İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/04/2026 İhtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara kararın ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TALEP: İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili İstanbul 15. ATM'ne verdiği dilekçesinde; müvekkilinin, davalı ... A.Ş.'nin % 14 oranında azınlık pay sahibi olduğunu, şirketin diğer pay sahipleri ise %61 oranında ... ile %25 oranında bu pay sahibinin yüzde yüz sahi…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/503 KARAR NO : 2026/671 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/03/2026 (Ara Karar) NUMARASI : 2026/120 Esas TALEP: İhtiyati Tedbire İtiraz İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/04/2026 İhtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara kararın ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TALEP: İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili İstanbul 15. ATM'ne verdiği dilekçesinde; müvekkilinin, davalı ... A.Ş.'nin % 14 oranında azınlık pay sahibi olduğunu, şirketin diğer pay sahipleri ise %61 oranında ... ile %25 oranında bu pay sahibinin yüzde yüz sahibi olduğu ...A.Ş olduğunu, pay sahibi ...'ın, doğrudan ve dolaylı olarak sahip olduğu %86 oranındaki pay oranı ile davalı şirketin çoğunluk sahibi olduğunu, şirketin yönetim kurulu başkanı ve iç yönerge uyarınca en geniş temsil yetkisini haiz temsilcisi konumunda olduğunu, müvekkilin ise %14 ile azınlık paysahibi ve yönetim kurulunun diğer üyesi olduğunu, şirket ana sözleşmesine göre pay sahiplerinin oy hakkında veya TTK md. 360 anlamında yönetime katılma hakkı bağlamında herhangi bir imtiyazları olmadığını, paylara tanınmış herhangi bir imtiyaz bulunmadığı gibi genel kurul toplantı ve karar yetersayılarını ağırlaştıran bir hüküm de olmadığını, yönetim kurulu üyesi olduğu sürece azınlığı koruyan tek düzenleme; esas sözleşmede yönetim kurulu kararlarının oybirliği ile alınması imkanı olduğunu, davalı Şirketin ...'nı işlettiğini faaliyet alanlarının mahiyetleri gereği vergi kayıp ve kaçağı riskinin en yüksek olduğu alanlardan olduğunu, davalı şirket ile o dönemde tasdik sözleşmesi bulunan ... tarafından bir İç Denetim Raporu düzenlendiğini, raporda davalı şirket işletmesinin mutfak verileri yani harcanan/tüketilen gıda ve içecek miktarı ile muhasebe kayıtlarındaki brüt karlılığı karşılaştırılarak yapılan tespitlerde yüksek miktarda “hasılat farkı” tespit edildiğini, müvekkilinin davalı şirketin YK Başkanı ile görüşemediğini, ......, 3568 sayılı yasa uyarınca mesleki nitelikteki denetim ve tasdik faaliyetlerinin kamu görevi olduğu ve bu yönden kamu görevlisi sıfatı taşıdığından, hazırladığı raporunu 10.10.2025 tarihinde yazılı ve mühürlü halde Yönetim Kurulu üyelerine ayrı ayrı ileterek görevinden istifa ettiğini, vergi zıyaı ve kaçağı durumlarında yine 3568 sayılı Kanun uyarınca mesleki görev ve sorumluluğu nedeni ile davalı şirketle ilgili tespit ve şüphelerini vergi incelemesi yapılması amacıyla 17.11.2025 tarihinde resmi olarak Sarıyer Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne de ilettiğini, davalı şirketin vergi incelemesine alındığını, YK Başkanı ...'ın ... A.Ş adına müvekkiline mail göndererek; ... A.Ş.’nin azınlık pay sahibi olarak davalı şirketin yönetim kuruluna girme talebinin olduğunu bildirdiğini, bir gün sonra ise bu kez ... A.Ş adına davalı şirket aleyhine keşide ettiği ihtarname ile aynı talebini yinelediğini, söz konusu ihtarname ile, sözde pay sahibi ... A.Ş. adına hareket edilerek; davalı şirketin yönetim kurulu üye sayısının artırılması, anasözleşmenin yönetim kuruluna ilişkin 7. maddesinin ve oybirliği şartının değiştirilmesi ile yeni yönetim kurulu üyelerinin seçilmesi gündemleriyle, TTKnın 411 uyarınca olağanüstü genel kurul toplantısı yapılması talep edildiğini, YK Başkanı ...'ın yazılı talimatı doğrultusunda müvekkilinin avukatları ve çalışanlarının şirket merkezine alınmaması yönünde girişimlerde bulunulduğunu, İstanbul C Başsavcılığı tarafından şüpheli ... ve diğer sorumlular hakkında 2025/233611 Sor. No ile başlatılan ceza soruşturmasının halen derdest olduğunu, YK Başkanı ..., tek yetkilisi olduğu diğer pay sahibi ... A.Ş. üzerinden ve hukuka aykırı olarak TTK nın 412 uyarınca genel kurul toplantısı yapılması konusunda mahkemeye başvurulduğunu, İstanbul 20. ATM’nin 11.12.2025 tarih ve 2025/787 sayılı kararı ile kabul edilerek genel kurul yapılması için çağrı izni verildiğini , davalı şirket hakkında devam eden vergi incelemesi sonuçlanıncaya kadar uygulanmak üzere istenmekte olduğunu,HMK nın 389 vd uyarınca tedbiren ve teminatsız olarak durdurulmasına, bu suretle mevcut fiili ve hukuki durumun vergi incelemesi tamamlanıncaya kadar muhafaza altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. İHTİYATİ TEDBİR KARARI: İstanbul 15. ATM'nin 2026/41 Değişik iş sayılı 28/01/2026 tarihli kararı ile; " TTKnın 412 maddesi uyarınca genel kurul toplantısı yapılmasına ilişkin olarak alınan kararın icrası gereği olarak 03/02/2026 tarihinde yapılacak olan davalı şirket genel kurul toplantısının ; davalı şirket hakkında İstanbul Vergi Kaçakçılığı–1 Denetim Daire Başkanlığı tarafından yürütülen 2026/695 dosya numaralı vergi incelemesi sonuçlanıncaya kadar, HMK m. 389 uyarınca tedbiren durdurulması, mevcut fiili ve hukuki durumun vergi incelemesi tamamlanıncaya kadar bu şekilde muhafaza altına alınması istendiği, İstanbul 20. ATM’nin 11.12.2025 tarih ve 2025/820-787 sayılı kararı, bu karara istinaden 02/01/2026 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlanan 03/02/2026 tarihinde yapılacak olağanüstü genel kurul çağrısı, davalı şirketin ortaklarını ve yönetimini gösterir ticaret sicil kaydı, davalı şirket hakkında yürütülen 2026/695 dosya numaralı vergi incelemesinin devam ettiği konulu yazı cevapları ile davalı şirket hakkında ...... tarafından düzenlenen HMK 293 kapsamındaki teknik mütalaa dikkate alındığı, ihtiyati tedbir isteyen tarafça HMK 397 md gereğince tedbir talebini müteakip, davalı şirket hakkında yönetim kayyımı atanması, yada Denetim Kayyımı atanması istemli asıl davanın açılacağı açıklandığı, asıl davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu,bu kapsamda HMKnın 389 md gereğince aranan "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı "koşulunun takdiren gerçekleştiği anlaşılmış, ihtiyati tedbir talebinin teminatsız olarak kabulüne karar vermek gerekmiştir" gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin teminatsız olarak kabulüne, açılacak asıl davaya esas olmak üzere; davalı ... A.Ş'nin 02/01/2026 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlanan ve 03/02/2026 tarihinde yapılacak olağanüstü genel kurul toplantısının HMK 389 madde uyarınca tedbiren durdurulmasına karar verilmiştir. İTİRAZ: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili; yönetim kurulu üyesi ...'nun TTK'nın 412 madde kapsamında kapsamında şirket Genel Kurul toplantısının yapılması talepli dava açtığını, İstanbul 20. ATM'nin 2025/820E. sayılı dosyasından verilen kesin kararla şirketin olağanüstü genel kurul toplantısına çağrılmasına, toplantı çağrısının yapılması ve gündemin düzenlenmesi için TTKnın 412 madde uyarınca SMMM ...'nin kayyım olarak atanmasına karar verildiğini, davacı ...'nun bu toplantıya katılarak şirket hissedarı olarak sahip olduğu yasal hakları ve ifade özgürlüğünü kullanmak yerine, usul ve yasaya aykırı tedbir kararıyla genel kurul toplantısının yapılmasına engel olduğunu, şirketin idare ve temsiliyle ilintisi olmayan Vergi İncelemesi sonuçlanıncaya karar yürütmenin durdurulmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, şirketin kilitlenmesine neden olabileceğini, bu durumun şirket hissedarlarına zarar verebileceğini, İstanbul Vergi Kaçakçılığı-1 Denetim Daire Başkanlığı tarafından yürütülen 2026/695 sayılı dosya numarası ile vergi incelemesinin devam ettiğinden bahsedilmişse de; Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı tarafından mahkemeye gönderilen 26.01.2026 tarihli müzekkere cevabında; ...... tarafından 11.12.2025 tarihinde ibraz olunan ''Vergi İncelemelerine İlişkin Talep Formu'nun'', İhbar ve İnceleme Taleplerini Değerlendirme Komisyonu'na sevk edildiğini ve henüz inceleme talebinin değerlendirilme sürecinin devam ettiğinin bildirildiğini, şirketin vergi incelemesi geçirmesinin, şirketin idare ile arasındaki mali bir konu olduğunu, şirketin yönetim ve idaresi işlemlerinin askıya alınmasına gerekçe oluşturamayacağını, şirketin yönetim kurulu üyelerine tanıdığı temsil ve ilzam yetkisi, 22.04.2026 tarihi itibariyle sona ereceğini, genel kurul yapılmaması halinde şirketi, imzası ile temsil edecek yetkili kalmayacağını, şirketin ticari faaliyetlerinin kilitleneceğini belirterek mahkemenizin, 2026/41 D.İş, 2026/41 K. Sayılı 28.01.2026 tarihli usule ve yasaya açıkça aykırılık teşkil eden ihtiyati tedbir kararının ivedilikle kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. EK KARAR: Mahkemece; taraflar arasındaki ilişkinin durumu, davacının azlık pay sahibi olması, ana sözleşmeyle yönetim kurulu seçilme şekli, sayısı ve karar alma şeklinin belirlenmiş ve buna göre seçilmiş olması, görev süresinin devam ediyor olması, istenen genel kurul toplantısına ilişkin gündem maddelerinin pay çokluğunu sağlayan diğer iki pay sahibinin olumlu oyuyla kabulü halinde azınlıkta kalan davacı pay sahibinin yönetime katılma ve yönetme konusundaki ana sözleşmeden ve kanundan doğan haklarını ihlal etme ihtimalinin bulunması ve bunun yeni davalara sebebiyet verme ihtimali olması, kararlaştırılan 03/02/2026 tarihli toplantı gününün de esasen geçmiş olması, şirketin mevcut yönetim kurulu üyelerinin arasında husumet olması hususları nazara alınarak, İstanbul 20. ATMnin genel kurul toplantı çağrısı için kayyım atanmasına ilişkin kararın kesin olmasının tedbire engel olmadığı, iki mahkemenin verdiği kararın konusu ve gerekçesinin farklı olduğu, bu nedenle itirazın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEBLERİ: Davalı vekili; müvekkil şirketin %25 hissedarı olan ...A.Ş.'nin şirketin diğer hissedarlarına defaatle ilettiği Genel Kurul toplantısı taleplerinin, şirketin azınlık hissedarı davacı tarafından ısrarla reddedilmesi nedeniyle; TTK m.412 kapsamında şirket Genel Kurul toplantısının yapılması talepli dava açıldığı; Müvekkil şirketin yönetim kurulu, iki üyeden teşekkül etmekte olduğundan, yönetim kurulu üyelerinden davacının, yönetim kurulu başkanı tarafından yapılan yönetim kurulu toplantı davetine icabet etmemesi nedeniyle şirketin karar alma imkanın kalmadığını, İstanbul 20. ATM'nin 2025/820E. sayılı dosyasında görülen bu dava neticesinde verilen kesin kararla şirketin olağanüstü genel kurul toplantısına çağrılmasına; toplantı çağrısının yapılması ve gündemin düzenlenmesi için TTK m.412 uyarınca kayyum atanmasına karar verildiğini davacı sistematik olarak diğer hissedar hakkında suç duyurusunda bulunmakta, davet edildiği tüm yönetim kurulu toplantılarını reddetmekte, özetle şirket menfaatine değil tamamen şahsi çıkarlarına göre hareket ettiğini, yönetim kurulunun en az 2 kişiden oluştuğu ve kararların oy birliğiyle alındığı mevcut yönetim kurulu düzeninde, şirketin yönetim kurulunun toplanamaması ve olağan genel kurul için dahi karar alamaması kabul edilemeyeceğini, Nisan ayında imza sirkülerinin süresi sona erdiğinde, şirket bankalar nezdinde işlem yapamayacak hale geleceğini, Şirketin üst hakkı sahibi bulunduğu ... Genel Müdürlüğü nezdinde ödemekle yükümlü olduğu üst hakkı bedellerini zamanında ödeyememesi sözleşmesinin feshine sebep olacak ve şirket tek gelir kaynağı olan davet ve organizasyon sözleşmeleriyle işlettiği... Yalısını kullanamaz hale geleceğini, ......'ın talebi doğrultusunda herhangi bir inceleme yapılıp yapılmayacağının dahi belirsiz olduğu, müvekkil şirket hakkında henüz bir incelemeye başlanmadığı anlaşıldığı,Türkiye'de her yıl binlerce şirkette talep veya şikayet üzerine ya da genel ve rutin kontroller kapsamında vergi denetimi yapılmakta, bu incelemeler bir yılı aşkın sürelerde tamamlanabildiğini, inceleme süresi boyunca şirketin genel kurul yapmasının engellenmesi; şirketin idare ve temsil organlarının çalışamaz hale getirilmesi, şirkete bilerek ve isteyerek zarar verilmesi olduğunu, müvekkil şirketin, vergi incelemesi neticesinde karşılacağı en ağır müeyyide, vergi borcu ve varsa cezasının ödenmesi olabileceğini, bu durum, müvekkil şirket ve idare arasında bir süreç niteliğinde olduğunu, yönetim kurulu bulunan bir şirket için yönetim kayyımı talepli dava açılmasında hukuki yarar olduğunun düşünülmesi için Türk Ticaret Kanunu'ndan bihaber olunması gerektiğini, itirazın reddine dair kararın, istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak itirazları doğrultusunda ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Talep; genel kurul toplantısının yapılmasının engellenmesi yolunda verilen ihtiyati tedbir kararına itiraza ilişkindir. TTK nun 449.maddesinde '' Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir '' hükmünü içermektedir.TTK'nın 449. maddesinde hangi hallerde bu geçici hukuki koruma kararının verileceği özel olarak düzenlenmediğinden, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılabilir. Davalı anonim şirket ortağı bulunan dava dışı; şirket ortağının başvurusu üzerine İstanbul 20. ATM’nin 11.12.2025 tarih ve 2025/820-787 sayılı kararı ile davalı şirket genel kurulunun olağanüstü toplantıya çağrılması için kayyım atanarak çağrı yetkisi verildiği; henüz genel kurul toplanmadan davacı tarafça D.iş dosyası üzerinden İstanbul 15 ATM'ne başvurularak genel kurul yapılmasının engellenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verildiği ve mahkemece verilen kesin karara rağmen genel kurulun toplanamadığı; halen mevcut yönetim kurulunun görev süresinin 22.04.2026 tarihinde dolacağı anlaşılmaktadır. Genel kurul karar iptali davasında verilebilecek ihtiyati tedbir kararı ancak alınan genel kurul kararının HMK 389.vd. maddelerinde aranan yaklaşık ispat şartı yerine getirildiği takdirde ihtiyati tedbir yoluyla icrasının durdurulmasına karar verilebilecektir. Anonim Şirketler TTK'nın 365. Maddesi uyarınca yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunurlar. Yönetim kurulu üyeleri şirkete, ortaklara, alacaklılara karşı zararlandırıcı eylemlerinden sorumludurlar. TTK sistematiği; anonim şirketlerde herhangi bir nedenle organların yönetim yetkisine veya genel kurulun toplanmasına müdahale yetkisini mahkemelere vermemektedir. Şirketin yönetim kurulu iki kişiden ibaret olup; anasözleşmesi gereği oybirliği ile karar alma şartı bulunması nedeniyle talebe rağmen çağrı yapılmadığından mahkemeye başvurarak çağrı izni alındığı,bir mahkemenin verdiği kesin hükmün, aynı yetkilere sahip bir başka mahkeme tarafından ihtiyati tedbir kararı ile durdurulması,bu karara itirazın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir. İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden karar verilerek itirazın kabulüne verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/120 Esas sayılı 09/03/2026 tarihli ara kararın HMK nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "İhtiyati tedbire itirazın kabulüne İstanbul 15 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/41 D.İş esas, 2026/41 D.İş karar sayılı 28.01.2026 tarihli davalı ... AŞ nin yapılacak olağanüstü genel kurul toplantısının tedbiren durdurulmasına ilişkin tedbir kararının kaldırılmasına" Yatırılan 732-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/04/2026