7. Hukuk Dairesi 2009/4878 E. , 2010/1945 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 103 ada 8 parsel sayılı 1372.08 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hazine adına tapuda kayıtlı olmakla birlikte lehine kazandırıcı zamanaşımı yoluy
**7. Hukuk Dairesi 2009/4878 E. , 2010/1945 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 103 ada 8 parsel sayılı 1372.08 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hazine adına tapuda kayıtlı olmakla birlikte lehine kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğinden söz edilerek davalılar ... ve ... adlarına tespit edilmiştir. Davacı hazine taşınmazın hazine adına tapuda kayıtlı bulunduğunu öne sürerek tespitin iptali ve taşınmazın hazine adına tapuya tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın davalılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece 4753 ve 5618 Sayılı Yasalar uyarınca hazine adına oluşan 12.10.1963 tarih 49 sayılı tapu kaydının oluştuğu dönemden önce zilyet davalılar ... ve ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 46/1 maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Dava konusu taşınmazın kadastro tespitine dayanak yapılan ve hazine adına oluşan tapu kaydı ve dayanağı haritanın kapsamında kaldığı mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Esasen yanlar arasında bu konuda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık hazine tapusunun oluştuğu dönemden önce adlarına tescil kararı verilen zilyet davalılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 46/1 maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip, gerçekleşmediği ve taşınmazın zilyetlikle iktisabının mümkün bulunup bulunmadığının belirlenmesinden ibarettir. Hazine tapusunun temelini oluşturan belirtmelik tutanağında taşınmazın, belirtme sırasında bu yer için herhangi bir kayıt ibraz edilmediği,1946 yılında hali araziden işgal edilmesi nedeniyle oluşturulduğu anlaşılmış, öte yandan taşınmazın batısında bulunan komşu 103 ada 1 parsel sayılı taşınmaz mera olarak tespit edildiği halde somut olayda yöntemine uygun şekilde mera araştırması yapılmamış, taşınmazın 4753 ve 5618 Sayılı Yasa uyarınca mera tahsis haritası kapsamında kalıp kalmadığı gereği gibi araştırılmamıştır. Mera tahsisi yapılmamış ise aynı doğrultudaki araştırmanın dava sonucunda yararı olmayan taşınmazın bulunduğu köye komşu belde yada köyler halkından seçilecek yaşlı, yansız, yerel bilirkişi ve aynı yöntemle seçilecek tanıklar aracılığıyla taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde kullanılagelen kamu malı niteliğinde mera olup olmadığı yönünde yapılacak araştırma ve soruşturma ile belirlenmesi zorunludur. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı yansız yerel ve uzman bilirkişi tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar, hazine tapusunun temelini oluşturan belirtmelik tutanağı bilirkişileri ile kadastro tespit tutanağı bilirkişileri hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi, sürdürülüş biçimi hakkında olaylara dayalı bilgi alınmalı, hazine tapusunun temelini oluşturan belirtmelik tutanağı bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek keşifte dinlenen bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık bulunduğu takdirde çelişki giderilmeli, ayrıca kadastro tespit tutanağı bilirkişileri de taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek yerel bilirkişi ve tanık sözleri arasındaki çelişki giderilmeli, dava konusu taşınmaza dıştan komşu taşınmazların tespit tutanakları ve dayanakları kayıtlar ile yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, komşu taşınmazların tespitte saptanan türleri ve eylemli durumları incelenip irdelenmeli, dava konusu taşınmaz batı ve kuzey sınırlarını oluşturan komşu 103 ada 1 parsel sayılı taşınmaz arasında ayırıcı unsur olarak doğal yada yapay bir sınır yeri bulunup bulunmadığı, taşınmazın tahsisli veya geleneksel biçimde kullanılagelen kamu malı niteliğinde mera olup olmadığı belirlenmeli, bu nitelikteki taşınmazlar üzerindeki dere, tepe, hendek, çukur gibi doğal ve yapay sınır yerlerinin bulunması da mümkün olduğu da düşünülmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 05.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.