T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2026/132 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/615 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : DR.... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/10/2025 ESAS-KARAR NO : 2025/811 E - 2025/109 K DAVANIN KONUSU : Alacak …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2026/132 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/615 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : DR.... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/10/2025 ESAS-KARAR NO : 2025/811 E - 2025/109 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 04/05/2026 YAZILDIĞI TARİH : 12/05/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan 17.03.2017 tarihinde indirimli fiyatı 92.000.00 Euro + %18 KDV olmak üzere toplam 108.560,00 Euro olan ... Marka ... model iki adet cihaz satın alındığını, müvekkilinin davalıya 108.560,00 Euro tutarındaki cihaz bedelleri için 27.03.2017 tarihinde 214.351,72 TL ve 07.04.2017 tarihinde 214.351,72 TL olmak üzere toplamda 428.703,44 TL tutarında bedeli söz konusu tarihlerdeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası'na çevirerek ödemeyi gerçekleştirdiğini, satın alınan cihazların kurulumunun davalı tarafından yapıldığını ve cihazların devreye alındığını, ancak ilk günden itibaren alım işlemine esas demo değerlerinin yakınına bile gelmenin mümkün olmadığını, bu durumun ilk günden itibaren davalıya bildirildiğini, cihazlara gerek uzaktan bağlantı kurarak gerekse cihazların başına gelerek yürüteceği kalibrasyon faaliyeti ile bu aksamanın giderilebileceğini belirttiklerini ve uzun süren bir kalibrasyon sürecine girilmesine rağmen istenilen neticenin elde edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin davalıya bedelini nakden ve defaten ödeyerek teslim aldığı cihazların ayıplı olduğunu belirterek şimdilik müvekkili tarafından davalıya ödenen 92.000.00 Euro + %18 KDV olmak üzere toplam 108.560,00 Euro bedelin ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden tahsili ve en yüksek ticari reeskont faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişkinin TL üzerinden kurulduğunu, faturaların TL olarak düzenlendiğini ve ödemelerin TL olarak yapıldığını, satım sözleşmesine konu cihazların ayıplı olmadığını, ancak ayıp tespit edilmesi halinde malın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verilmesinin adil olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekili tarafından 10.01.2017 tarihli teklif formuna istinaden, davalıdan 92.000 Euro bedelle satın alınan ve 27.03.2017, 07.04.2017 tarihinde satış bedelleri ödenen cihazların ayıplı olduğu belirtilerek sözleşmeden dönme ve bedelin faiziyle iadesinin talep edildiği, talimat mahkemesi aracılığıyla makine üzerinde yapılan incelemelerde klasik yöntem ve demo cihazı ile yapılmış olan ve klasik yöntemle keşif sırasında yapılan analizlerle dava konusu cihazlarla yapılan analiz sonuçlarının birbirinden farklı olduğu, makinelerin gizli ayıplı olduğu, davalı tarafından 17.03.2017 tarihinde 2 adet 214.351,72 TL bedelli fatura düzenlendiği, 16.03.2017 tarihindeki Euro efektif satış kurunun 3,9490 TL olduğu, 2 ürün için teklif edilen bedel+KDV tutarı olan 108.560 Euro karşılığının 408.703,44 TL olup, 214.351,72 TL tutarlı 2 adet faturanın toplamına isabet ettiği, davacı tarafından yapılan ödemenin TCMB Euro efektif satış kuru üzerinden davalıya ödendiği, bu arada cihazın garanti süresinin 2 yıl olduğu, ayıp ihtarının 18/05/2017 tarihinde cihazın kalibrasyonu kurulurken e-maille yapıldığı kabul edildiği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İstinaf eden-davalı vekili tarafından; Taraflar arasındaki ticari ilişkin Euro cinsinden kurulduğuna dair değerlendirmenin hatalı olduğunu, zira düzenlenen faturaların TL cinsinden düzenlendiğini, ödemelerin de TL olarak yapıldığını, Euro cinsinden iade kararının doğru olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli araştırma ve incelemeyi içermediğini, raporu hazırlayan uzmanlar arasında kemometri uzmanının bulunmamasının en önemli eksiklik olduğu gibi rapora yönelik itirazların karşılanmadığını, takas/mahsup talebi üzerinde de durulmadığını, İstinaf eden-davacı vekili tarafından; Müvekkili lehine karar tarihindeki kur karşılığının TL’ye çevrilmesi suretiyle vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken eksik vekalet ücretine hükmedildiğini gerektiğini bildirerek başvurulmuştur. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık satım sözleşmesine konu malın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise sözleşmeden dönülerek bedel iadesi koşullarının bulunup bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin hangi cins para birimi üzerinden kurulduğu, vekalet ücreti noktalarında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, satım sözleşmesine konu malın ayıplı olduğu iddiasına dayalı ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Somut olayda davacı yanca 10.01.2017 tarihli teklif formuna istinaden davalıdan 92.000 Euro bedelle dava konusu cihazların satın alındığı, davalı tarafından 17.03.2017 tarihinde 2 adet 214.351,72 TL bedelli fatura düzenlendiği, 16.03.2017 tarihindeki Euro efektif satış kurunun 3,9490 TL olduğu, 2 ürün için teklif edilen bedel+KDV tutarı olan 108.560 Euro karşılığının 408.703,44 TL olup, 214.351,72 TL tutarlı 2 adet faturanın toplamına isabet ettiği, davacı tarafından yapılan ödemenin TCMB Euro efektif satış kuru üzerinden davalıya ödendiği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin yabancı para cinsinden düzenlendiği anlaşılmıştır. Davacı yanca dava konusu cihazların ayıplı olduğundan bahisle cihazların iadesi ve satış bedelinin tahsili talebi ile iş bu dava açılmıştır. Mahkemece talimat mahkemesince yapılan keşfe binaen dosya arasına alınan 11.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi kurulu, NIR cihazlarının gıda özelliklerinin belirlenmesinde gıdayı tahrip etmeden gıdalarda analiz amaçlı kullanılan teknoloji olduğunu, herhangi bir parametrenin analizinin doğru bir şekilde gerçekleştirilmesi için kullanılacak olan kalibrasyonun yüksek kalibrasyona sahip olması gerektiğini, davacının davalı şirketten satın almadan önec S/N 1611151 seri numaralı cihazla yapılan demo çalışmasında elde edilen değerlerin, satın alınan ... Marka NIR cihazlarına ait analiz parametreleri ile karşılaştırıldığını, NIR analiz sonuçlarında R² değerlerinin en az 0,95 ve üzeri olması gerektiğini, 1'e yakın olmasının elde edilen sonucun güvenilirliğini artırdığını, dava konusu cihazların R² değerlerinin yetersiz olduğunu, verilerin güvenli olmayacağını, bununla birlikte klasik yöntemle yapılan analiz verilerinin her iki cihazla da yapılan analizlerle de karşılaştırılması sonucu elde edilen verileren birbirinden farklı olduğunu, demo cihazlarında elde edilen verilerin satın alınan cihazlarda elde edilemediğini, cihazların gizli ayıplı olduğunu bildirmiştir. Cihaza ilişkin kalibrasyon işlemlerinin 18/05/2017 tarihinde başladığı, taraflar arasında gönderilen e-postalar dikkate alındığında cihazın verimli çalışmadığının davalı tarafça da kabul edildiği, ihtar tarihine kadar taraflar arasındaki yazışmaların devam ettiği, bu arada cihazın garanti süresinin 2 yıl olduğu, ayıp ihbarının cihazın kalibrasyonu kurulurken e-mailler ile yapıldığı, bu bağlamda mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda kemometri uzmanının bulunmamasının eksik araştırma olarak kabul edilemeyeceği, mahkemece usulüne uygun olarak aşamalarda bilirkişi heyetine kemometri uzmanı eklenerek yeniden rapor alınmasına yönelik ara karardan dönülerek karar verildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle mahkemece davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin hesaplanmasında davanın açıldığı tarihteki kur üzerinden yapılan harçlandırmanın esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 45.320,51 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 11.330,13 TL harcın mahsubu ile bakiye 33.990,38 TL harcın davalı ...'nden alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 04/05/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Katip... e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."