11. Hukuk Dairesi 2009/4904 E. , 2011/3491 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.12.2008 tarih ve 2006/146 - 2008/681 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 29.03.2011 gününde davalı avukatı ... gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bu
**11. Hukuk Dairesi 2009/4904 E. , 2011/3491 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.12.2008 tarih ve 2006/146 - 2008/681 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 29.03.2011 gününde davalı avukatı ... gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davalı vekili dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirkete ait üç adedi kendilerine ait, üç adedi ise annelerinden miras kalan toplam altı adet nama yazılı hisse senedi ilmühaberlerinin bulunduğunu, davalının bu hisse senetlerini yenileri ile değiştirmediği gibi sermaye artırımları sonucu müvekkillerine vermesi gereken bedelsiz hisse senetlerini de vermediğini ileri sürerek, bedelsiz hisse artırımları da dahil olmak üzere müvekkillerinin davalı şirkette ne kadar hisse senetleri bulunduğunun tespitini, şimdilik (6.000) TL kâr payı alacağının temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacıların otuz yıl öncesine dayanan taleplerinin zamanaşımına uğradığını, dava konusu altı adet hissenin davacıların talimatı doğrultusunda 25.11.1975 ve 06.01.1976 tarihlerinde Yiğitoğlu Ailesini temsilen dayıları Hayri Molu'ya teslim edildiğini, davanın muhatabının bu kişi olması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacıların 1973 yılı itibariyle kendilerinin birer, daha sonradan da murisleri annelerinden intikal eden üç adet olmak üzere, toplam altı adet hisseye sahip oldukları, hisse bedellerinin ödendiği, hisseleri temsilen davacılara nama yazılı geçici ilmühaberler verildiği, davacılara verilmesi gereken hisse senetlerinin 1975 ve 1976 yıllarında vekilleri notuyla Hayri Molu'ya teslim edildiği, ancak bu kişinin davacıların yetkili temsilcisi veya vekili olduğuna dair bir belge sunulamadığı, hisse senetlerinin gerçek hak sahiplerine teslim edilmemesi nedeniyle davalının kusurlu olduğu, davacıların dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık kâr payı alacaklarının zamanaşımına uğradığı, beş yıllık kâr payı alacağının ise toplam (616,90) TL olduğu, davacıların kurucu değil 1973 yılında sermaye artırımına iştirak etmek suretiyle ortak oldukları, TTK'nun 394. maddesine göre pay sahiplerinin yeni pay alma haklarını kullanabilmeleri için on beş günlük hak düşürücü süre tanındığı ve anasözleşmenin 24. maddesi ile SPK mevzuatına uygun ilanların yapıldığı, dolayısıyla sermaye artırımlarını takip etmeyen ve zamanında rüçhan haklarını kullanmayan davacıların, aradan çok uzun süre geçtikten sonra bedelli sermaye artırımına iştirak edemeyeceği, bedelsiz sermaye artırımları gözetildiğinde davacıların (5.443.200) adet hissesinin bulunduğu, davacıların elinde bedelini ödeyip hak kazandıklarını temsil eden ilmühaberler olduğundan ve hakları ellerindeki hisselerinden, diğer bir deyişle mülkiyet hakkından kaynaklandığından bu konudaki haklarının zamanaşımına uğramayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacıların davalı şirkette (5.443.200) adet hisselerinin bulunduğunun tespitine, (616,90) TL kâr payı alacağının temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 344,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 62,60 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 29.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.