11. Hukuk Dairesi 2013/11822 E. , 2013/15912 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.11.2012 tarih ve 2012/1081-2012/1365 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutana
**11. Hukuk Dairesi 2013/11822 E. , 2013/15912 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.11.2012 tarih ve 2012/1081-2012/1365 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette genel müdür olarak çalıştığını, müvekkilinin davalı şirketin kuruluşunda diğer genel müdür ile birlikte 10 yıl için münferit imzaya yetkili şirket yetkilisi olarak seçildiğini, davalı şirketin haksız olarak müvekkiline, Ortaklar Kurulu Kararına istinaden müdürlük görevinden azledildiğine ve sözleşmesinin haklı sebeple derhal feshedildiğine ilişkin ihtarname gönderdiğini ileri sürerek, 19.02.2004-28.11.2011 tarihleri arasındaki 21.020,00 TL kıdem tazminatı, 30.205,00 TL ihbar tazminatı ile 10.000,00 TL ikramiye alacağı olmak üzere toplam 63.225,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının TTK'nın 541. maddesi uyarınca ana sözleşmeyle atanmış, münferit imza yetkisi ile şirket adına bağlayıcı işlemler yapabilme yetkisini haiz, limited şirket müdürü olduğunu, davacı için SGK'ya prim yatırılmış olmasının davacının işçi olduğu anlamına gelmeyeceğini, her ne kadar iş mahkemesince verilen görevsizlik kararı temyiz edilmeksizin kesinleşmiş ise de davaya bakmakla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğunu savunarak, davanın esası hakkında da davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirkette 506 Sayılı Yasa kapsamında işçi olarak çalışan ve müdürlük görevi yapan davacının şirket ortağı olmadığı, şirketi doğrudan doğruya işveren olarak temsil etmediği, uyuşmazlığın işçi-işveren ilişkisinden doğduğu, davaya bakmakla İş Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle, görevsizlik kararı verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, şirket hissedarı olmayan müdürün davalı şirketten tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davaya bakmakla İş Mahkemesi görevli olduğu gerekçesiyle, görevsizlik kararı verilmiştir. Ancak, dava tarihinde yürürlükte olan mülga 6762 sayılı TTK'nın 541. maddesi gereğince şirket mukavelesi veya umumi heyet kararıyla şirketin idare ve temsili ortak olmayan kimselere de bırakılabilir. Bu gibi kimselerin salahiyet ve mesuliyetleri hakkında ortak olan müdürlere ait hükümler tatbik olunur. Somut olayda, davacının, şirket ortağı olmayan şirketi temsil ve ilzama yetkili müdür olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, 6762 Sayılı TTK'nın 541. maddesi gereğince ortak olmayan kimselerden atanan müdürlerin salahiyet ve mesuliyetleri hakkında ortak olan müdürler hakkındaki hükümler uygulanacağından ve TTK'nın 4. ve 5. maddeleri gereğince de TTK'da düzenlenen hususlar mutlak ticari dava niteliğinde olup, Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğinden, mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davaya bakmakla İş Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle, görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.