11. Hukuk Dairesi 2011/9511 E. , 2012/16193 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.03.2011 tarih ve 2008/576-2011/168 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı borcu üstlenen sıfatıyla TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilek…
**11. Hukuk Dairesi 2011/9511 E. , 2012/16193 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.03.2011 tarih ve 2008/576-2011/168 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı borcu üstlenen sıfatıyla TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalının Pendik Şubesinde vadeli hesap açtığını, ancak yazılı talimatı olmamasına rağmen parasının KKTC'de kurulan Yurt Security Off Shore Bank Ltd. Şti. adına açılan hesaba havale edildiğini, bankaya da el konulması nedeniyle müvekkilinin parasının ödenmediğini ileri sürerek, 14.000.58 TL'nin bankaya yatırılma tarihinden vade sonuna kadar akdi, vade sonundan fiili ödeme tarihine kadar da 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince işlemiş ve işleyecek faizi ile davalı bankadan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının tarafları, konusu ve miktarı aynı olan, daha önce açtığı davanın reddedildiğini, temyiz edilmeyerek kesinleştiğini, kesin hüküm sebebiyle esasa girilmeyeceğini, esasa yönelik olarak da davacının talebini Yurt Security Off Shore Bank Ltd. Şti.'nden talep etmesi gerektiğini, açılan hesabın davacının bilgisi dahilinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, her ne kadar davacı yazılı talimatı ile parasının KKTC'de yerleşik Off Shore Bankasına havale edilmesini istemiş ise de, paranın davalı bankanın Merkez Şubesi nezdindeki hesabına havale edildiği, ancak havale görüntüsü yapılan mevduatın yurt içinde kaldığı, Off Shore Bank'ın sadece kağıt üstünde tabela görüntüsünden ibaret olduğu, tüm işlemlerin davalı banka nezdinde yürütüldüğü, davacı alacağının yurt içine yatırmış oldukları mevduat gibi değerlendirilmesi gerektiği, güven ve itibar kurumu olan bankaların, aldıkları mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorunda oldukları, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/3 maddesi uyarınca mevduat sahiplerinin mevduatlarını geri alma haklarının hiçbir suretle sınırlandırılamayacağı şeklindeki açık hüküm gereği davalı bankanın davacının mevduatını koruma borcu altında olduğu gerekçesiyle, 14.000.58 TL'nin hesabın açıldığı 21.12.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı TMSF vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.