11. Hukuk Dairesi 2020/8460 E. , 2022/4817 K. "" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 24.05.2018 tarih ve 2016/177 E- 2018/590 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 01.10.2020 tarih ve 2019/208 E- 2020/1016 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi…
**11. Hukuk Dairesi 2020/8460 E. , 2022/4817 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 24.05.2018 tarih ve 2016/177 E- 2018/590 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 01.10.2020 tarih ve 2019/208 E- 2020/1016 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin 23/12/2015 tarihli Genel Kurul toplantısında sermaye artışı konusunda karar alındığını, sermaye artırımı kararının, davacıları mali yönden zor durumda bırakmak ve şirketteki pay oranlarını düşürme planının bir parçası olduğunu, şirket kaynaklarının kötü yönetildiğini, yöneticilerin lüks harcamalarını şirkete fatura ettiklerini, bir kısım şirketlere kaynak aktarıldığını, bu kararın dürüstlük kuralına açıkca aykırı olduğunu belirterek, 23/12/2015 tarihli olağan genel kurulda alınan sermaye artırım kararının iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacıların davalı şirketin ortağı olduklarını, alınan sermaye artırımı kararının ticari gereklilikten kaynaklandığını, davanın dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı şirket tarafından alınan sermaye artırım kararının şirketin ortaklık yapısına, finansal durumuna uygun olduğu, şirket ortaklarının paylarının azaltılması, şirket ortaklarına zarar verilmesi kastını taşımadığı, aksine şirketin finansal yapısının güçlendirilmesi amacına yönelik olduğu, sermaye artırımının iç kaynaklardan sağlanması sebebiyle gerçekleşen sermaye artırımı ile davacıların ve dava dışı ortakların sermayelerinde azalma meydana gelmediği, artırımın kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.