11. Hukuk Dairesi 2023/1515 E. , 2024/352 K. "" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI :2022/2 Esas, 2022/200 Karar vekili Avukat ... ASLİ MÜDAHİL :... vekili Avukat ... Avukat ... DAVA TARİHİ : HÜKÜM :Davanın reddine Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına k…
**11. Hukuk Dairesi 2023/1515 E. , 2024/352 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI :2022/2 Esas, 2022/200 Karar vekili Avukat ... ASLİ MÜDAHİL :... vekili Avukat ... Avukat ... DAVA TARİHİ : HÜKÜM :Davanın reddine Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddine yönelik verilen kararı temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin ortakları arasında yaşanılan bir ihtilaf nedeniyle Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/132 E. sayılı dosyasından davacı şirkete kayyım tayin edildiğini, şirket aleyhine takip yapıldığını, takipte davalı ...'nin alacaklı, davacı şirketin de borçlu olduğunu, borcun 205.000,00 TL ve borç sebebinin ise "borçlu yerine 31.05.2012 tarihinde yapılan ödemeyi gösterir banka dekontuna müstenit rücu alacağı" olduğunun anlaşıldığını, takibe ilişkin ödeme emrinin borçlu şirkete usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen şirket adına yetki kullanmaya yetkili kişinin bulunmaması nedeniyle takibe süresi içinde itiraz edilmediğini ve takibin kesinleştiğini, davacı şirketin davalı ile hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, kendisine şirket tarafından verilmiş bir borç belgesinin de olmadığını, davalının şirket ortağı ... ...'ün annesi olmaktan başka şirket ile bir yakınlığının olmadığını, sadece usulsüz yollarla şirketi borçlandırma yoluna gittiğini ileri sürerek takibin iptali ile takip haksız ve kötü niyetli olduğundan davalı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP