11. Hukuk Dairesi 2009/13492 E. , 2011/6486 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.04.2009 tarih ve.2007/316-2009/179 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları …
**11. Hukuk Dairesi 2009/13492 E. , 2011/6486 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.04.2009 tarih ve.2007/316-2009/179 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin ortaklarından ...’ın hisselerini davalılara devrettiğini, ancak davalıların hisselerine düşen ve taahhüt ettikleri sermaye bedellerini şirkete ödemediklerini ileri sürerek, davalıların şirket ortaklığından çıkarılmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, şirket kurucu ortaklarından ...’ın sermaye borcunu ödemediği ve hisselerini davalılara devrettiği, davalıların da sermaye taahhüdünü yerine getirmedikleri, bu konuda davalılara iki ayrı ihtar gönderildiği ancak sonuç alınamadığı, davalıların şirketin % 50 hissesine sahip olmaları nedeniyle ortaklar kurulu tarafından çıkarma kararı alınamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalıların davacı şirket ortaklığından çıkartılmalarına karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir. Ortaklık sözleşmesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortaklar kurulu, ortakların koymayı taahhüt ettikleri sermayeye mahsuben ödeyecekleri paraların ödeme gününü TTK. madde 536/2 deki nisapla tespit edilebilir. Bakiye sermaye borçlarının ifa zamanının tespit yetkisi ana sözleşme ile müdürlere de bırakabilir. Tayin edilen sürede ortak, sermaye borcunu yerine getirmezse, sürenin geçmesi yada esas sözleşmenin belirttiği vadenin gelmesi ile mütemerrid olur. Ayrıca ihtara gerek yoktur. Temerrüdün gerçekleşmesi halinde ortaklığın elinde iki olarak vardır. Bunlardan birincisi, temerrüd sonuçları ile birlikte alacağın icra yolu ile ödettirilmesi, ikincisi ise, ortağın limited ortaklıktan çıkarılması ve payın paraya çevrilmesidir. Limited ortaklık iki yolu birlikte kullanamaz. Limited ortaklık çıkarma yolunu seçmişse noter marifetiyle ve onbeşgünden aşağı olmamak üzere tayin edilebilecek sürelerle ortağa iki defa çıkartılacağı ihtarında bulunmalıdır. Ortak, süreli ve “çıkarma” kaydını ihtiva eden ihtara rağmen gene borcunu ödemezse, onun limited ortaklıktan çıkarılması yoluna gidilir. Çıkarma kararını almaya ortaklar kurulunun mu yoksa müdürlerin mi yetkili olduğu tartışmalıdır. Gerek payın devrine (TK.m 520) gereksede ihraca (TTK.m 523 / 4 ve 551) ortaklar kurulu yetkili olduğundan burada da kararı ortaklar kurulu almalıdır (Poray/Tekinalp/Çamoğlu, Ortaklıklar Ve Kooperatifler Hukuku 11. Bası, sayfa 940-941, Arslanlı Halil, Limited Şirketler, sayfa 287) ortaklar kurulu çıkarma kararını TTK. m 536 hükmünün emrettiği nisapla alır. Kararın alınmasında mütemerrid ortağın sermayesi hesaba katılmaz. TTK’ nun 536/3 maddesindeki hüküm amir mahiyet taşıdığından aynı mahzur mütemerrid ortağa ait sermaye miktarının sermaye nisabına ithalinde de mevcuttur. Mütemerrid ortağın ortaklıktan çıkarılmasındaki şahsi alakasına binaen oy hakkından mahkum olduğu gibi, oy hakkının mesnedi olan sermaye miktarı da nisaba ithal edilemez. (Arslanlı Halil, Limited Şirketler, sayfa 287-288). Bu genel açıklamadan sonra somut olaya dönersek ortağın sermaye borcunu ödemede temerrüde düşmesi ve iki süreli uyarıya rağmen borcunu ödememesi üzerine, çıkarmaya ancak ortaklar kurulu karar verebileceğinden, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemenin ortaklar kurulunun yerine geçerek çıkarma kararı vermesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.