11. Hukuk Dairesi 2013/2158 E. , 2013/22044 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.04.2012 tarih ve 2010/522-2012/222 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davanın davacısı, birleşen davaların davacısı ve davalısı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya
**11. Hukuk Dairesi 2013/2158 E. , 2013/22044 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.04.2012 tarih ve 2010/522-2012/222 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davanın davacısı, birleşen davaların davacısı ve davalısı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili asıl davada, şirket ana sözleşmesi ile müdür olarak atanan müvekkilinin % 49, dava dışı ...'ın % 50 ve Mehmet Atmaca'nın % 1hisse ile ortağı oldukları dava dışı Çamkara Turz. Restoran İnş. Otom. Ve Hayv. Gıda Tarım Elkt. San. Tic. Ltd. Şti'nin 01.10.2010 tarihli toplantısında, diğer iki ortağın oy çokluğu ve müvekkilinin muhalefeti ile dışarıdan dava dışı ... isimli kişinin müvekkili ile münferiden imzaya yetkili ikinci müdür olarak atandığını, 05.10.2010 tarihinde ... ile şirket ortağı dava dışı Mehmet Atmaca'nın ...’nda müvekkilinin imzasını taklit ederek bu kararın tescilini sağladıklarını, davalı idarece imzanın müvekkiline ait olup olmadığının denetlenmediğini, yapılan işlemin Ticaret Sicil Tüzüğü’nün 24, 31. ve 71. maddelerine aykırı olduğunu ileri sürerek, yapılan tescil işleminin yok hükmünde olması nedeniyle iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, yapılan işlemin usulüne uygun olduğunu, gerekli denetimin yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davacı ... vekili, dışarıdan müdür olarak atanan davalının bu görevini usulsüz bir şeklide yerine getirdiğini, müvekkilinin imzasını taklit etmek suretiyle müdür olarak atandığı kararı ticaret siciline tescil ettirdiğini, şirket parasını zimmete geçirdiğini, bankalardan elektronik şifre talep ederek şirket hesaplarını idare etmeye çalıştığını, başka bir şirkette ortak olduğu halde rekabet yasağına aykırı davrandığını ileri sürerek, davalı tarafın şirket müdürlüğünden azlini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı ... vekili, atılı iddiaların doğru olmadığını, davacı tarafın müvekkilinin görevini yapmasını engellemeye çalıştığını belirterek davanınreddini savunmuştur. Birleşen davada davacı ... vekili, davalı tarafın sözleşme ile atanmış müdür olmanın verdiği hak ve yetkileri suistimal ederek diğer ortakların haklarına halel getirdiğini, davalının denetlenebilmesi için dava dışı ...'in de müdür olarak atandığını, ancak anılan müdürün görevini davalı ve oğlunun engellemeleri nedeniyle yerine getiremediğini, davalının kendi menfaatleri doğrultusunda şirketin içini boşalttığını, işyeri açma ve çalışma ruhsatını almayarak işyerinin beş kez kapatılmasına neden olduğunu, şirketin ve şirket ortaklarının ticari itibarını zedelediğini, idarede iktidarsızlık gösterdiğini, şirkete ait vergi borçları ve SSK primlerini takip etmediğini, şirketi muvazaalı olarak borçlandırdığını, davalı hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürerek, davalının şirket müdürlüğünden azlini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddialar, savunmalar ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada, her ne kadar davacı tarafın imzası taklit edilerek Antalya Ticaret Sicili Memurluğu’nda işlem yapıldığı iddia edilmiş ise de, bu iddia nedeniyle Cumhuriyet Savcılığınca yapılan hazırlık soruşturması sonucunda takipsizlik kararı verildiği, bu soruşturma sırasında şüpheli ...'in şikayetçi ...’nın imzasını taklit etmediğini, kendisinin de müdür olarak atanması sebebiyle sicile müracaatını kendisi adına ve şirket müdürü sıfatıyla yaptığını beyan ettiği, TTK'nın 30. maddesi hükmüne göre sicile tescil talebinde bulunan kişinin ortaklar kurulu kararıyla davacı ...'nın yanında şirket müdürü olarak atandığı, atama işleminin TTK ve ana sözleşme hükümleri ile iyiniyet kuralları çerçevesinde alındığı, sicil memurluğunca da TTK ve Ticaret Sicil Nizamnamesinin ilgili hükümleri uyarınca araştırma yükümlülüğü yerine getirilerek kararın tescil ve ilan edildiği; Birleşen davada, ana sözleşme ile atanan şirket müdürünce sicil kayıt ve belgelerin düzenli tutulmadığı, kayıtlarda usulsüzlük yapıldığı ve şirketin zarara uğratıldığı, şirket muhasebecisinin pos cihazından satış yapıldığı, buna ilişkin gelirlerin şirket defterine kaydedilmediği, şirkete ait restorantın üçüncü kişilere devredildiği, davalı tarafın müdürlük görevini yerine getirmesinde basiretsiz olup, ağır ihmalinin bulunduğu; Birleşen davada, ortaklar kurulunca davalı ...'in oyçokluğuyla 04.10.2012 tarihinde dışarıdan şirkete müdür olarak atandığı, davacı tarafça iki ay içinde eldeki davanın açıldığı, davalı taraf aleyhine açılan ceza davasında sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlemediğinin tespit edildiği, davalının diğer müdür ...'nın engellemeleri ile görevini yapamadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen aynı mahkemenin 2010/609 Esas sayılı dosyası ile ... aleyhine açılan şirket müdürlüğünden azil davasının kabulüne, birleşen Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/551 Esas sayılı dosyası ile ... aleyhine açılan müdürlükten azil davasının sübut bulmadığından reddine karar verilmiştir. Kararı, asıl davanın ve birleşen davanın davacısı ile birleşen diğer davanın davalısı ... vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre asıl davanın ve birleşen davanın davacısı ve birleşen diğer davanın davalısı ... vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mümeyyiz asıl dava ve birleşen davada davacı ve birleşen diğer davada davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 09,45 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davanın davacısı birleşen davaların davacısı ve davalısı ...'dan alınmasına, 04.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.