Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/2476 E. , 2024/2144 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/2476 Karar No : 2024/2144 DAVACI : ... Barosu Başkanlığı (E-Tebligat) DAVALI : ... Kurumu (E-Tebligat) VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ... DAVANIN KONUSU : 31/12/2021 tarih ve 31706 sayılı Resmî Gazete'de (6. Mükerrer) yayımlanan 31/12/2021 tarihli, 10707 ve 10708 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararlarının iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Düşük kade
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/2476 E. , 2024/2144 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/2476 Karar No : 2024/2144 DAVACI : ... Barosu Başkanlığı (E-Tebligat) DAVALI : ... Kurumu (E-Tebligat) VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ... DAVANIN KONUSU : 31/12/2021 tarih ve 31706 sayılı Resmî Gazete'de (6. Mükerrer) yayımlanan 31/12/2021 tarihli, 10707 ve 10708 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararlarının iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Düşük kademeli tarife uygulamasının dört kişilik bir aile için en az 230 kwh/ay olması gerektiği, dava konusu 10707 sayılı Kurul kararı ile belirlenen günlük 5 kwh'lik tüketimin bilimsel veri ve analize dayanılmaksızın belirlendiği, söz konusu düzenlemenin tasarrufu teşvik edici bir amacının da bulunmadığı, fiyat artışının gerekçesinin bulunmadığı, elektrik fiyatlarının fahiş orandan artırıldığı ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Öncelikle, usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığının tespiti hâlinde süre aşımı yönünden reddi gerektiği, dava konusu Kurul kararlarının davacının menfaatini etkilemediği ileri sürülmüştür. Esasa ilişkin olarak ise, elektriğin üretilmesi, ticareti ve tüketim noktasına ulaştırılmasında maliyetler dikkate alınarak tarife düzenlemelerinin yapıldığı, elektrik faturalarının temel olarak enerji bedeli, dağıtım bedeli ve vergilerden oluştuğu, tarife çalışmalarında kullanılmak üzere gerekli verilerin ilgili kurum ve kuruluşlardan temin edildiği, organize toptan satış piyasalarına ilişkin verilerin ...ı İşletme A.Ş.(...)'den temin edildiği, elde edilen verilerin görevli tedarik şirketlerinin (GTŞ) sunmuş olduğu veriler ve ikili anlaşma rakamlarıyla çapraz kontrolünün yapıldığı, ... Üretim A.Ş. (...)'nin muhtemel satış fiyatı ile piyasa takas fiyatı (PTF) verileri gözetilerek enerji bedellerinin belirlendiği, enerji bedellerindeki artışın temel sebebinin elektrik üretim maliyetindeki artışa bağlı olarak enerji maliyetinde meydana gelen artış olduğu, dava konusu tarifeler ile onaylanan enerji bedelinin görevli tedarik şirketlerinin ortalama enerji maliyetini yansıtacak şekilde onaylandığı, dağıtım bedelinin ise TÜFE oranında artırıldığı, mesken alçak gerilim abone grubunun yıllık ortalama tüketiminin 1800 kWh olduğu dikkate alınarak günlük 5 kWh'lik tüketimin düşük kademeden fiyatlandırılmasına karar verildiği, tarifeler ile görevli tedarik şirketleri ile tüketiciler arasında denge kurulmasının amaçlandığı, YEKDEM birim maliyetinin tedarikçiler ile tüketiciler arasındaki bilgi asimetrisinin azaltılması ve fiyat öngörüsünde bulunulabilmesi amacıyla yayınlandığı, ...'tan genel aydınlatma amacı dışında yapılacak alımlar için belirlenen toptan satış fiyatının tarifeleri düşürücü etkiye sahip olduğu, rekabet ortamının sağlanması, mali açıdan güçlü, şeffaf ve istikrarlı bir elektrik piyasasının oluşturulmasının sağlanması amacıyla dava konusu işlemlerin tesis edildiği, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ: Dava; Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunca (Kurul) 31/12/2021 tarihinde alınarak 31/12/2021 tarih ve 31706 6. Mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan; 10707 ve 10708 sayılı kararların iptali istemiyle açılmıştır. Dava konusu edilen 10707 sayılı kararın, mesken alçak gerilim tek zamanlı abone grubuna ilişkin bir düzenleme getirdiği; 10708 sayılı kararın ise, elektrik tüketimleri bakımından Kurulca belirlenmiş beş farklı abone grubunu (mesken, ticarethane, tarımsal sulama, sanayi ve aydınlatma) ilgilendirdiği; tarifede abone gruplarının orta gerilimden veya alçak gerilimden sisteme bağlı olması veya tek terimli ya da çift terimli tarifeyi tercih etmeleri durumuna göre farklı bedeller belirlendiği, davacı Barolar Birliği ile bağlı baroların ve mensupları bulunan avukatların bürolarının orta gerilimden sisteme bağlı tek terimli, tek zamanlı ticarethane olarak aboneliğinin tesis edildiği görülmekte olup, davanın esasına geçilmeden önce ehliyet yönünden değerlendirme yapılması gerekmektedir. Davacı tarafından öncelikle kendilerinin de elektrik abonesi olması nedeniyle davayı açmakta menfaatleri bulunduğu gibi, bunun da ötesinde "enerjinin ulaşılabilir ve insani yaşam koşullarında ödenebilir olmasının temel bir insan hakkı" olduğu belirtilerek 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 76 ve 95/21 maddesinin verdiği görev ve yetki doğrultusunda tüm abone gruplarına ilişkin genel düzenleyici işlem mahiyetindeki Kurul kararlarına karşı dava açma ehliyetlerinin bulunduğu ileri sürülmektedir. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 4667 sayılı Kanun ile değişik 76. maddesinde, Barolar, avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak; meslek düzenini, ahlakını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları yürüten, tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olarak tanımlanmış; yine aynı Kanun'un Baro Yönetim Kurulunun görevlerinin sayıldığı 95. maddesinin 21. bendinde, yönetim kurulunun, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmakla görevli olduğu belirtilmiştir. Görüleceği üzere, baroların hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmak şeklinde belirtilen görevi Anayasa'da yer verilen ve tarafı olduğumuz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde sayılan temel haklarla ilgili bulunmaktadır. Baroların, Anayasa'da yer verilen hukuk devleti ilkesi kapsamında; hak arama özgürlüğü, savunma hakkı, adil yargılanma hakkı, özel hayatın korunması, ayrımcılık yasağı ve benzeri hususlarda tesis edilecek hukuka aykırı genel düzenleyici işlemlere karşı dava açma hakkı bulunmakla birlikte, temel hak olarak nitelendirilmesi mümkün olmayan elektrik enerjisine ulaşım hakkından bahisle tüm abone grupları bakımından dava açmaya ehliyetli olduğunun kabulüne olanak bulunmamaktadır. Her ne kadar davacı ile aynı konuda dava açan diğer barolarca dava dilekçelerinde yaşamsal faaliyetlerini makineye bağlı olarak yürüten kişilerden bahsedilmiş ise de, böylesi istisnai durumlarda artık en temel hak olan yaşam hakkı söz konusu olup, bu ve benzeri durumlar bakımından 6446 sayılı Yasa'nın 17/7 maddesinde, belirli bölgelere veya belirli amaçlara yönelik olarak tüketicilerin desteklenmesi amacıyla sübvansiyon yapılması gerektiğinde, sübvansiyonun fiyatlara müdahale edilmeksizin yapılacağı; sübvansiyon tutarı ile usul ve esasların Cumhurbaşkanı kararı ile belirleneceği ve ilgili kurumun bütçesinden ödeneceği şeklinde yer verilen hüküm önem taşımakta olup, bu hüküm doğrultusunda gerekli tedbirlerin alındığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca ihtiyaç sahibi vatandaşlara elektrik tüketim desteği verildiği yönünde davalı idarece bilgi verildiği görülmektedir. Bu değerlendirmeler ışığında 10708 sayılı Kurul kararı ile onaylanan tarifelerin, davacı baronun yönetim merkezi ile mensubu bulunan avukatların mesleki faaliyetlerini yürüttükleri büroların abone grubu olan "orta gerilimden sisteme bağlı tek terimli, tek zamanlı ticarethane"ye ilişkin kısmı bakımından davacının güncel menfaatinin bulunduğu, 10708 sayılı karar eki tarifelerin diğer abone gruplarına ilişkin kısmı ile mesken alçak gerilim tek zamanlı abone grubuna ilişkin 10707 sayılı karar bakımından ise dava açma ehliyetinin bulunmadığı, belirtilen kısımlar bakımından davanın ehliyet yönünden reddinin gerekeceği düşünülmektedir. Bununla birlikte Dairesince ehliyet hususunun aşılması olasılığı da düşünülerek uyuşmazlığın tamamı hakkında esas yönünden düşünce oluşturulmuştur. 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 17. maddesinde, "(1) (Değişik: 4/6/2016- 6719/21 md.) Bu Kanun kapsamında düzenlenen ve bir sonraki dönem uygulanması önerilen tarifeler, ilgili tüzel kişi tarafından Kurulca belirlenen usul ve esaslara göre, tarife konusu faaliyete ilişkin tüm maliyet ve hizmet bedellerini içerecek şekilde hazırlanır ve onaylanmak üzere Kuruma sunulur. Kurul, mevzuat çerçevesinde uygun bulmadığı tarife tekliflerinin revize edilmesini ister veya gerekmesi hâlinde resen revize ederek onaylar. İlgili tüzel kişiler Kurul tarafından onaylanan tarifeleri uygulamakla yükümlüdür. ... (4) (Değişik: 4/6/2016-6719/21 md.) İlgili faaliyete ilişkin tüm maliyet ve hizmet bedellerini içeren Kurul onaylı tarifelerin hüküm ve şartları, bu tarifelere tabi olan tüm gerçek ve tüzel kişileri bağlar. Bir gerçek veya tüzel kişinin tabi olduğu tarifede öngörülen ödemelerden herhangi birini yapmaması hâlinde, söz konusu hizmetin durdurulabilmesini de içeren usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir. Kurul tarafından tüketici özelliklerine göre abone grupları, bu abone grupları için elektrik enerjisi tüketim miktarına göre farklı veya yenilenebilir enerji kaynaklarının desteklenmesi amacıyla ayrı tarifeler belirlenebilir. (Ek cümle: 25/3/2020- 7226/36 md.) Tüketiciler talep etmeleri halinde yenilenebilir enerji kaynaklarının desteklenmesi amacıyla belirlenen tarifelerden faydalanabilir. Kurulca düzenlemeye tabi tarifeler, doğrudan nihai tüketiciye veya nihai tüketiciye yansıtılmak üzere ilgili tüketiciye enerji tedarik eden lisans sahibi tüzel kişilere yansıtılır. ... (6) Kurulca düzenlemeye tabi tarife türleri şunlardır: ... ç) (Değişik: 4/6/2016-6719/21 md.) Dağıtım tarifeleri: Dağıtım şirketleri tarafından hazırlanacak olan dağıtım tarifeleri, elektrik enerjisinin dağıtım sistemi üzerinden naklinden yararlanan tüm gerçek ve tüzel kişilere eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak hizmetlere ilişkin fiyatları, hükümleri ve şartları içerir. Dağıtım tarifeleri; dağıtım sistemi yatırım harcamaları, sistem işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti, kesme-bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti, reaktif enerji maliyeti gibi dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluşur. Dağıtım şirketlerinin tarifelerine esas alınacak teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedef oranlar bu kayıpları düşürmeyi teşvik edecek şekilde Kurul tarafından belirlenir. Kurulca belirlenen hedef oranlarını geçmemek kaydı ile teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin maliyetler dağıtım tarifelerinde yer alır ve tüketicilere yansıtılır. Teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedef oranlarının tespiti ve değiştirilmesi ile oluşacak maliyetin tarifelerde yer alması ve tüketicilere yansıtılmasına ilişkin usul ve esaslar Kurul tarafından düzenlenir. d) (Değişik: 4/6/2016-6719/21 md.) Perakende satış tarifeleri: Serbest tüketici niteliğini haiz olmayan tüketiciler için, eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak fiyatları, hükümleri ve şartları içerir. Serbest tüketici niteliğini haiz olmayan tüketicilere uygulanacak perakende satış tarifeleri, görevli tedarik şirketi tarafından önerilir ve Kurul tarafından incelenerek onaylanır. Tedarik lisansı sahibi şirketin lisansında, elektrik enerjisi tüketim miktarlarına göre değişen tipte tarifelerin veya fiyat aralıklarının uygulanmasına ilişkin yükümlülükler yer alabilir ve buna ilişkin hususlar Kurul tarafından düzenlenir. Perakende satış tarifeleri, aktif enerji maliyeti, faturalama ve müşteri hizmetleri maliyeti, perakende satış hizmet maliyeti gibi perakende satış faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluşur. f) Son kaynak tedarik tarifesi: Serbest tüketici niteliğini haiz olduğu hâlde elektrik enerjisini, son kaynak tedarikçisi olarak yetkilendirilen tedarik lisansı sahibi şirket dışında bir tedarikçiden temin etmeyen tüketicilerin rekabetçi piyasaya geçmesini teşvik edecek ve son kaynak tedarikçisinin makul kâr etmesine imkân verecek düzeyde, yürürlükteki perakende satış tarifeleri ile piyasa fiyatları dikkate alınarak hazırlanır. Ancak, bu sınırlamalarla bağlı olmaksızın; Kurulca sosyal ve ekonomik durumlar gözetilerek belirlenecek bir miktarın altında elektrik enerjisi tüketen tüketiciler için ayrı tarife yapılabilir. Son kaynak tedarik yükümlülüğü kapsamında uygulanması öngörülen tarifeler tedarik lisansı sahiplerince ayrıca teklif edilir." düzenlemelerine yer verilmiştir. 19/06/2020 tarihli ve 31160 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği"nin "Perakende satış tarifesi” başlıklı 10. maddesinde, "(1) Perakende satış tarifesi, görevli tedarik şirketleri tarafından serbest olmayan tüketicilere yapılan elektrik enerjisi ve/veya kapasite satışı için eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak perakende satış fiyatı ile tarifenin uygulanmasına ilişkin hüküm ve şartlardan oluşur. (2) Perakende satış fiyatı; ilgili görevli tedarik şirketi için belirlenen verimlilik hedefine ulaşılması ölçüsünde ve faaliyetin sürdürülebilmesi için makul bir getiri elde edilmesine izin verilecek şekilde; enerji tedarik maliyeti, faturalama ve tüketici hizmetleri maliyeti, perakende satış hizmeti maliyeti gibi perakende satış faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetler dikkate alınarak belirlenir. (3) Perakende satış tarifesi, konu ile ilgili olarak Kurum tarafından çıkarılan tebliğ kapsamında düzenlenir. (4) Perakende satış fiyatı; tüketicilerin bağlantı durumu, tüketim miktarı ve kullanım amacı gibi esaslar dikkate alınarak farklı seviyelerde belirlenebilir. (5) Perakende satış tarifesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar görevli tedarik şirketlerinin önerileri de değerlendirilerek Kurul tarafından belirlenir. Söz konusu usul ve esaslar tüm görevli tedarik şirketleri için ortak belirlenebileceği gibi her bir görevli tedarik şirketi için ayrı ayrı da belirlenebilir." düzenlemelerine yer verilmiştir. 31/12/2015 tarihli ve 29579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar"ın 2. maddesinde, dağıtım sistemi kullanıcısı tüketiciler ve üreticiler ile görevli tedarik şirketinden düzenlemeye tabi tarifeler üzerinden enerji alan tüketicilere bağlantı durumları da dikkate alınarak ait olduğu yıla ait tarife çizelgelerindeki ilgili bileşenler için kWh, kW, kWh bazında veya abone, fatura ya da okuma başına Kurul onaylı tarifelerin uygulanacağı belirtilmiş, beş ayrı abone grubu tanımlanmış ve abone grupları; sanayi, mesken, tarımsal sulama, aydınlatma ve ticarethane abone grupları olarak tespit edilmiş, abone grubunun tespitine ilişkin düzenlemeler de anılan Usul ve Esaslar'ın 8. maddesinde düzenlenmiştir. Tarife uygulamalarına ilişkin bu Usul ve Esaslar'ın “Ticarethane abone grubu” başlıklı 7/1 maddesinde de, “Bu Usul ve Esaslar'da tanımlanan diğer ana ve alt abone grupları kapsamına girmeyen tüm tüketiciler bu abone grubu kapsamındadır.” kuralına yer verilmiştir. Uyuşmazlıkta, Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar’ın 7. maddesindeki düzenleme gereğince, baroların dava konusu Kurul kararının tesis edildiği tarih itibariyle “diğer ana ve alt abone grupları kapsamına girmeyen tüketiciler” grubunda değerlendirildiği ve bu Usul ve Esaslar'da tanımlanan diğer ana ve alt abone grupları kapsamına girmeyen tüm tüketicilerin, “Ticarethane abone grubu” kapsamında yer aldığı görülmektedir. Bilahare, 30/04/2022 tarihli ve 31825 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 28/04/2022 tarihli ve 10961 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararı ile, Dağıtım Lisansı sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar'da değişiklik yapılmış ve Usul ve Esaslar’ın 7. maddesindeki “Ticarethane Abone Grubu” başlığı, “Kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer abone grupları” olarak değiştirilmiş, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olan barolar diğer abone grupları içinde yer almıştır. Davacı tarafından; Elektriği kullanan tüketici gruplarında söz konusu olan, zammın gerekçesi olarak elektrik üretiminde kullanılan kömür ve doğal gaz kaynaklarına gelen zam gösterilmekte ise de, fahiş elektrik zamlarının sosyal devlet anlayışına, kamu yararına ve tüketici haklarına aykırı olduğu, sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmediği iddialarıyla dava açılırken; davalı idare tarafından da, Kurumlarının, düzenlemeye tabi tüketicilere uygulanacak perakende satış ve dağıtım tarifesini, ... toptan satış tarifesini onaylamak ayrıca tedarik yükümlülüğü kapsamındaki birim uzlaştırmaya esas çekiş miktarı için öngörülen YEKDEM maliyetini belirlemek hususunda görevli ve yetkili olduğu, 2022 yılının Ocak döneminde elektriğin dağıtımı ve perakende satışı için geçerli olacak fiyatların, dağıtım ve görevli tedarik şirketleri tarafından elektriğin tedarik maliyetine ilişkin olarak sunulan tekliflerin incelenmesi ve dağıtım ve perakende satış gelir tavanlarının dikkate alınması suretiyle hesaplandığı, (dağıtım bedelinin, dağıtım faaliyetine ilişkin maliyetlerin dağıtılacak enerji miktarına bölünmesi suretiyle, bağlantı gerilim seviyesi ve tarife sınıfları da gözetilerek tüketici gubu bazında hesaplandığı) dava konusu 31/12/2021 tarihli ve 10707 sayılı Kurul kararı ile, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 17. maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında, 01/01/2022 tarihinden itibaren mesken alçak gerilim tek zamanlı abone grubu için faturaya esas günlük ortalama 5 kWh tüketim miktarına kadar olan tüketimlere düşük kademeli tarife uygulanmasına; faturaya esas günlük ortalama 5 kWh tüketim miktarının üzerinde olan tüketimlerin belirtilen limite kadar olan kısmına düşük kademeli tarife, limiti aşan kısmına yüksek kademeli tarife uygulanmasına karar verildiği, dava konusu 31/12/2021 tarihli ve 10708 sayılı Kurul kararı ile de, dağıtım şirketleri tarafından dağıtım sistemi kullanıcılarına ve görevli tedarik şirketleri tarafından serbest olmayan tüketiciler ile serbest tüketici olmasına rağmen tedarikçisini seçmeyen ve 20/01/2018 tarihli ve 30307 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Son Kaynak Tedarik Tarifesinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ kapsamında tanımlanan düşük tüketimli tüketicilere 01/01/2022 tarihinden itibaren uygulanacak tarife tablolarının onaylandığı, dava konusu 10707 ve 10708 sayılı Kurul kararlarının 01/01/2022-31/01/2022 döneminde uygulandığı, nitekim düzenlemeye tabi tüketicilere 2022 yılının Şubat ve Mart ayında uygulanacak dağıtım ve perakende satış tarifeleri için ayrıca Kurul kararlarının alındığı, bu doğrultuda mesken AG aboneleri için kademeli tarife uygulamasına esas günlük ortalama tüketim miktarının Ocak ayı için 5 kWh/gün olarak karar altına alınmış iken, kademe miktarının 01/02/2022 tarihinden itibaren günlük 7 kWh'e, 01/03/2022 tarihinden itibaren de günlük 8 kWh'e çıkarıldığı, yine 01/03/2022 tarihinden itibaren ticarethane AG aboneleri için kademeli tarife uygulamasının başlatıldığı, düşük ve yüksek kademeli tarifeye esas oluşturan günlük ortalama tüketimin, bu aboneler için 30 kWh olarak onaylandığı, gerçek ve tüzel kişilerin mal satışı, hizmet sunumu ve yapım işlerinde fiyatın belirlenmesinde maliyetlerin esas alındığı, elektriğin üretilmesi ve ticareti (aktif enerji bedeli) ile tüketim noktasına ulaştırılmasında (dağıtım bedeli) da aynı şekilde maliyetlerin dikkate alınması suretiyle tarife düzenlemelerinin yapıldığı, elektrik faturalarında temel olarak enerji bedeli, dağıtım bedeli ve vergilerin bulunduğu, 6446 sayılı Kanun'un 17. maddesi gereğince, elektrik faturalarına esas teşkil eden aktif enerji bedeli ve dağıtım bedelinin 2022 yılının Ocak dönemi için Kurul tarafından onaylandığı, tedarikçilerin de Kurul onaylı bedellere vergi gibi yasal diğer bedelleri de ekleyerek tüketicilere fatura düzenledikleri, aktif enerji bedelinin, aktif enerji maliyeti, faturalama ve müşteri hizmetleri maliyeti, perakende satış hizmet maliyeti gibi perakende satış faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak şekilde; dağıtım bedelinin, hat, trafo gibi şebeke unsurlarının tesis edilmesini içeren iletim ve dağıtım sistemi yatırım harcamaları, arıza, bakım, onarım gibi işlemleri içeren iletim ve dağıtım şirketlerinin sistem işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti gibi iletim ve dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak şekilde hesaplanarak ilan edildiği, bu itibarla dava konusu Kurul kararlarında hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmuştur. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun Uygulanacağı Haller" başlığını taşıyan 31. maddesinde, bu Kanun'da hüküm bulunmayan bilirkişi, keşif, delillerin tespiti hususlarında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış olup, anılan hükümle atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Bilirkişiye Başvurulmasını Gerektiren Hâller” başlığını taşıyan 266. maddesinde, Mahkemenin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verebileceği, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağı düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan usul hükümlerinden anlaşılacağı üzere, bir uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için hukuk dışında, özel veya teknik bir bilginin gerekmesi halinde konunun uzmanı olan bilirkişilerin görüşlerinin alınması ve bu yöntem ile uyuşmazlığın en doğru şekilde çözüme kavuşturulması amaçlanmıştır. Uyuşmazlıkta da, elektriğin toptan satışı, dağıtımı ve perakende satışı için geçerli olacak fiyatların fahiş tutarda belirlenip belirlenmediğinin, başka bir deyişle, tarife hesaplamalarının ekonomik gelişmeler ve maliyet esas alınarak mevzuata uygun şekilde yapılıp yapılmadığı hususunun açıklığa kavuşturulmasının özel ve teknik bilgi gerektirdiği açık olup, bu hususlarda, konusunda uzman kişilere inceleme yaptırıldıktan sonra uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği düşünülmekte ise de; mevzuat ile Danıştay savcılarına bu yönde bir yetki verilmediği açık olduğundan, dosya içinde mevcut bilgi ve belgeler doğrultusunda işin esası incelenmiştir. Dava konusu 10708 sayılı Kurul kararı ile, 2022 yılı öncesindeki nihai fiyatlara göre, düşük kademe mesken tarifesinde %50, yüksek kademe mesken, ticarethane, sanayi, aydınlatma tarifelerinde %125, tarımsal sulama tarifesinde %92 oranında artış gerçekleştiği, artışın temel sebebinin, elektrik üretim maliyetlerinde gerçekleşen artışlar sonucunda aktif enerji maliyetinin artması olarak gösterildiği, 2021 yılının ikinci yarısından itibaren kömür ve doğal gaz fiyatlarının dolar bazında önceki döneme göre 5 ila 10 kata varan şekilde artış göstermesi (dolar kurunda yaşanan artış) ile birlikte elektrik üretim maliyetinin önceki dönemin beş katına ulaştığı, serbest piyasada elektrik enerjisi fiyatı olarak kabul gören referans niteliğindeki piyasa takas fiyatlarının (PTF) elektrik enerjisi maliyetinin büyük kısmını oluşturduğu, görevli tedarik şirketlerinin (GTŞ) 2022 yılından bu yana Elektrik Üretim Anonim Şirketinin (...) üretim kapasitesindeki sınırlar nedeniyle ...'tan fiili olarak enerji alımı yapamadığından, enerjinin tamamını serbest piyasadan aldıkları, elektrik fiyatlarının 2021 yılının ilk yarısında 300 TL/MWh (30 kr/kWh) bazında seyrederken, 2022 yılının ilk çeyreği için ortalamada 1400 TL/MWh (140 kr/kWh) düzeyinin üzerine çıktığı, başka bir ifade ile görevli tedarik şirketlerinin işletme giderlerinin, YEKDEM birim maliyeti gibi unsurlar hariç 140 kr/kWh düzeyine yükseldiği, görevli tedarik şirketlerinin enerji satışlarının çok büyük kısmını mesken abone grubunun oluşturduğu, mesken abone grubu satışlarının çoğunluğunu da düşük kademe satışların oluşturduğu, tüm abone grupları için ortalama 133,188 kr/kWh maliyet ve ortalama 133,188 kr/kWh gelir öngörüldüğü, yani, aktif enerji bedelinin, görevli tedarik şirketlerinin ortalama aktif enerji maliyetini yansıtacak şekilde onaylandığı, arıza onarım, bakım gibi şebekeyle ilgili işletme giderlerini ve hat, trafo gibi şebeke unsurlarının tesisiyle ilgili yatırım harcamalarını içeren dağıtım bedelinin ise, 2021 yılına göre %24,28 artış gösterdiği, bu artışın sebebinin de TÜFE güncellemesi olmakla birlikte hesaplamalarda ilgili dönemde Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından yayımlanan enflasyon raporlarının ve piyasa katılımcıları beklenti anketinde yer alan enflasyon tahminlerinin (%23) baz alındığı, 17/11/2020 tarihli ve 31307 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Perakende Satış Tarifesinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ"in "Net kâr marjı oranı" başlıklı 21. maddesinde yer alan ve %2,38 olarak belirlenen net kâr marjı oranının, şirketlerin elektrik enerjisini hangi kaynaktan temin ettiğine bakılmaksızın, elde edebileceği azami kâr oranını ifade ettiği, dava konusu kararların 6446 sayılı Kanun'un 1. maddesinde yer alan "elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması” amacına uygun olduğu, ulusal tarife uygulamasının bir gereği olarak 21 elektrik dağıtım şirketi ile görevli tedarik şirketlerinin bölgelerinde yürüttükleri düzenlemeye tabi faaliyetler kapsamında oluşan toplam maliyetlerin 21 dağıtım bölgesinde yer alan kullanıcılara yansıtıldığı, dağıtım ve görevli tedarik şirketlerinin, faaliyetleri kapsamında ihtiyaç duyduğu gelirin Kurum tarafından belirlendiği, anılan şirketlerin gelir ihtiyacının hesaplanmasında, belli yıllara ait harcamaların incelenerek, önceki yıllara göre makul olmayan artışlar ile arızi nitelikte olan giderlerin ayrıştırıldığı, faaliyetle ilişkili giderlerin normalize edilerek ve belli sınıflara ayrılarak ekonometrik yöntemlerle analiz edildiği, şirketlerin yıllık gelir düzenlemesinin analizler sonucunda onaylanması halinde, bu gelirin sabit tutularak, tarife yapısının bu gelirin altında veya üzerinde bir gelir elde etmeye imkân vermeyecek şekilde kurgulandığı, gelir tavanı uygulamasında yıllık bazda sabit olarak belirlenen gelirin, onaylanan tarifelerin şirketler tarafından kullanıcılara uygulanması, yani fatura tahakkuku yoluyla elde edildiği, sunulan hizmetler karşılığında dağıtım ve perakende satış gelir tavanından farklı bir tutarda dağıtım sistem kullanım ve perakende satış geliri elde edilmesi halinde ise, aradaki farkların düzeltme bileşeni olarak tarife hesaplamalarına yansıtıldığı, bu itibarla şirketlerin kendisi için hukuka uygun şekilde onaylanan gelir tavanından daha fazlasına hak kazanamadığı ve tüketicilere Kurumca öngörülen maliyetlerden daha fazlasını yansıtamadığı, 6446 sayılı Kanun'un 17. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, abone grupları için, elektrik enerjisi tüketim miktarına göre farklı tarifelerin belirlenebildiği, dava konusu 10707 sayılı Kurul kararından önce, mesken AG abonelerinin yıllık tüketimlerinin belirlenebilmesi için çalışmalar yapıldığı ve (yıllık ortalama tüketimin, hiç tüketim yapılmayan ya da yıllık 0-200 kWh düzeyinde çok az tüketim yapılan kullanım yerlerinin etkisinden de arındırılmış şekilde, yaklaşık 1800 kWh olarak belirlenerek, bu tüketim değerinin altında ve üstünde tüketimleri olan mesken kullanıcılarının özellikle puant zaman tüketimlerinin maliyet etkisiyle fiyat farklılaşmasının yapılabileceğinin değerlendirildiği, tek zamanlı AG mesken tarifesinde, fatura dönemindeki gün sayısının farklı olmasının etkisinden kurtulmak üzere, günlük ortalama tüketim miktarının kademe kriteri olarak belirlenmesinin yerinde olacağının düşünülerek) günlük ortalama 5 kWh tüketimden fazla tüketimi olan kullanıcılara, piyasa takas fiyatlarının günlük talep bazlı değişimlerinden hareketle, nihai fiyatta %50 daha yüksek kademeli tarife uygulanabileceği, bu kullanıcıların günlük ortalama 5 kWh tüketime kadar olan tüketimlerinin ise düşük kademeden yararlanabileceği bir kademeli tarife uygulamasının dava konusu 10707 sayılı Kurul kararı ile başlatıldığı, daha sonra, tüketici talepleri ve uygulanmakta olan ülke politikaları gözetilerek yıllık yaklaşık 2500 kWh tüketime denk gelecek şekilde günlük ortalama 7 kWh tüketim miktarının 01/02/2022 tarihinden itibaren uygulanmasına yönelik 31/01/2022 tarihli ve 10756 sayılı kararın alındığı, bilahare 28/02/2022 tarihli ve 10818 sayılı Kurul kararı ile, günlük ortalama 7 kWh olarak belirlenen tüketim miktarının, 01/03/2022 tarihinden itibaren düzenlenecek faturalar için günlük ortalama 8 kWh olarak güncellendiği, 28/02/2022 tarihli ve 10819 sayılı Kurul kararı ile de, 01/03/2022 tarihinden itibaren tek zamanlı ticarethane AG aboneleri için kademeli tarife uygulamasının başlatılarak, düşük ve yüksek kademeli tarifeye esas oluşturan günlük ortalama tüketimin, bu aboneler için 30 kWh olarak onaylandığı, mevcut durumda, mesken AG düşük kademe nihai tarifesinin 125,6943 kr/kWh olarak uygulanmakta olup, bu değerin 01/01/2022 öncesine göre %37,2 arttığı, sayaçların dağıtım şirketi tarafından en az 25 en fazla 35 günlük dönemlerle okunduğu, fatura dönemindeki gün sayısının farklı olmasının tüketiciyi de farklı ölçüde etkilememesi adına, kademe kriterinin günlük ortalama tüketim miktarı olması yönünde karar alındığı, günlük ortalama 5 kwh tüketimden fazla tüketimi olan kullanıcılara piyasa takas fiyatlarının günlük talep bazlı değişimlerinin yansıtıldığı, tüketicilerin sistemi kullanma amaçları, profilleri ve tüketim miktarlarının tarife farklılaştırılmasında dikkate alınabilen kriterler arasında olduğu, sonuç itibariyle, aynı özellikte bulunan kullanıcılara aynı tarifenin uygulandığı, eşitliğe aykırı uygulamalar yapılmadığı, dosyanın incelenmesinden anlaşılmıştır. Bu durumda; 6446 sayılı Yasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile verilen yetki kullanılmak suretiyle elektrik enerjisi toptan satış tarifesinin ...'ın mali yükümlülüklerini yerine getirebilme kapasitesi ve piyasa koşulları dikkate alınarak Kurul tarafından belirlendiği; tüketicilere uygulanacak aktif enerji ve dağıtım bedelinin ise, tarifesi düzenlenen dağıtım ve görevli tedarik şirketlerinin gelir düzenlemesinin sonucunda belirlendiği, Perakende Satış Tarifesinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ ile "Net kâr marjı oranı"nın %2,38 olarak belirlendiği ve tarife metodolojisinde gelir tavanı yönteminin kullanıldığı, gelir tavanının, bir şirketin faaliyetle ilgili yapılması gereken işletme giderleri ve yatırım harcamaları göz önüne alınarak o faaliyetin maliyet esaslı olarak sürdürülebilmesi için gerekli giderler toplamını ifade ettiği, gelir tavanlarının dağıtılacak enerji miktarına bölünmesiyle birim dağıtım ve enerji bedellerinin elde edildiği, gelir tavanı modelinde, bir şirketin kendisi için belirlenen gelir tavanının altında veya üzerinde düzenlemeye tabi bedele ilişkin gelirinin olması halinde düzeltme bileşeni vasıtasıyla bu eksiklik veya fazlalığın düzeltildiği, başka bir deyişle, gelir tavanının üzerinde geliri olan şirketin fazla gelirinin tarife hesaplamalarında düşülerek, gelir tavanının altında geliri olan şirketin eksik gelirinin de tarife hesaplamalarına eklenerek kullanıcılara yansıtıldığı, zira şirketlerin elde edeceği gelirin, Kurum tarafından onaylanan gelir tavanı ile sınırlı olduğu, dolayısıyla, uygulanan tarife metodolojisinde, dağıtım şirketlerinin sistem kullanım bedelleri üzerinden veya görevli tedarik şirketlerinin enerji bedeli üzerinden, olması gerekenden daha yüksek veya haksız bir kazanç elde edemeyeceği, öte yandan, Kurul onaylı tarifelerin hesaplanmasına İlişkin metodolojinin, görüşe açılarak kabul edildiği, tarife hesabında hangi maliyet unsurlarının bulunacağının mevzuatta belirtildiği, enerji maliyetlerine yönelik değişimler sonucunda enerji bedelinin de değişeceği, somut olayda da, enerji fiyatlarında artışlar yaşandığı, dava konusu tarifeler ile görevli tedarik şirketleri ile tüketiciler arasında denge sağlanmaya çalışılarak hem düşük maliyetli hem de mali açıdan güçlü ve sürdürülebilir elektrik piyasasının oluşturulması amacı çerçevesinde işlem tesis edildiği sonucuna varıldığından, dava konusu Kurul kararlarında hukuka ve dayanağı mevzuat hükümlerine aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın, 10707 sayılı Kurul kararı ile 10708 sayılı Kurul kararı ve eki tarifelerin, orta gerilimden sisteme bağlı tek terimli, tek zamanlı ticarethaneler dışında kalan kısmı bakımından, öncelikle ehliyet yönünden, usul aşılırsa esas yönünden; diğer kısımları bakımından ise esastan reddinin gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce duruşma için taraflara önceden bildirilen 14/05/2024 tarihinde, davacıyı temsilen gelen olmadığı, davalı idare vekilleri Av. ... ile Av. ...'UN geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Gelen tarafa usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra gelen tarafa son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDÎ OLAY VE HUKUKÎ SÜREÇ: 31/12/2021 tarih ve 31706 sayılı Resmî Gazete'de (6. Mükerrer) yayımlanan 31/12/2021 tarih ve 10707 sayılı Kurul kararı ile, mesken alçak gerilim tek zamanlı abone grubu için düşük kademeli tarifeye esas günlük ortalama elektrik tüketim miktarı belirlenmiş; 10708 sayılı Kurul kararı ile, dağıtım şirketleri tarafından dağıtım sistemi kullanıcılarına ve görevli tedarik şirketleri tarafından serbest olmayan tüketiciler ile serbest tüketici olmasına rağmen tedarikçi seçmeyen ve 20/01/2018 tarih ve 30307 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Son Kaynak Tedarik Tarifesinin Düzenlemesi Hakkında Tebliğ kapsamında tanımlanan düşük tüketimli tüketicilere 01/01/2022 tarihinden itibaren uygulanacak fiyat tarifeleri belirlenmiştir. Bunun üzerine davacı tarafından dava konusu işlemlerin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: Davalı idarenin davanın süresinde açılmadığına ilişkin itirazı geçerli görülmemiştir. Davalı idarenin davacının işbu davayı açmakta menfaati olmadığına ilişkin itirazı yönünden yapılan incelemede; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçelerinin, diğer ilk inceleme konuları yanında ehliyet yönünden de inceleneceği belirtilmiş; 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise, 14. maddenin 3/c, 3/d ve 3/e bentlerinde yazılı hâllerde davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır. İptal davasının incelenebilmesinin ön şartlarından biri olan "menfaat ihlali", doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru ve güncel bir menfaat alâkası olarak tanımlanmaktadır. Sözü edilen menfaat alâkasının varlığı ve sınırlarının her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmesi gerekmektedir. Dava konusu 10707 sayılı Kurul kararı ile, mesken alçak gerilim tek zamanlı abone grubu için düşük kademeli tarifeye esas günlük ortalama elektrik tüketim miktarının belirlendiği; 10708 sayılı Kurul kararı ile de, mesken, ticarethane, tarımsal sulama, sanayi ve aydınlatma tüketici grupları ile dağıtım sistemi kullanıcılarına ilişkin fiyat tarifelerinin belirlendiği anlaşılmaktadır. Dava konusu işlemlerin iptali isteminde bulunan davacı, kamu kurumu niteliğindeki bir meslek kuruluşudur. Anayasa'nın kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarını düzenleyen 135. maddesinde, "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir." kuralı yer almaktadır. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının genel nitelikteki düzenleyici işlemlere karşı sadece Anayasa'da ve kuruluş kanunlarında gösterilen amaçları doğrultusunda dava açma ehliyeti bulunmaktadır. Nitekim konuyla ilgili kanunî düzenlemelerde de, bu kuruluşların amaçları dışında faaliyette bulunamayacakları açık bir biçimde belirtilmiştir. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 4667 sayılı Kanun ile değişik 76. maddesinde, barolar, avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak; meslek düzenini, ahlâkını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları yürüten, tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olarak tanımlanmış; baro yönetim kurulunun görevlerinin sayıldığı 95. maddesinin 21. bendinde ise, yönetim kurulunun, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmakla görevli olduğu belirtilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden, davacı tarafından dava dilekçesinde iptali istenilen işlemler ile menfaatinin ne şekilde ihlâl edildiğine ilişkin olarak elektrik abonesi olmaları nedeniyle dava konusu işlemlerin kendilerini de etkilediği, ayrıca 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun tanıdığı hak ve yetkilere istinaden tüm abone gruplarını etkileyen dava konusu işlemlere karşı dava açıldığı şeklinde açıklamaya yer verildiği görüldüğünden, Dairemizin 27/06/2022 tarih ve E:2022/2476 sayılı ara kararı ile, davacıdan, dava konusu her bir Kurul kararından tüketici veya başka bir vasıf altında nasıl etkilendiği sorulmuş olup ara kararına cevaben sunulan 16/09/2022 tarihli dilekçede dava konusu işlemlerden elektrik abonesi olmaları nedeniyle etkilendikleri ve Avukatlık Kanunu gereğince hukukun üstünlüğü ve insan haklarını savunma ve korumanın görevleri arasında olduğu şeklinde açıklamaya yer verildiği, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden davacının "ticarethane" grubu elektrik abonesi olduğu anlaşılmaktadır. Avukatlık Kanunu'nun 76. maddesinde sayılan baroların görevleri göz önünde bulundurulduğunda, barolara verilen "hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmak" görevinin ise barolara avukatlık mesleği ile ilgili meşru, güncel ve kişisel alâkası bulunmayan konularda da dava açma imkânı vermeyeceği, aksinin kabulü hâlinde baroların başta diğer kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarını ilgilendiren konular olmak üzere diledikleri her konuda dava açabilmeleri sonucununun doğacağı ve bunun ise idarî yargıda dava açma ehliyetine ilişkin düzenlemenin amacına aykırı olacağı, bu bakımdan davacının tüm abone grupları bakımından dava açma ehliyeti olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, bununla birlikte davacının dava dilekçesinde yer alan elektrik abonesi olması nedeniyle menfaatinin etkilendiği yönündeki beyanı da dikkate alınarak dava konusu 10708 sayılı Kurul kararının kendi abone grubunu ilgilendiren kısımları bakımından dava açma ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Bu değerlendirmeler çerçevesinde: 1- 10708 sayılı Kurul kararının "ticarethane" abone grubuna ilişkin kısmı bakımından; davacının abone grubunun ticarethane olduğu da göz önünde bulundurularak 10708 sayılı Kurul kararının ticarethane abone grubuna ilişkin kısımları bakımından davacının menfaatinin bulunduğu, 2- 10708 sayılı Kurul kararının "ticarethane" abone grubu dışındaki kısımları ile 10707 sayılı Kurul kararı bakımından; 10707 sayılı Kurul kararının, mesken abone grubu tüketicileri ilgilendirdiği; 10708 sayılı Kurul kararının ticarethane abone grubu dışındaki kısımlarının ise, mesken, tarımsal sulama, sanayi ve aydınlatma tüketici grupları ile dağıtım sistemi kullanıcılarına ilişkin olduğu, davacı Baro tarafından söz konusu işlemlerin, Baronun ve avukatlık mesleği mensuplarının (üyelerinin) ne tür bir menfaatini ihlâl ettiğinin ortaya konulamadığı, söz konusu işlemlerin davacı Baro tüzel kişiliğinin hak ve menfaatlerini doğrudan etkilemediği gibi, avukatlık mesleğine yönelik herhangi bir düzenleme de getirmediği; dikkate alındığında, anılan işlemler ile davacının menfaat alâkasının bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, davacının 10707 sayılı Kurul kararı ile 10708 sayılı Kurul kararının ticarethane abone grubu dışındaki kısımları bakımından kişisel ve güncel bir menfaatinin, dolayısıyla dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. ESAS YÖNÜNDEN: İLGİLİ MEVZUAT: 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 4. maddesinde, "Kurum, tüzel kişilerin yetkili oldukları faaliyetleri ve bu faaliyetlerden kaynaklanan hak ve yükümlülüklerini tanımlayan Kurul onaylı lisansların verilmesinden, işletme hakkı devri kapsamındaki mevcut sözleşmelerin bu Kanun hükümlerine göre düzenlenmesinden, piyasa performansının izlenmesinden, performans standartlarının ve dağıtım ve müşteri hizmetleri yönetmeliklerinin oluşturulmasından, tadilinden ve uygulattırılmasından, denetlenmesinden, bu Kanun'da yer alan fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten, piyasa ihtiyaçlarını dikkate alarak serbest olmayan tüketicilere yapılan elektrik satışında uygulanacak fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten ve bu fiyatlarda enflasyon nedeniyle ihtiyaç duyulacak ayarlamalara ilişkin formülleri uygulamaktan ve bunların denetlenmesinden ve piyasada bu Kanun'a uygun şekilde davranılmasını sağlamaktan sorumludur."; 5. maddesinde, "(...) Bu Kanun'un diğer maddeleri ile belirlenen görevlerinin yanısıra, Kurul aşağıdaki görevleri de yerine getirir: (...) c) Tüketicilere güvenilir, kaliteli, kesintisiz ve düşük maliyetli elektrik enerjisi hizmeti verilmesini teminen gerekli düzenlemeleri yapmak. (...) Bu Kanun'un diğer maddeleri ile belirlenen yetkilerinin yanısıra, Kurul aşağıdaki yetkilere de sahiptir: (...) e) İlgili lisans hükümleri uyarınca hazırlanacak olan; Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt Anonim Şirketi'nin toptan satış fiyat tarifesini, iletim tarifesini, dağıtım tarifeleri ile perakende satış tarifelerini incelemek ve onaylamak. (...)" kurallarına yer verilmiştir. 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanun'un amacı; elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin yapılmasının sağlanmasıdır."; "Tanımlar ve Kısaltmalar" başlıklı 3. maddesinde, "(ff) Tarife: Elektrik enerjisinin ve/veya kapasitenin iletimi, dağıtımı ve satışı ile bunlara dair hizmetlere ilişkin fiyat, hüküm ve şartları içeren düzenlemeleri, (...) ifade eder."; 17. maddesinde, "Bu Kanun kapsamında düzenlenen ve bir sonraki dönem uygulanması önerilen tarifeler, ilgili tüzel kişi tarafından Kurulca belirlenen usul ve esaslara göre, tarife konusu faaliyete ilişkin tüm maliyet ve hizmet bedellerini içerecek şekilde hazırlanır ve onaylanmak üzere Kuruma sunulur. Kurul, mevzuat çerçevesinde uygun bulmadığı tarife tekliflerinin revize edilmesini ister veya gerekmesi hâlinde resen revize ederek onaylar. İlgili tüzel kişiler Kurul tarafından onaylanan tarifeleri uygulamakla yükümlüdür. Lisans sahibinin, her yıl uygulayacağı tarifelerde yapacağı aylık enflasyon değişimi ve lisansında belirtilen diğer hususlarla ilgili ayarlamalar Kurul tarafından onaylanır. Onaylanan tarifeler kapsamında belirlenen fiyat formülleri mevzuatta belirtilen koşullarda tadil edilebilir. Onaylanan tarifeler içinde, söz konusu tüzel kişinin tarife konusu faaliyetine ilişkin tüm maliyet ve hizmet bedelleri dışında piyasa faaliyetleri ile doğrudan ilişkili olmayan hiçbir unsur yer alamaz. İletim ek ücreti bu hükmün istisnasını oluşturur. İlgili faaliyete ilişkin tüm maliyet ve hizmet bedellerini içeren Kurul onaylı tarifelerin hüküm ve şartları, bu tarifelere tabi olan tüm gerçek ve tüzel kişileri bağlar. Bir gerçek veya tüzel kişinin tabi olduğu tarifede öngörülen ödemelerden herhangi birini yapmaması hâlinde, söz konusu hizmetin durdurulabilmesini de içeren usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir. Kurul tarafından tüketici özelliklerine göre abone grupları, bu abone grupları için elektrik enerjisi tüketim miktarına göre farklı veya yenilenebilir enerji kaynaklarının desteklenmesi amacıyla ayrı tarifeler belirlenebilir. Tüketiciler talep etmeleri halinde yenilenebilir enerji kaynaklarının desteklenmesi amacıyla belirlenen tarifelerden faydalanabilir. Kurulca düzenlemeye tabi tarifeler, doğrudan nihai tüketiciye veya nihai tüketiciye yansıtılmak üzere ilgili tüketiciye enerji tedarik eden lisans sahibi tüzel kişilere yansıtılır. (...) Kurulca düzenlemeye tabi tarife türleri şunlardır: (...) c) Toptan satış tarifesi: Kurumun belirleyeceği usul ve esaslar kapsamında, elektrik toptan satış fiyatları taraflarca serbestçe belirlenir. Dağıtım şirketlerinin teknik ve teknik olmayan kayıpları ile genel aydınlatma kapsamında temin edeceği elektrik enerjisi ile tarifesi düzenlemeye tabi tüketicilere yapılacak elektrik enerjisi satışı için TETAŞ’tan tedarik edilecek elektrik enerjisinin toptan satış tarifesi TETAŞ’ın mali yükümlülüklerini yerine getirebilme kapasitesi dikkate alınarak Kurul tarafından belirlenir. ç) Dağıtım tarifeleri: Dağıtım şirketleri tarafından hazırlanacak olan dağıtım tarifeleri, elektrik enerjisinin dağıtım sistemi üzerinden naklinden yararlanan tüm gerçek ve tüzel kişilere eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak hizmetlere ilişkin fiyatları, hükümleri ve şartları içerir. Dağıtım tarifeleri; dağıtım sistemi yatırım harcamaları, sistem işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti, kesme-bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti, reaktif enerji maliyeti gibi dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluşur. Dağıtım şirketlerinin tarifelerine esas alınacak teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedef oranlar bu kayıpları düşürmeyi teşvik edecek şekilde Kurul tarafından belirlenir. Kurulca belirlenen hedef oranlarını geçmemek kaydı ile teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin maliyetler dağıtım tarifelerinde yer alır ve tüketicilere yansıtılır. Teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedef oranlarının tespiti ve değiştirilmesi ile oluşacak maliyetin tarifelerde yer alması ve tüketicilere yansıtılmasına ilişkin usul ve esaslar Kurul tarafından düzenlenir. d) Perakende satış tarifeleri: Serbest tüketici niteliğini haiz olmayan tüketiciler için, eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak fiyatları, hükümleri ve şartları içerir. Serbest tüketici niteliğini haiz olmayan tüketicilere uygulanacak perakende satış tarifeleri, görevli tedarik şirketi tarafından önerilir ve Kurul tarafından incelenerek onaylanır. Tedarik lisansı sahibi şirketin lisansında, elektrik enerjisi tüketim miktarlarına göre değişen tipte tarifelerin veya fiyat aralıklarının uygulanmasına ilişkin yükümlülükler yer alabilir ve buna ilişkin hususlar Kurul tarafından düzenlenir. Perakende satış tarifeleri, aktif enerji maliyeti, faturalama ve müşteri hizmetleri maliyeti, perakende satış hizmet maliyeti gibi perakende satış faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluşur. (...) f) Son kaynak tedarik tarifesi: Serbest tüketici niteliğini haiz olduğu hâlde elektrik enerjisini, son kaynak tedarikçisi olarak yetkilendirilen tedarik lisansı sahibi şirket dışında bir tedarikçiden temin etmeyen tüketicilerin rekabetçi piyasaya geçmesini teşvik edecek ve son kaynak tedarikçisinin makul kâr etmesine imkân verecek düzeyde, yürürlükteki perakende satış tarifeleri ile piyasa fiyatları dikkate alınarak hazırlanır. Ancak, bu sınırlamalarla bağlı olmaksızın; Kurulca sosyal ve ekonomik durumlar gözetilerek belirlenecek bir miktarın altında elektrik enerjisi tüketen tüketiciler için ayrı tarife yapılabilir. Son kaynak tedarik yükümlülüğü kapsamında uygulanması öngörülen tarifeler tedarik lisansı sahiplerince ayrıca teklif edilir. Son kaynak tedarik tarifesi, aktif enerji maliyeti, faturalama ve müşteri hizmetleri maliyeti, perakende satış hizmet maliyeti gibi son kaynak tedariği kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluşur." kuralları yer almıştır. 19/06/2020 tarih ve 31160 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği'nin "Dağıtım tarifesi” başlıklı 9. maddesinde, "Dağıtım tarifesi; elektrik enerjisinin dağıtım sistemi üzerinden naklinden yararlanan kullanıcılara eşit, taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller ile tarifenin uygulanmasına ilişkin hüküm ve şartlardan oluşur. Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller; ilgili dağıtım şirketi için belirlenen verimlilik hedefine ulaşılması ölçüsünde, dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamında gerekli olan yatırım harcamaları ile yatırım harcamalarına ilişkin makul bir getiri, sistem işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti, kesme-bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti, reaktif enerji maliyeti ve iletim tarifesi kapsamında ödenen tutarlar gibi dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetler dikkate alınarak belirlenir. Teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin maliyetler, Kurulca belirlenen hedef oranlarını geçmemek kaydı ile dağıtım tarifelerinde yer alır ve tüketicilere yansıtılır. Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedellerin belirlenmesi, teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedeforanlannın tespiti ve değiştirilmesi ile oluşacak maliyetin tarifelerde yer alması ve tüketicilere yansıtılmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılan tebliğ ile düzenlenir. Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller; bağlantı durumu, tüketim miktarı ve kullanım amacı gibi ölçütler esas alınarakfarklı seviyelerde belirlenebilir. Dağıtım tarifesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar dağıtım şirketlerinin önerileri de değerlendirilerek KuruI tarafından belirlenir. Söz konusu usul ve esaslar tüm dağıtım bölgeleri için ortak belirlenebileceği gibi her bir dağıtım bölgesi için ayrı ayrı da belirlenebilir"; "Perakende satış tarifesi” başlıklı 10. maddesinde, "Perakende satış tarifesi, görevli tedarik şirketleri tarafından serbest olmayan tüketicilere yapılan elektrik enerjisi ve/veya kapasite satışı için eşit taraflar arasında ayrını gözetmeksizin uygulanacakperakende satışfiyatı ile tarifenin uygulanmasına ilişkin hüküm ve şartlardan oluşur. Perakende satış fiyatı; ilgili görevli tedarik şirketi için belirlenen verimlilik hedefine ulaşılması ölçüsünde ve faaliyetin sürdürülebilmesi için makul bir getiri elde edilmesine izin verilecek şekilde; enerji tedarik maliyeti, faturalama ve tüketici hizmetleri maliyeti, perakende satış hizmeti maliyeti gibi perakende satış faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetler dikkate alınarak belirlenir. Perakende satış tarifesi, konu ile ilgili olarak Kurum tarafından çıkarılan tebliğ kapsamında düzenlenir. Perakende satış fiyatı; tüketicilerin bağlantı durumu, tüketim miktarı ve kullanım amacı gibi esaslar dikkate alınarak farklı seviyelerde belirlenebilir. Perakende satış tarifesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar görevli tedarik şirketlerinin önerileri de değerlendirilerek Kurul tarafından belirlenir. Söz konusu usul ve esaslar tüm görevli tedarik şirketleri için ortak belirlenebileceği gibi her bir görevli tedarik şirketi için ayrı ayrı da belirlenebilir." kuralları yer almıştır. 31/12/2015 tarih ve 29579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar"ın 2. maddesinde, dağıtım sistemi kullanıcısı tüketiciler ve üreticiler ile görevli tedarik şirketinden düzenlemeye tabi tarifeler üzerinden enerji alan tüketicilere bağlantı durumları da dikkate alınarak ait olduğu yıla ait tarife çizelgelerindeki ilgili bileşenler için kWh, kW, kWh bazında veya abone, fatura ya da okuma başına Kurul onaylı tarifelerin uygulanacağı belirtilmiş, beş ayrı abone grubu tanımlanmış ve abone grupları; sanayi, mesken, tarımsal sulama, aydınlatma ve ticarethane abone grupları olarak tespit edilmiştir. Anılan Usul ve Esaslar'ın “Ticarethane abone grubu” başlıklı 7. maddesinde de, “Bu Usul ve Esaslarda tanımlanan diğer ana ve alt abone grupları kapsamına girmeyen tüm tüketiciler bu abone grubu kapsamındadır.” kuralına yer verilmiş, 30/04/2022 tarih ve 31825 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 28/04/2022 tarih ve 10961 sayılı Kurul kararı ile Usul ve Esaslar’ın 7. maddesindeki “Ticarethane Abone Grubu” başlığı, “Kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer abone grupları” olarak değiştirilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 31/12/2021 tarih ve 10708 sayılı Kurul kararının ticarethane abone grubuna ilişkin kısmının incelenmesi; Aktarılan mevzuat hükümlerinden, davalı idarenin düzenlemeye tabi perakende satış ve dağıtım tarifesini onaylamak ile yetkili olduğu, söz konusu tarifelerin dağıtım ve perakende satış faaliyetinin yürütülmesi hizmetini lisansa tabi olarak sürdüren tüzel kişilerin gelir düzenlemesinin bir sonucu olarak ortaya çıktığı, bu kapsamda ilgili mevzuat hükümleri ile verilen yetkiler çerçevesinde davalı idare tarafından tariflerin belirlenebileceği anlaşılmaktadır. Dava konusu Kurul kararı dağıtım şirketlerinin dağıtım sistemi kullanıcılarına, görevli tedarik şirketlerinin ise serbest olmayan tüketiciler ile serbest tüketici olmasına rağmen tedarikçi seçmeyen ve 20/01/2018 tarih ve 30307 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Son Kaynak Tedarik Tarifesinin Düzenlemesi Hakkında Tebliğ kapsamında tanımlanan düşük tüketimli tüketicilere 01/01/2022 tarihinden itibaren uygulayacağ fiyat tarifelerinin belirlenmesi amacıyla tesis edilmiştir. Kurul kararıyla onaylanan Ek-1 ve Ek-2 tarife tabloları ile her bir abone grubu için uygulanacak birim enerji bedelleri belirlenmekte, söz konusu bedeller aboneliğin orta/alçak gerilim veya tek/çift terimli olmasına göre değişkenlik göstermektedir. Ek-1 tarife tablosunda Faaliyet Bazlı Tarife'ler, Ek-2 tarife tablosunda ise Nihai Tarife yer almaktadır. Yukarıda ayrıntılı biçimde açıklanan gerekçelerle söz konusu Kurul kararının davacının abone grubu olan ticarethane abone grubuna ilişkin kısmı incelenecektir. Davalı idare tarafından dava konusu Kurul kararı tesis edilmeden önce hazırlık çalışmalarına başlanmış, elektrik piyasasında faaliyet gösteren ilgili taraflardan (..., ..., GTŞ'ler vd.) kendi alanlarına ilişkin verileri sunmaları istenilmiştir. Gönderilen verilerin kontrolü sağlandıktan sonra ilk olarak piyasa takas fiyatı tahmini, ... toptan satış fiyatı, YEKDEM birim maliyeti ve net kar marjı dikkate alınarak GTŞ'lerin enerji alım maliyeti hesaplanmış, daha sonra dağıtım ve perakende satış gelir tavanlarının dikkate alınması suretiyle tüketici grubu bazında dağıtım bedeli hesaplanmış, söz konusu veriler esas alınarak (aktif enerji ve dağıtım bedeli toplamı) elektriğin dağıtımı ve perakende satışı için 01/01/2022 tarihinden itibaren geçerli olacak fiyatlar belirlenmiştir. Aktarılan süreç neticesinde onaylanan tarife tabloları incelendiğinde, 2022 yılı öncesindeki nihai fiyatlara göre, ticarethane abone grubu için %125 oranında artış gerçekleştiği görülmektedir. Davalı idare tarafından artışın temel sebebinin, elektrik üretim maliyetlerinde gerçekleşen artışlar sonucunda aktif enerji maliyetinin (nihai enerji bedelinin unsurlarından olan) artması olduğu ifade edilmektedir. Aktif enerji maliyetinin artış gerekçesi olarak ise 2021 yılının ikinci yarısından itibaren kömür ve doğal gaz fiyatlarında ortaya çıkan artış gösterilmiş, bu dönemde elektrik üretim maliyetinin önceki dönemin beş katına ulaştığı, serbest piyasadaki elektrik fiyatlarının 2021 yılının ilk yarısında 300 TL/MWh (30 kr/kWh) bazında seyrederken, 2022 yılının ilk çeyreği için ortalamada 1400 TL/MWh (140 kr/kWh) düzeyinin üzerine çıktığı, başka bir ifade ile görevli tedarik şirketlerinin işletme giderlerinin, YEKDEM birim maliyeti gibi unsurlar hariç 140 kr/kWh düzeyine yükseldiği ifade edilmiştir. Tarife tabloları ile tüm abone grupları için ortalama 133,188 kr/kWh maliyet öngörülmüş olup aktif enerji bedelinin, görevli tedarik şirketlerinin ortalama aktif enerji maliyetini yansıtacak şekilde onaylandığı görülmektedir. Enerji birim fiyatının diğer unsuru olan ve arıza onarım, bakım gibi şebekeyle ilgili işletme giderleri ile hat, trafo gibi şebeke unsurlarının tesisiyle ilgili yatırım harcamalarını içeren dağıtım bedelinde ise, 2021 yılına göre %24,28 oranında artış gerçekleştirilmiş olup, söz konusu artışın ilgili mevzuat gereğince dağıtım bedelinde yıllık olarak yapılması gereken TÜFE güncellemesi kapsamında yapıldığı anlaşılmaktadır. Yapılan açıklamalardan, elektrik bedellerinde ortaya çıkan artışın asıl sebebinin serbest piyasadaki elektrik fiyatlarında yaşanan artış olduğu, bu artışın tarifeye yansıtılmasında ...'ın üretim kapasitesindeki sınırlar nedeniyle GTŞ'lerin 2022 yılında ...'tan fiili olarak enerji alımı yapamaması ve enerjinin tamamını serbest piyasadan almalarının da etkili olduğu, dağıtım bedelinin ise ilgili mevzuat çerçevesinde TÜFE oranında artırıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; 6446 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümleri ile verilen yetki kullanılmak suretiyle elektrik enerjisi toptan satış tarifesinin ...'ın mali yükümlülüklerini yerine getirebilme kapasitesi ve piyasa koşulları dikkate alınarak Kurul tarafından belirlendiği; tarife hesabında hangi maliyet unsurlarının bulunacağının mevzuatta belirtildiği, bunların aktif enerji bedeli ve dağıtım bedeli olduğu, tarifede yaşanan artışın temel sebebinin enerji maliyetinde yaşanan artışlar olduğu, dağıtım bedelinin ise TÜFE oranında artırıldığı, dava konusu tarifeler ile görevli tedarik şirketleri ile tüketiciler arasındaki makul dengenin gözeltildiği, bu suretle tüketicilere kaliteli, sürekli ve düşük maliyetli elektriğin ulaştırılması aynı zamanda da mali açıdan güçlü ve sürdürülebilir elektrik piyasasının oluşturulmasının amaçlandığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararının ticarethane abone grubuna ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, 10708 sayılı Kurul kararının 01/01/2022-31/01/2022 döneminde uygulandığı, 01/03/2022 tarihinden itibaren ticarethane AG aboneleri için kademeli tarife uygulamasının başlatıldığı, düşük ve yüksek kademeli tarifeye esas alınan günlük ortalama tüketimin 30 kWh olarak belirlendiği, yapılan bu değişiklik sonrasında daha önce tüm ticarethane alçak gerilim abonelerine 189,0181 kWh olarak uygulanan enerji bedelinin, günlük 30 kWh altı tüketim yapan düşük kademeli tüketiciler için 133,7425 kWh olarak uygulanmaya başlandığı, söz konusu uygulamanın düşük kademe ticarethane AG grubundaki tüketiciler için dava konusu işlem ile uygulanan zam oranında azalmaya yol açtığı görülmektedir. Diğer yandan her ne kadar davacı tarafından ticari işletme olmamalarına rağmen elektrik faturalarının ticarethane abone grubu fiyatları üzerinden hesaplanmalarının hukuka aykırı olduğu iddia edilmiş ise de; davacının abone grubunun "Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar"ın 7. maddesinin dava konusu Kurul kararlarının alındığı tarihte yürürlükte bulunan halinde yer alan, “Bu Usul ve Esaslarda tanımlanan diğer ana ve alt abone grupları kapsamına girmeyen tüm tüketiciler bu abone grubu kapsamındadır.” kuralı kapsamında belirlendiği, işbu davada iptali istenilen Kurul kararının ise yalnızca abone grupları bakımından enerji bedellerinin belirlenmesine ilişkin olduğu, davacının elektrik tüketiminin hangi abone grubu kapsamında faturalandırılacağına ilişkin olmadığı, başka bir anlatımla davacının elektrik tüketiminin ticarethane abone grubundan faturalandırılmasının dava konusu Kurul kararından kaynaklanmadığı anlaşılmaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 31/12/2021 tarih ve 10708 sayılı Kurul kararının ticarethane abone grubu dışında kalan kısımları ile aynı tarih ve 10707 sayılı Kurul kararı yönünden DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE, 2. 31/12/2021 tarih ve 10708 sayılı Kurul kararının ticarethane abone grubuna ilişkin kısmı yönünden ise DAVANIN REDDİNE, 3. Dava sonucu itibarıyla ret kararı ile sonuçlandığından ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ...TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 5. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 14/05/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.