7. Hukuk Dairesi 2014/9658 E. , 2014/17963 K. Mahkemesi : Alanya İş Mahkemesi Tarihi : 19/03/2014 Numarası : 2010/61-2014/192 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdi…
**7. Hukuk Dairesi 2014/9658 E. , 2014/17963 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Alanya İş Mahkemesi Tarihi : 19/03/2014 Numarası : 2010/61-2014/192 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, davalı işyerinde 25.09.2006-31.12.2009 tarihleri arasında satış elemanı olarak çalıştığını, iş akdinin davalı tarafından haksız şekilde feshedildiğini, yazın 14 saat, kışın 12 saat çalıştığını bildirerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai, yıllık izin, hafta tatili ve genel tatil alacaklarının tahsilini talep etmiş; talep ettiği alacaklara ıslah dilekçesi ile ücret alacağını da eklemiştir. Davalı, davacının istifa ettiğini, tüm alacaklarının ödendiğini ve başka bir alacağının da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında davacının dava dilekçesinde talep etmemiş olduğu ücret alacağını ıslah dilekçesi ile talep edip edemeyeceği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. 1086 sayılı HUMK.nun 74, 6100 sayılı HMK.nun 26. maddelerinde açıkça belirtildiği üzere “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” Taleple bağlılık kuralı gereği hakim davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu alacaklar ile bağlı olup daha fazlasına hükmedemez. HMK'nun 176 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya talep sonucunu değiştirebilmesi imkânını sağlamaktadır. İki taraf da duruşmada hazır iseler ıslah sözlü olarak yapılabilir. Usule ilişkin işlemlerin tamamen ya da kısmen ıslahı mümkündür. Ancak, her iki durumda da usulüne uygun açılmış bir davanın bulunması şarttır. Başka bir anlatımla ıslah, açılmış bir davada taraflarca yapılmış usule ilişkin işlemlere yönelik olarak yapılmalıdır. Bu bağlamda, yargılaması devam eden bir dava içinde ıslah ile ikinci bir talepte bulunma olanağı bulunmamaktadır. Davacı isterse dava dilekçesini tamamen ıslah ederek dava konusunu değiştirebilirse de, yeni dava konusu önceki dava konusunun yerine geçer ve yine tek bir dava söz konusu olur. Ancak, davacı peşin harç yanında başvuru harcını da yatırarak yeni bir talep de bulunması hallerinde ise bir ek dava olarak nitelendirilme hali olayımız dışındadır. Somut olayda davacı dava değerini 800,00 TL olarak belirlemiş, dava dilekçesi ile bunu 200,00 TL. kıdem tazminatı, 200,00 TL. ihbar tazminatı ile 100,00 TL. fazla mesai, 100,00 TL. yıllık izin, 100,00 TL. hafta tatili ve 100,00 TL. genel tatil alacakları olacak şekilde sınırlandırmıştır. Davacının saydığı alacaklar içerisinde ücret alacağı bulunmamaktadır. Oysa davacı dava esnasında davayı ıslah ederek, dava dilekçesi ile talep etmemiş olduğu ücret alacağını ıslah dilekçesi ile talep etmiştir. Davacının yapmış olduğu bu ıslah 6100 sayılı HMK 181. maddesi anlamında davanın kısmi ıslahı olup, dava dilekçesi ile talep edilmemiş bir alacağın, ıslah dilekçesi ile talep edilmesi mümkün değildir. Dava tümden ıslah edilmediği gibi ıslah harcı ile birlikte başvuru harcı yatırılmadığından dilekçenin bir ek dava dilekçesi olarak kabulü de mümkün değildir. Bu alacak hakkında dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla ücret alacağına ilişkin ıslah isteminin reddine karar vermek gerekirken bu alacak hakkında hüküm kurularak ıslaha değer verilmiş olması isabetsiz olup bozma nedenidir. 3-Mahkemece yargılama giderlerine hükmedilirken davalı tarafça yapılmış olan 100,00 TL. ek bilirkişi ücreti ve posta masraflarının hüküm altına alınmaması ve harca ilişkin hüküm kurulurken; “Davacı tarafından yatırılan 273,95 TL ve 17,15 TL olmak üzere toplam 291,10 TL nisbi harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafından yapılan harç, tebligat, yazışma posta gideri, tanık ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 990,15 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren 706,50 TL ‘sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,” denilmek suretiyle, harçlar hüküm altına alındıktan sonra 990,15 TL. yargılama giderinin ayrıntılı dökümünün yapılmaması ve bu miktarın içerisinde harcın tekrar sayılması nedeniyle harca ilişkin mükerrer tahsilata neden olacak şekilde hüküm kurulmuş olması da diğer bir bozma nedenidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, 24.09.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.