11. Hukuk Dairesi 2013/8387 E. , 2013/21530 K. MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Gaziosmanpaşa 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.12.2012 tarih ve 2011/682-2012/1908 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakl…
**11. Hukuk Dairesi 2013/8387 E. , 2013/21530 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Gaziosmanpaşa 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.12.2012 tarih ve 2011/682-2012/1908 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde sigortalı olan dairenin İSKİ ana rogarının tıkanması nedeniyle kanalizasyonun geri tepmesi sonucu hasar gördüğünü, zararın müvekkili tarafından dava dışı sigorta ettirene ödendiğini ileri sürerek, 3.447 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın idari yargının görev alanına girdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sigortalısının, işyerinde gerekli tedbirleri almaması nedeniyle davalı İİK'nın tazminat sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davacıya sigortalı konuta davalıya ait kanalizasyon şebekesinden geri teptiği iddia edilen suların verdiği zararın rücuen tazmini istemine ilişkindir. BK’nın 58. maddesi “bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazadaki kusurundan dolayı mesul olur” hükmünü içermektedir. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, BK'nın anılan maddesindeki sorumluluk objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu sorumlulukta zarar gören, yapı malikinin, yani davalının kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Yapı maliki de, kusurun bulunmadığı savunmasının ötesinde uygun illiyet bağının kesildiğini kanıtlamalıdır. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması veya üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir. Ancak, imal olunan şey malikinin ek kusuru varsa, illiyet bağının kesilmesi malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Davalıya ait atık su kanalizasyon borusu da madde de açıklanan "imal olunan şey" kavramına dahil olup, davalı bu boruların kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan kusursuz sorumludur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, sigortalı dairenin bulunduğu binanın İSKİ onaylı projesi, İSKİ onaylı temel üstü ve İSKİ onaylı iskan izninin bulunmadığı, bodrum katındaki dairenin ana kanala bağlanan iç bölümünde geri tepmeyi engelleyecek tedbir alınmadığı, önleyici klape olmadığı, ana kanalın tıkanmasıyla geri tepen pis suyun bodrum katta bulunan sigortalı dairesinde hasara sebebiyet verdiği bu durumda bina sahibinin sorumlu bulunduğu davalının sorumluluğunun bulunmadığı belirtilmiştir. Ancak, gerek mahkemece alınan bilirkişi raporunda gerekse dosya içerisinde bulunan İSKİ Gaziosmanpaşa Şube Müdürlüğü'nce tutulan tutanakta ana kanalın tıkanması sonucunda geri tepen pis suyun sigortalı konuta zarar verdiği belirlenmiştir. Bu durumda zarar, davalının kanalizasyon borusunun yetersiz kalması veya borunun tıkanması sonucu oluştuğu anlaşılmaktadır ki, bu halde, sigortalı binada geri tepmeyi engelleyici sistemin olmaması, davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Bu itibarla mahkemece davalının ana boruda meydana gelen tıkanma nedeniyle kusurlu bulunduğu, sigortalının ise İSKİ Atıksuların Kanalizasyona Deşarj Yönetmeliği'ne aykırı olarak geri tepmeyi engelleyecek tedbir alınmadığı için kusurlu bulunduğunun kabulü ile bilirkişiden tarafların kusur durumlarına ilişkin ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.