11. Hukuk Dairesi 2022/2762 E. , 2023/7556 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/187 Esas, 2022/214 Karar DAVA TARİHİ : HÜKÜM : İstinaf başvurusunu esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/395 E., 2021/402 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına…
**11. Hukuk Dairesi 2022/2762 E. , 2023/7556 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/187 Esas, 2022/214 Karar DAVA TARİHİ : HÜKÜM : İstinaf başvurusunu esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/395 E., 2021/402 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında ''Sertifikalı Tohumluk Patates Üretim Sözleşmesi'' kapsamında patates tohumluklarını müvekkilinin sağlayacağı, üretim vs. giderleri ile davalının karşılayacağı, elde edilen hasatın yarı yarıya paylaşılacağının kararlaştırıldığı, bu kapsamda müvekkili tarafından yapılan işlemleri neticesinde temiz çıkan tohumlukların davalıya teslim edildiğini, ayrıca 900.000,00 TL avans verildiğini, bunun karşılığında ise davalıya ait taşınmazın ipotek edildiğini, 2017 yılının sonunda davalı tarafça dikimi gerçekleştirilen tohumlukların hasadının yapıldığını, hasadın paylaştırılarak fatura kesimi yapılarak hesapların kapatıldığını, 2018 yılında sertifikalı tohumluk tedarik sözleşmesi imzalanmamasına rağmen müvekkili tarafından davalıya teslim edilen toplam 900.000,00 TL tutarındaki avansın geri iade edilmediğini, müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin olarak 900.000,00 TL alacak için icra takibi başlatıldığını, davalıca müvekkili tarafından teslim edilen zararlarda hastalık oluştuğu, bu nedenle zarar ettiğini, bu durumun karşı tarafça bilindiğini, borçlu değil zararından dolayı alacaklı durumda olduğunu belirterek itiraz ettiğini beyanla itirazın iptaline, alacağın %20'sinden az olmayacak şekilde davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında ihtilaflı durum söz konusu olduğunu, aralarındaki sözleşmenin teminatı oluşturan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine girişilmesinin yasal olmadığını, bu nedende davanın reddine karar verilmesini, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeden kaynaklanan aslında müvekkilinin alacaklı olduğu bir durumun söz konusu olduğunu, davacı tarafından icra takibi açılmasının ve itirazın iptali yönünde dava açılmasının yasal olmadığını, müvekkilinin 409.866 EURO+54.000 EURO+256.000 TL toplam alacaktan 900.000 TL nin mahsup edilmesi ile kalan alacağı için Türkiye Tohumcular Birliği (TOB) Hakem Heyetinde görülmekle olan 2018/3 E. sayılı dosyada kayıtlı davalarının mevcut olduğunu, bu manada derdestlik itirazlarının bulunduğunu, o dava var iken bu davanın açılmasının yasal olmadığını, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, TÜRKTOB hakem heyetince yargılama devam ettiğini müvekkili şirketin davacı şirketten borcunun aksine alacaklı olduğu bir durumun söz konusu olduğunu, faiz ya da gecikme bedeli talep etmesinin yasal olmadığını, mahsuplaşma yapıldığında müvekkili şirketin alacağının söz konusu olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine haksız şekilde icra takibine girişen ve dava açan haksız ve kötüniyetli alacaklı tarafından müvekkili şirkete %20'den ... olmamak üzere icra ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan delillere göre, taraf vekillerinde 16.07.2021 tarihli duruşmadaki beyanları neticesinde aralarında mahsuplaştıkları anlaşılmakla davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, yargılama giderleri yönünden; TÜRKTOB Hakem Kurulunun 14.01.2019 tarihli kararının incelenmesinde; kararının birinci kısmında yaşanan problem ile tohumluk arasında üzerinde tazminat hükmü kurulabilecek bir bağ bulunmadığı, ticari teamüller, iyi niyet ve hakkaniyet gereği davacı ...'in tazminat talebinin reddi ile tohumların ithalatçısı olan AR Tarım A.Ş.'den alacağı bedelsiz patates çeşitlerinden belirli miktarda tohumu vermesi yönünde karar verildiği, iki numaralı bendinde, 27.000 Euro'nun fatura edileceği günkü TCNB resmi satış kuruyla davacı ... tarafından fatura edilerek Tareks'in ... olduğu 900.000 TL'lik avanstan mahsubuna, üç numaralı bendinde, Tareks'in 900.000 TL avans alacağından ...'in 258.609,80 TL fatura tutarının 19.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avas faizi eklenerek mahsubuna dair karar verildiği, işbu kararın Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/1 Hakem Kararı saklama dosyası ile hakem heyeti kararının saklanılmasına karar verildiği, bu haliyle ve taraf vekillerinin beyanlarıyla davacı ve davalı şirketlerin mahsuplaştıkları, buna ilişkin evrakların dosyaya sunulduğu, dosya içerisinde bulunana mahsuplaşma evrakı ile birlikte de 20.03.2019 tarihinde yani ön inceleme duruşması yapılmadan önce davalı tarafından 383.201,41 TL'lik borç tutarının karşılandığı, (bu miktar üzerinden vekalet ücreti hesaplanarak yarısına hükmedilmesi gerekmiştir), ön inceleme duruşmasında davacı şirketin toplam 253.803,69 TL alacağının kaldığının belirtildiği, bu miktarın da dava devam ederken tahsil edildiğinin anlaşıldığı, bu hususta taraflar arasında bir anlaşmazlık mevcut olmadığı, ancak TÜRKTOB kararının 1 numaralı bendindeki tohum bedeli hususunda hakem heyeti kararınca karar verilmesi nedeniyle davalı vekilince bu miktar da hesap edilerek tarafların haklılık durumlarının değerlendirilmesinin istendiği, ancak hakem heyeti kararında, zararın tohumlardan kaynaklandığına dair bir tespitin mevcut olmadığı, aksine tohumdan kaynaklı zararın tespit edilemediğinin belirtildiği anlaşılmakla bu fıkra hükmü esas alınmadan tarafların haklılık durumları nazara alınarak davacının alacağının mevcut olduğu ve dava açmakta hukuki yararı bulunduğu itirazın haksız olduğu kanaatine varılmakla yapılan ödeme tarihleri de dikkate alınarak 383.803,69 TL üzerinden vekalet ücreti hesaplanıp 1/2'si alınmak suretiyle, 253.803,69 TL üzerinden vekalet ücreti hesaplanıp tamamı alınmak suretiyle davalı aleyhine yargılama giderine hükmedilmiştir IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; üretilen patateslerin ayıplı olduğunun dosya kapsamı ile ... olduğunu, müvekkilinin patates üretim sözleşmesinden kaynaklı uğramış olduğu zararlardan dolayı milyonlarca lira zararı olan ve davacı taraftan alacağı bulunan taraf olduğunu, taraflar arasında yapılmış bulunan patates üretim sözleşmesinden taraflar arasındaki uyuşmazlıklarda TÜRKTOB Hakem Heyetinin yetkili kılındığı hakem heyetinin uyuşmazlıklarda görevli olduğunun sözleşme şartı olduğunu, müvekkilinin davaya konusu patates üretim sözleşmesinden ... zararlarını gidermek için TÜRKTOB Hakem Heyetine dava açtığını, zararlarının giderilmesini talep ettiğini, TÜRKTOB Hakem Heyeti kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlıkların giderdiğini, davacı tarafından hiç bir zaman müvekkiline 900.000 TL avans alacağı oluşmadığını, davacı tarafın haksız çıktığını, müvekkiline borçlu olduğunun açıkça ortada olduğunu, müvekkili aleyhine hatalı değerlendirme neticesinde ücreti vekalet ve yargılama giderlerine hüküm kurulmasının yasal olmadığını, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararında yeniden yargılama yapılarak müvekkili lehine kaldırılmasını, ücreti vekalet ve yargılama giderleri yönünden müvekkilinin lehine hüküm kurulmasını, davacı tarafın ücreti vekalet ve yargılama giderlerini ödemesi yönünde hüküm kurulmasını, yeniden yargılama yapılması mümkün değilse mezkur mahkeme kararının müvekkili lehine ortadan kaldırılmasını, davacı tarafın ücreti vekalet ve yargılama giderlerinden sorumlu olacağı yönünde hüküm kurulmasını, ücreti vekalet ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; TÜRKTOB heyeti tarafından verilen karar neticesinde müvekkilinin alacaklı çıktığı, bu nedenle aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin yasal olmadığını, müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, taraflar arasında imzalan sözleşmede TOB Hakem Heyetinin bu uyuşmazlık için yetkilendirilmiş olduğunu, aynı konunun bu mahkemede ihtilaf konusu yapılmasının yasal olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra İflas Kanunu 67 ... maddesi. 3. Değerlendirme 1.Dava, taraflar arasında imzalanan "sertifikalı tohumluk patates üretim sözleşmesi" kapsamında davacı tarafından davalıya verilen 900.000,00 TL avansın, sözleşmenin ifasına rağmen davalı tarafından iade edilmemesi üzerine aleyhine başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan sözleşmede tahkime ilişkin maddenin geçerli olup olmadığı ve Türk TOB Hakem Heyeti kararı uyarınca tarafların yargılama sırasında mahsuplaşması sonucu davanın konusuz kalması neticesinde mahkemece vekâlet ücretinin hangi tarafa yükletileceği etrafında toplanmaktadır. ... ya da tüzel kişiler arasında çıkan uyuşmazlıklarda asıl olan uyuşmazlığın devletin bünyesindeki yargı organları-mahkemeler tarafından çözülmesidir. Alternatif uyuşmazlık çözüm yolları arasında sayılan arabuluculuk, tahkim, hakem, bilirkişi vs. gibi yollarla uyuşmazlıkların çözümü tarafların ... iradesi ya da bu yola başvurmayı zorunlu kılan yasa hükmünün varlığına bağlıdır. Tahkim yolu, uyuşmazlıkların çözümünde tarafların devlet yargısı yerine hakem olarak adlandırılan ... kişileri görevli ve yetkili kılmalarını ifade eder. Bunun sonucu olarak tahkim çözüm yoluna gidilebilmesi için tarafların tahkim sözleşmesi yapmaları ya da düzenledikleri sözleşmede tahkim şartının bulunması gerekir. Tahkim anlaşması veya tahkim şartındaki uyuşmazlığın hakem veya hakemler kurulunca çözümlenmesine ilişkin irade beyan ve açıklaması tahkim şartı sözleşmesinin ... unsurudur. Tahkim şartı veya anlaşmasının geçerli olabilmesi için yanların tahkim iradesini açıkladıkları tahkim şartı ya da sözleşmede tartışma ve karışıklığa neden olmayacak biçimde açık ve kesin olarak belirtmiş olmaları zorunludur. Dairemiz ve yerleşik Yargıtay içtihatlarında geçerli bir tahkim şartı varlığı veya tahkim anlaşmasının geçerli sayılabilmesi için uyuşmazlığın kesin olarak hakemde çözüleceğinin kararlaştırmış olması gerektiği kesin iradeyi ortadan kaldıran ya da zayıflatan kayıtların tahkim sözleşmesi veya şartını geçersiz-hükümsüz kılacağı kabul edilmektedir. Taraflar sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkların tümünün tahkim yoluyla çözülebileceğini kararlaştırabilecekleri gibi sadece bir bölümünün tahkim yoluyla çözülebileceğini de kararlaştırabilirler. Somut olayda, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 10.3 üncü maddesinde aynen "Bu sözleşmeden doğacak bilumum anlaşmazlıkların hallinde taraflar Türkiye Tohumcular Birliği Hakem Heyetini (TÜRK TOB) yetkili kılmıştır" 10.4 üncü maddesinde ise "TÜRK TOB Hakem Heyetinin kararlarında anlaşma sağlanamaması halinde, bu sözleşmeden doğacak bilumum anlaşmazlıların ve davaların halline Ankara mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğunu taraflar kabul etmişlerdir." demek suretiyle sözleşmeye tahkim şartı konulmuştur. Az yukarıda belirtildiği gibi taraflar sözleşmenin bir kısmının uygulanmasından çıkan uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözülmesini kararlaştırabilirlerse de; eldeki davanın dayanağı sözleşmenin tahkim şartını içeren 10.3 maddesinde sözleşmenin uygulanmasından doğabilecek her türlü anlaşmazlıklar hakemlik yoluyla çözülecektir demek suretiyle sözleşmeden ... uyuşmazlıkların tümünün tahkim yoluyla çözümünü kararlaştırdıktan sonra, hakemlik yoluyla çözülmesi mümkün olmayan hususlarda başvuru makamı Ankara mahkemeleri ve icra daireleridir demek suretiyle tahkim iradelerinin mutlak ve kesin olmadığını ortaya koymuşlardır. Bu durumda, davalı her ne kadar bu kapsamda tahkim şartı itirazında bulunmuş ise de, taraflar arasında sözleşmeden ... uyuşmazlıkları tahkime getirebileceklerine dair tam bir tahkim iradesi bulunmadığından tahkim şartının geçersiz olduğunun kabul edilmesi ve tahkime ilişkin temyiz itirazının reddi gerekir. 2.Davalının diğer temyiz itirazına gelince, mahkemece bu davanın davalısı tarafından aynı sözleşme kapsamında davacının aleyhine Türk TOB Hakem Heyetinde açmış olduğu dava neticesinde 900.000,00 TL avanstan mahsup edilmek üzere davalının alacağına karar verilmiş, ancak kararda mahsup edilecek miktar net olarak belirlenmemiş, sadece alacağın nasıl hesaplanıp mahsup edileceği belirtilmiştir. Bu nedenle davacının dava tarihi itibariyle 900.000,00 TL avans bedelinden 637.005,13 TL asıl alacak üzerinden takibin devamını istediği nazara alınarak ne miktar için istemeye hakkı olduğu veya avans miktarından kalan alacağı olup olmadığına dair bilirkişi incelemesi yapılması ve bilirkişiden hem hakem heyeti kararında belirtilen mahsup hesabı ve bu dosyadaki deliller neticesinde rapor alınarak davanın açıldığı tarihte davacının ne miktar alacak için dava açmakta haklı olduğu ve davalının haksız olarak ne miktar için davaya sebebiyet verdiği saptanıp denetime elverişli bir şekilde belirlenip vekalet ücretinin buna göre belirlenip karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.