10. Ceza Dairesi 2023/16477 E. , 2025/1521 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARARLAR : 1. Beraat 2. Kamu davasının düşmesi 3. Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Biga 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen 14.04.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında, kul…
**10. Ceza Dairesi 2023/16477 E. , 2025/1521 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARARLAR : 1. Beraat 2. Kamu davasının düşmesi 3. Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Biga 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen 14.04.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraatine karar verildiği, hükmün, temyiz edilmeksizin 24.06.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Biga 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen 22.11.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının, kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca düşmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 21.12.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Biga 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen 10.05.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 03.07.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 26.07.2023 tarihli ve 2023/5054 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90894 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90894 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1-Biga 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2018 tarihli ve 2017/523 esas, 2018/202 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, sanığın 09.08.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiası ile yapılan soruşturma sonucunda, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden 13.11.2017 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda Biga 1.Asliye Ceza Mahkemesince mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, Sanık hakkında, daha önce 07.09.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı Biga Cumhuriyet Başsavcılığınca 26.12.2014 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesi sonrasında, adı geçen sanığın uyuşturucu madde kullanmaya devam ettiği gerekçesiyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak, Biga Cumhuriyet Başsavcılığının 17.03.2015 tarihli ve 2015/288 sayılı iddianamesiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Biga 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2015 tarihli ve 2015/404 esas, 2015/380 sayılı kararı ile, sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair tebligatın sanığın doğrudan mernis adresine yapılması nedeniyle atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle beraatine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, akabinde bu kez sanık hakkında aynı eylem nedeniyle Biga Cumhuriyet Başsavcılığınca 27.10.2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verildiği, sanığın tekrar uyuşturucu madde kullanması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak, Biga Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2016 tarihli ve 2016/515 sayılı iddianamesiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Biga 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.2016 tarihli ve 2016/289 esas, 2016/391 sayılı kararı ile, sanık hakkında Biga Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27.10.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğ edilmemiş olması nedeniyle açılan kamu davasının düşmesine karar verildiği ve bu kararın da kesinleştiği, Bu haliyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 2. fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin 6. fıkrasında ise "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince sanık hakkında 07.09.2014 tarihli ilk eylemi sebebiyle verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunmadığı, bundan sonra sanık hakkında verilecek ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına kadar olan tüm suçlara ilişkin soruşturma dosyalarının birleştirilerek bu suçların hepsine ilişkin olarak tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceğinden, Cumhuriyet Savcılıklarınca soruşturma dosyalarının birleştirilmesinin temini amacıyla durma kararı verilerek gereği için ilgili Cumhuriyet Savcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde, 2-Biga 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2015 tarihli ve 2015/404 esas, 2015/380 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 07.09.2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Biga Cumhuriyet Başsavcılığınca 26.12.2014 tarihli ve 2014/2133 soruşturma, 2014/1 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesi sonrasında, adı geçen sanığın yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine kamu davası açılması neticesinde yapılan yargılama sonucunda, sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair tebligatın sanığın doğrudan mernis adresine yapılması nedeniyle atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle sanığın beraatine karar verilmiş ise de, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 1. fıkrası uyarınca sanığın cezalandırılması istemiyle açılan davada aynı maddenin 4. fıkrasında sayılan kovuşturma şartlarının gerçekleşmediğinin anlaşılması durumunda, Mahkeme tarafından 5 yıllık erteleme süresi zarfında gerçekleşmesi muhtemel olan dava şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesi gereğince kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde beraat kararı verilmesinde, 3-Biga 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.2016 tarihli ve 2016/289 esas, 2016/391 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede, Sanık hakkında verilen Biga 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2015 tarihli ve 2015/404 esas, 2015/380 sayılı beraat kararı akabinde, yine 07.09.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Biga Cumhuriyet Başsavcılığınca 27.10.2015 tarihli ve 2015/1521 soruşturma, 2015/49 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesi sonrasında, adı geçen sanığın yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine kamu davası açılması neticesinde yapılan yargılama sonucunda, sanık hakkında Biga Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27.10.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğ edilmemiş olması nedeniyle açılan kamu davasının düşmesine karar verilmiş ise de, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 1. fıkrası uyarınca sanığın cezalandırılması istemiyle açılan davada aynı maddenin 4. fıkrasında sayılan kovuşturma şartlarının gerçekleşmediğinin anlaşılması durumunda, Mahkeme tarafından 5 yıllık erteleme süresi zarfında gerçekleşmesi muhtemel olan dava şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesi gereğince kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde düşme kararı verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Biga 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/404 Esas ve 2015/380 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 07.09.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Biga Cumhuriyet Başsavcılığının 26.12.2014 tarihli ve 2014/2133 Soruşturma, 2014/1 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek infazı için Çanakkale Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 2. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle erteleme kararının kaldırılarak Biga Cumhuriyet Başsavcılığının 17.03.2015 tarihli ve 2014/2133 Soruşturma, 2015/288 Esas, 2015/288 sayılı iddianamesi ile Biga Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. Biga Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 14.04.2015 tarihli ve 2015/404 Esas, 2015/380 Karar sayılı kararı ile, çağrı yazısı tebliğinin usulsüz olduğu gerekçesiyle, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraatine, karar kesinleştiğinde sanık hakkında TCK'nın 191. maddesi doğrultusunda gereğinin takdir ve ifası için dosyanın onaylı suretinin Biga Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği, beraat kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Biga 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/289 Esas ve 2016/391 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Beraat kararının kesinleşmesinden sonta Biga Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması üzerine; şüpheli hakkında beraat kararına konu 07.09.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Biga Cumhuriyet Başsavcılığının 27.10.2015 tarihli ve 2015/1521 Soruşturma, 2015/49 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın şüpheliye tebliğ edilemediği, tedbirin infazı için Çanakkale Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 2. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle erteleme kararının kaldırılarak Biga Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2016 tarihli ve 2015/1521 Soruşturma, 2016/520 Esas, 2016/515 sayılı iddianamesi ile Biga 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. Biga 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 22.11.2016 tarihli ve 2016/289 Esas, 2016/391 Karar sayılı kararı ile, erteleme kararının şüpheliye tebliğ edilmediği, kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca davanın düşmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Biga 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/523 Esas ve 2018/202 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; Şüpheli hakkında, 09.08.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Biga Cumhuriyet Başsavcılığının 13.11.2017 tarihli ve 2017/2129 Soruşturma, 2017/755 Esas, 2017/749 sayılı iddianamesi ile Biga 1. Asliye Ceza Mahkemesine, daha önce 2014/2133 ve 2015/1521 sayılı soruşturma dosyalarında erteleme kararları verildiği, ihlâl nedeniyle dava açıldığı, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği belirtilerek TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, Yapılan yargılama sonucunda Biga 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 10.05.2018 tarihli ve 2017/523 Esas, 2018/202 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Dosyalar kapsamına göre; 1. Biga 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2015 tarihli ve 2015/404 Esas, 2015/380 Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede: Mahkemece, denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında Denetimli serbestlik Müdürlüğünce çıkarılan çağrı yazısı tebligatının usulsüz olduğu gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmiş ise de, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesinde yer alan, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ..beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.", üçüncü fıkrasında "Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır." ve dördüncü fıkrasının (a) bendinde "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,...hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklinde ve 5271 sayılı CMK'nın 223/2. maddesinde yer alan, "Beraat kararı; a) Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması, b) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması, c) Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması, d) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen, olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması, e) Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması, hallerinde verilir." şeklindeki ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinde yer alan, "Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenlemeler dikkate alındığında; Mahkemesince, ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesi ile beraat kararı verilemeyeceği, ısrar şartının gerçekleşmesini beklemek üzere durma kararı verilmesi gerektiği, hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş olan sanık hakkında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiğine ilişkin şekil şartı yerine getirilmediği gerekçesiyle beraat kararı verilmesi halinde aynı suçtan tekrar kovuşturma yapılmasının mümkün olmayacağı, bu halde kamu davasının açılması bir şarta (yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etme şartına) bağlanmış olduğundan, mahkemece ısrar şartının gerçekleşmediği kanaatine varılması durumunda, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın beraatine karar verilmesi Kanun'a aykırıdır. Ayrıca, dosyanın kesin olarak sonuçlandırılması ve davanın esasını çözen beraat kararıyla yargılama sonlandırıldıktan sonra, sanki durma kararı verilmişcesine gereği için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilerek hükmün karıştırılması da, Kanun'a aykırı olup sanık lehine verilmiş olan ve davanın esasını çözen bu karardan dolayı yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, hukuka aykırılığa işaret edilerek kanun yararına bozma isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir. 2. Biga 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.2016 tarihli ve 2016/289 Esas, 2016/391 Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede: Mahkemece, erteleme kararının şüpheliye tebliğ edilmediği, kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca davanın düşmesine karar verilmiş ise de, Beraat kararıyla sonuçlanan 07.09.2014 tarihli eylem nedeniyle, suç duyurusu üzerine yeniden soruşturma konusu yapılarak erteleme kararı verilmesi ve yükümlülüklerine uygun davranmaması nedeniyle kamu davası açılması ve kovuşturma konusu yapılması Kanun'a aykırı olup, 5271 sayılı CMK'nın 223/7. maddesiinde yer alan; "Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir" düzenlemesi karşısında, Biga 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2015 tarihli ve 2015/404 Esas, 2015/380 Karar sayılı "beraat" kararı Kanun'a aykırı ise de, sanık lehine verilmiş olan ve davanın esasını çözen bu karardan dolayı yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, hukuka aykırılığa işaret edilerek kanun yararına bozulması gerektiği de dikkate alınarak, mükerrer açılan davada 5271 sayılı CMK'nın 223/7. maddesi uyarınca "davanın reddine" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden düşme kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olduğundan, sanık lehine verilmiş olan ve davanın esasını çözen bu karardan dolayı yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, hukuka aykırılığa işaret edilerek kanun yararına bozma istemi kısmen değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. Mahkemenin kabulüne göre de, 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinde sayılan kovuşturma şartlarının gerçekleşmediğinin anlaşılması durumunda, beş yıllık erteleme süresi zarfında gerçekleşmesi muhtemel olan dava şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin 2. cümlesi gereğince kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde düşme kararı verilmesi de Kanun'a aykırıdır. 3. Biga 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2018 tarihli ve 2017/523 Esas, 2018/202 Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; Sanığın 09.08.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiası ile yapılan soruşturma sonucunda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden doğrudan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonunda mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, Sanık hakkında, daha önce 07.09.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Biga Cumhuriyet Başsavcılığınca 26.12.2014 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesi sonrasında, ihlâl nedeniyle ertelenmesi kararı kaldırılarak, Biga Cumhuriyet Başsavcılığının 17.03.2015 tarihli iddianamesiyle açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda Biga 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2015 tarihli kararı ile, sanığın beraatine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, akabinde bu kez sanık hakkında aynı eylem nedeniyle Biga Cumhuriyet Başsavcılığınca 27.10.2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verildiği, ihlâl nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak, Biga Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2016 tarihli iddianamesiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Biga 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.2016 tarihli kararı ile, sanık hakkında Biga Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27.10.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğ edilmemiş olması nedeniyle açılan kamu davasının düşmesine karar verildiği ve bu kararın da kesinleştiği, Bu haliyle, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, aynı Kanun'un 191/4. maddesinde erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, aynı Kanun'un 191/6. maddesinde ise "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince sanık hakkında 07.09.2014 tarihli ilk eyleminden verilmiş olan beraat ve düşme kararları nedeniyle hukuken geçerli bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunmadığı, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesindeki kovuşturma şartının gerçekleşmediği, 07.09.2014 tarihli eylem nedeniyle beraat kararı verilmiş ve kesinleşmiş olması nedeniyle artık bu eylem yönünden soruşturma ve kovuşturma yapılamayacağı da gözetilerek yalnızca 09.08.2017 tarihli eylem nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceğinden, durma kararı verilerek gereği için ilgili Cumhuriyet savcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi Kanun'a aykırı olup Kanun yararına bozma istemi yerindedir. Ancak; Sanığın adli sicil kaydı ve UYAP kayıtlarının incelenmesinde, sanık hakkında 27.11.2019 tarihli aynı nev'i suç nedeniyle Biga Cumhuriyet Başsavcılığının 28.07.2023 tarihli ve 2023/2238 Soruşturma, 2023/61 Karar sayılı yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği anlaşılmakla, Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usulüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, esas alınan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesine kadar aynı suçtan işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edildiğinden, Biga Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/2238 Soruşturma sayılı dosyasının, dava açılmış ise mahkeme dosyalarının getirtilip dosya arasına alınması, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, dosyaların derdest ise incelemeye konu dava dosyası ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği ya da incelemeye konu eylemin ihlal niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç, ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra hukukî durumun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Biga 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2015 tarihli ve 2015/404 Esas, 2015/380 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (c) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, C. Biga 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.2016 tarihli ve 2016/289 Esas, 2016/391 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (c) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, D. Biga 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2018 tarihli ve 2017/523 Esas, 2018/202 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2025 tarihinde karar verildi.