10. Ceza Dairesi 2023/13558 E. , 2024/25243 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2023/13487 esasında kayıtlı Ankara Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.12.2018 tarihli ve 2018/937 Esas, 2018/1216 Karar sayılı dosyası ile birlikte incelenmiştir. Ankara Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suç
**10. Ceza Dairesi 2023/13558 E. , 2024/25243 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2023/13487 esasında kayıtlı Ankara Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.12.2018 tarihli ve 2018/937 Esas, 2018/1216 Karar sayılı dosyası ile birlikte incelenmiştir. Ankara Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 10.04.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2022/32032 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63289 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63289 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 2. fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin 6. fıkrasında ise “Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.” hükmüne yer verildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesinde ise, "...soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." hükmünün yer aldığı, Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16.06.2021 tarihli ve 2020/18965 esas, 2021/7640 karar sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 21.06.2021 tarihli ve 2020/21397 esas, 2021/7865 karar sayılı ilâmları ile benzer diğer ilamlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye usulüne uygun tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının bir önem arz etmediği, Dosya kapsamına göre; Sanığın 20.12.2017 tarihinde işlemiş olduğu incelemeye konu suça ilişkin, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 20.02.2018 tarihli ve 2018/6872 Soruşturma, 2018/2079 Esas, 2018/1713 sayılı iddianamesiyle 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca açılan kamu davasında, Ankara Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2018 tarihli ve 2018/222 Esas, 2018/467 Karar sayılı kararıyla kovuşturma şartı yokluğundan durma kararı verilmesini müteakip, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09.07.2018 tarihli ve 2018/22149 Soruşturma, 2018/266 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın şüphelinin MERNİS adresine doğrudan tebliğ edildiği, 7201 sayılı Kanun'un 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüphelinin MERNİS adresine doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebliğ edilmesi nedeniyle usule aykırı şekilde yapılmış olduğu, buna göre anılan kararın usulüne uygun olarak sanığa tebliğ edilmemesi sebebiyle kesinleşmediğinden, denetimin ihlal edilemeyeceği, dolayısıyla kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, Mahkemesince açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden “durma kararı” verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hâkimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A. Ankara Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/911 Esas, 2019/243 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında 20.12.2017 tarihinde işlediği aynı nitelikteki suç nedeniyle, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 20.02.2018 tarihli ve 2018/6872 Soruşturma, 2018/2079 Esas, 2018/1713 sayılı iddianamesi ile Ankara Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, 2. Yapılan yargılama sonucunda, Ankara Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2018 tarihli ve 2018/222 Esas, 2018/467 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği, kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına karar verildiği, kararın 31.05.2018 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği, 3. Şüpheli hakkında, 20.12.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 09.07.2018 tarihli ve 2018/22149 Soruşturma, 2018/266 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 17.07.2018 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, tedbirin infazı için Ankara Batı Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 4. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle erteleme kararının kaldırılarak Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 03.10.2018 tarihli ve 2018/22149 Soruşturma, 2018/8742 Esas, 2018/7011 sayılı iddianamesi ile Ankara Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 5. Yapılan yargılama sonucunda, Ankara Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2019 tarihli ve 2018/911 Esas, 2019/243 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 10.04.2019 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/937 Esas, 2018/1216 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 06.02.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2018 tarihli ve 2018/5098 Soruşturma, 2018/199 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 30.05.2018 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, tedbirin infazı için Ankara Batı Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 2. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle erteleme kararının kaldırılarak Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 14.09.2018 tarihli ve 2018/5098 Soruşturma, 2018/7998 Esas, 2018/6414 sayılı iddianamesi ile Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. Yapılan yargılama sonucunda, Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 27.12.2018 tarihli ve 2018/937 Esas, 2018/1216 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 25.01.2019 tarihinde kesinleştiği, 4. Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.12.2018 tarihli ve 2018/937 Esas, 2018/1216 Karar sayılı kararının Dairemizin 25.11.2024 tarihli ve 2023/13487 Esas, 2024/25242 Karar sayılı kararı ile kanun yararına bozulduğu Anlaşılmıştır. C. Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/607 Esas, 2021/612 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında 30.09.2020 tarihinde işlediği aynı nitelikteki suç nedeniyle, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 03.12.2020 tarihli ve 2020/24692 Soruşturma, 2020/8492 Esas sayılı iddianamesi ile Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, 2. Yapılan yargılama sonucunda, Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2021 tarihli ve 2020/607 Esas, 2021/612 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın kararı istinaf ettiği, 3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 26.10.2022 tarihli 2022/918 Esas, 2022/1308 Karar sayılı kararı ile dayanak dosyalar olan Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/937 Esas sayılı dosyası ile Ankara Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/911 Esas sayılı dosyalarında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararlarının usulüne uygun tebliğ edilmediği, kovuşturma şartının gerçekleşmediği, anılan dosyalarda kanun yararına bozma yoluna gidilerek sonuçlarının bekletici mesele yapılması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, Anlaşılmıştır. D. Dosya kapsamına göre; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesinde, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." ve aynı Kanun'un 191/4. maddende "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklinde düzenlemelere yer verildiği ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinde, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/ 1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21. maddesinin ikinci fıkrasına göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, Sanık hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılması ve 7201 sayılı Kanun’un 21/2. maddesine göre yapılması nedeniyle tebligatın usulsüz olduğu, bu nedenle erteleme kararının kesinleşmediği, kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından; sanığın incelemeye konu 20.12.2017 tarihli, Dairemizin 2023/13487 Esas sayılı dosyasına konu 06.02.2018 tarihli ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 2022/918 Esas sayılı kararına konu 30.09.2020 tarihli eylemleri ile ilgili olarak tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceğinden soruşturma dosyalarının birleştirilmesinin temini amacıyla Mahkemesince, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verilerek, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun şekilde tebliği ile kesinleşmesini takiben denetimli serbestlik tedbirinin infazına devam edilmesi için Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulması ve infazın sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Ankara Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2019 tarihli ve 2018/911 Esas, 2015/243 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2024 tarihinde karar verildi.