12. Hukuk Dairesi 2022/13376 E. , 2023/5352 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki imzaya ve borca itiraz nedeni ile yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince imzaya itirazın kabulü ile davacı borçlu açısından takibin durdurulmasına, davalının para cezası ve inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir. Kararın davalı alacaklı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan re…
**12. Hukuk Dairesi 2022/13376 E. , 2023/5352 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki imzaya ve borca itiraz nedeni ile yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince imzaya itirazın kabulü ile davacı borçlu açısından takibin durdurulmasına, davalının para cezası ve inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir. Kararın davalı alacaklı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. İTİRAZ Borçlu vekili itiraz dilekçesinde, takibe konu çeklerdeki imzaların şirket yetkilileri ...'a ait olmadığını, kaşenin de şirkete ait olmadığını, mezkur kaşenin sahte olarak üretildiğini, vergi kimlik numarasının dahi müvekkili şirkete ait olmadığını ve müvekkillerinin bilgisi ve onayı dışında imza taklit edilmek suretiyle çeklerin cirolandığını, bu konuda savcılığa suç duyurunda bulunduklarını, davalıya herhangi bir borçlarının bulunmadığını belirterek takibin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, getirtilen ticaret sicil kayıtlarına göre davacı şirketin yetkililerinin 01.02.2019 tarihinden itibaren münferiden .... olduğu, şirket yetkililerinin imza örneklerinin bulunduğu yerlerden belge asıllarının getirtildiği ve bilirkişiden rapor alındığı, bilirkişinin 28.06.2021 tarihli raporunda dava konusu çekte bulunan imzanın mukayeseye esas belgeler içerisinde bulunan mevcut tatbike medar imzalarına aften davacı şirket yetkililerinin elinden çıkmadığı kanaatine varıldığı şeklinde görüş bildirdiği, bilirkişi raporunun dosya kapsamına ve denetime uygun bulunduğu gerekçesi ile imzaya itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına, imza huzurunda atılmakla alacaklının ağır kusurlu olduğu kanaatiyle davalı alacaklı aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedilmesi yönünde karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı alacaklı vekilince, takibe konu çekin müvekkili şirkete davacı şirket aracılığıyla verildiğini, aralarındaki ticari ilişki ve daha önceki çekin ödenmiş olması sebebiyle güvene dayalı olarak alındığını, müvekkili şirketin bir komploya kurban gittiğini, mahkemece hiçbir delillerinin toplanmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı şirket yetkililerinin imzalarının basit tür ve yapıda inşa edildiğinin gözlendiğini, incelenen imzaların hiçbirinin birbiriyle aynı olmadığını, bu durumun da takibe konu çekteki imzanın şirket yetkililerine ait olup olmadığı hususunun net olarak tespit edilemediğini gösterdiğini, raporda incelenen dörder adet imzanın da birbiriyle farklı olduğunu, bu durum çıplak gözle dahi görüldüğünü, bu nedenle sadece başka belgelerden karşılaştırma yoluyla değil, ayrıca şirket yetkililerinin yeniden kendi el ürünü imzalarının mahkeme huzurunda alınması gerekirken bunun yerine getirilmediğini, dolayısıyla bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığını, dosyada yeniden başka bir uzman bilirkişi heyetinden ya da Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, yine müvekkilinin kötüniyetli olmadığını, aleyhe tazminata hükmedilmesinin isabetsiz olduğunu, ayrıca davacı şirket tarafından ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/220 Esas sayısında açılan menfi tespit davasının da bekletici mesele yapılması gerektiğini iddia ederek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve yeterli olduğu kesin kanaat içerdiği, davacı şirket yetkililerinin mahkeme huzurunda imzalarının alınmamış olmasının bilirkişi tarafından rapor düzenlenmesine engel teşkil etmediği, dar yetkili icra hukuk mahkemesinde menfi tespit davasının bekletici mesele yapılamayacağı, taraflar arasında yüzyüzelik ilkesi gereği itiraza konu ciro imzasının bizzat davalı şirket huzurda imzalanmış olup imzanın davacı şirket yetkililerine ait olup olmadığını bilecek konumda olması nedeniyle davalı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmesinin dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Alacaklı vekilince, istinaf dilekçesindeki iddialarla kararın bozulması talep edilmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte imzaya ve borca itiraza ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İİK'nın, 169, 170 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi