7. Hukuk Dairesi 2010/4326 E. , 2010/6384 K. "İçtihat Metni" Hasımsız olarak görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece veraset belgesi verilmesinin nüfus kayıtlarıyla mümkün olduğu, davacının davasını ispat edemediği, miras bırakanın mirasçısının tespit edilememesi nedeniyle Hazinenin mirasçı olacağı
**7. Hukuk Dairesi 2010/4326 E. , 2010/6384 K.** **"İçtihat Metni"** Hasımsız olarak görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece veraset belgesi verilmesinin nüfus kayıtlarıyla mümkün olduğu, davacının davasını ispat edemediği, miras bırakanın mirasçısının tespit edilememesi nedeniyle Hazinenin mirasçı olacağı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; varılan sonuç yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 30.maddesi hükmüne göre doğum ve ölüm, nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunabileceği, nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması halinde, gerçek durumun her türlü delille kanıtlanmasının mümkün olduğu belirtilmiştir. Somut olaya gelince, miras bırakan Osman ve Hava kızı 01.07.1879 Kızılcahamam doğumlu Ankara İli, Kızılcahamam İlçesi, Çeltikçi Köyü, 11 Cilt, 72 Hanede nüfusa kayıtlı ve 20.12.1937 yılında dul ve çocuksuz olarak ölen Zöhre Şahin'in 1904 yılında eşi üzerine yersel yazımla tescil edildiği, anne, baba ve kardeşlerinin nüfus kaydı ile evlenerek nereden geldiğinin bilinmediğine dair dip not tutulduğu anlaşılmaktadır. Aynı şekilde davacı ile miras bırakanın anne-baba ve kardeşlerinin nüfusa kayıtlı olduğu Ayaş ilçesinde 31.12.1971 yılında çıkan yangın sonucu tüm nüfus kütükleri ile birlikte evrakı matbuaların yandığı ve yersel nüfus yazımı yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacının yargılama sırasında dinlettiği tanık 13.11.1339 doğumlu ... ..., öz teyzesi olan miras bırakanın ... ve ... adlarında iki kardeşinin bulunduğunu ifade etmiştir. Miras bırakanın kardeşleri olduğu ifade edilen kişiler ile miras bırakanın anne ve baba isimlerinin aynı olduğu anlaşılmaktadır. Az yukarıda açıklanan hukuksal olgu uyarınca mirasçılığın her türlü delille kanıtlanabileceği kuşkusuzdur. O halde mahkemece davacı tarafın davasının kabul edilerek mirasçılık belgesinin verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 91.05 TL harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 04.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.