyesi, en azından bu emtiaları satın alırken düşük değil ise de, bu emtialarda "..." ve "..." ibarelerinin markasal hüviyette farklı firmalar/kişiler tarafından kullanılması halinde ilgili alıcıların söz konusu emtiaların aynı şirketten veya ekonomik olarak bağlantılı şirketlerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesinin karıştırma ihtimalini yarattığı, ilgili tüketicilerin iki farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlamaları halinde bile, her iki markanın sahibi arasında idari/işletmesel bir bağlantı bulunduğunu, ortak bir çalışma kapsamında iş yapıldığını düşünebilecekleri, davacı-birleşen davacı markasının, birleşen davalı tarafın markasının tescili kapsamına giren emtialar açısından birleşen davalının hedef pazarındaki müşteri kitlesi nezdinde karışıklık yaratabileceği, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, bilirkişi raporunun denetime elverişsiz olduğunu, "..." ibaresinin anonim nitelik taşıdığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvuru ile davalının itirazına mesnet markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı ile bıraktıkları genel izlenim itibariyle, ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu; zira her iki markanın da bir anlamı bulunmayan "..." ibaresi ile başladığı; taraf markalarında bu ibareyi takip eden "..." ve "..." ibarelerinin ayırt ediciliğinin düşük olması nedeniyle markaların esas unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu; bu hale göre tüketicilerin dava konusu markayı mesnet markanın yeni bir versiyonu gibi algılayabileceği; başvuru kapsamından çıkartılan mallar yönünden emtia benzerliğinin de gerçekleştiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 29/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 05/05/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.