T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2097 - 2025/2350 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2097 KARAR NO : 2025/2350 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/04/2023 NUMARASI : 2022/326 E. - 2023/133 K. DAVANIN KONUSU : Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri Ve Sın…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2097 - 2025/2350 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2097 KARAR NO : 2025/2350 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/04/2023 NUMARASI : 2022/326 E. - 2023/133 K. DAVANIN KONUSU : Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/04/2023 tarih ve 2022/326 E. - 2023/133 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, 1998 yılından beri online alışveriş pazarında faaliyet gösteren, hisseleri Nasdaq'ta halka açık, tanınmış "..."markasının sahibi olan müvekkilinin, davalının 2020/88120 sayılı "... ..." ibareli markanın 29. sınıfta tesciline yönelik itirazının YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa davaya konu markanın müvekkilinin "....com ..." ibareli markası ile ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduğunu, markalarda ortak olan "..." ibaresinin görsel, işitsel ve kavramsal olarak markaları oldukça benzer kıldığını, "..." ibaresi müvekkilinin çatı markası olduğundan benzerlik değerlendirmesinde bu ibare yerine markanın asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin dikkate alınması gerektiğini, müvekkilinin anılan markasının ülkenin önde gelen spor ve sanat dünyasından kişilerin rol aldığı reklamlar ile yaratıldığını, markaların yanı sıra kapsamlarında bulunan mal ve hizmetlerin de benzer olduğunu, davalının bu ibareyi birebir alarak kullanmasının markalar arasında iltibasa neden olacağını, tanınmış marka niteliğindeki müvekkilinin markasına birebir benzer bir marka tercihinde bulunulmasının, davalı ...'in haksız menfaat elde etmesine, müvekkilinin markasının ayırt edici karakteri ile itibarının zedenlenmesine neden olacağını ve aynı zamanda haksız rekabet ve kötü niyetli bir davranış olduğunu ileri sürerek 2022-M-8933 sayılı YİDK kararının iptaline ve tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... usulüne uygun tebligata rağmen cevap vermemiş ve yargılamaya da katılmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı ve davalı markalarının farklı sınıflarda bulunduğu, ancak davacının markalarının kapsadığı 35. sınıftaki hizmetler içerisinde yer alan malların bir kısmı ile ile davalının markası kapsamındaki mallar arasında ayniyet/benzerlik bulunduğu, "..." ve "..." kelimelerinden oluşan davacı markalarının tescil edilmek istenen hizmetler bakımından ayırt ediciliği düşük olmakla birlikte, dosyaya sunulan belgelerden "..." markasının Türkiye çapında önemli ölçüde bir tanınmışlık seviyesine ulaştığı, davacının 2013/90705 sayılı markasındaki “...” ifadesinin satın alınmak istenen mal ve hizmetlerin kişinin mağazaya gitmeden kendisine gönderilmesi şeklinde gerçekleşen bir alışveriş yöntemini ifade ettiği, online alışverişin yaygın kullanımı ile birlikte tüketiciler mağazaya gidip alışveriş yapmak yerine ürünleri internet üzerinden satın alıp kargo vasıtası ile almayı tercih ettiğinden "..." kelimesi bir markadan ziyade, ilgili markanın ürünleri eve gönderme hizmeti sunulduğuna ilişkin bir ibare olarak algılanacağından ayırt edici niteliğinin düşük olduğu, davacı tarafından tanınmışlığa ilişkin olarak sunulan delillerin "....com" markasına yönelik bulunduğu, "..." ibaresinin tanınmışlığının ispatlanamadığı, davacının markasındaki "..." ve "..." ibarelerinin tali unsurlar olduğu, bu durumda "..." ve "..." esas unsurunu oluşturan markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmadıkları, dolayısı ile markalar arasında ilişkilendirme de dâhil karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığı, markanın asli ve ayırt edici unsurunun "..." ibaresi olduğu var sayılsa dahi, ayırt edici niteliği zayıf olduğundan markadaki ek unsurların markaları farklılaştırdığı ve markalar benzer olmadığından kötüniyet ve tanınmışlık koşullarının da gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, somut olayda benzerlik incelemesinin çatı markası olan "....com" ibaresi üzerinden değil "..." ibaresi üzerinden yapılması gerektiğini, bu ibarenin ön planda tutulduğuna ilişkin marka görselleri ile spor ve sanat dünyasından ünlülerin rol aldığı reklam görsellerinin dosya kapsamında bulunduğunu, müvekkilinin markası ile birebir aynı ibareyi içeren davaya konu markanın kullanımının iltibas oluşturacağını, nitekim müvekkilinin "...", "....com ..." ibareli markalara yönelik itirazlarının Kurum tarafından kabul edildiğini ve müvekkilinin markasının aynısının tescili başvurusunun Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "....com tıkla, ihtiyacın olan herşey ayağına gelsin" ibareli 29.sınıf mallara ilişkin başvuru ile davacının itirazına mesnet " ......." ve " ......." ibareli markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, davaya konu markadaki " tıkla, herşey ayağına gelsin" ibaresinin hizmetin niteliğini, özelliğini açıklayan ayırt edici niteliği bulunamayan bir ibare olduğu, bu niteliği ile taraf markalarının "....com" ve "..." ibarelerinden oluşmakta olup marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından ortalama tüketiciler nezdinde markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gibi, davacının "....com" markasının ayırt edicilik kazanmış ve tanınmış olmasının dava konusu markanın tesciline engel oluşturmadığı ve başvurunun kötüniyetle yapıldığının ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 11/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.