11. Hukuk Dairesi 2022/3439 E. , 2023/2561 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/67 Esas, 2020/479Karar HÜKÜM : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki menfi tespit ve çekin iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabul
**11. Hukuk Dairesi 2022/3439 E. , 2023/2561 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/67 Esas, 2020/479Karar HÜKÜM : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki menfi tespit ve çekin iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Denizbank ... Şubesine ait çekin kaybolduğunu ya da çekin çalındığını düşünerek çek iptali için mahkemeye başvurduğunu, ancak çekin boş olduğunu fark etmesiyle çek hakkında tedbir kararı verilmediğini, çekin üzerindeki keşideci imzası ve yazıların kesinlikle müvekkiline ait olmadığını, yine çekin keşide tarihi kısmıyla da oynandığını, çek nedeniyle müvekkilinin davalılara herhangi bir borcunun olmadığını ve davalılar ile arasında akdi veya hukuki ilişki bulunmadığını ileri sürerek çekin iptali ile müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; çekin ciro silsilesi ile ...'ten teslim alındığını, müvekkilinin çeki alışveriş karşılığında teslim aldığını, davalının iyi niyetli 3. kişi konumunda olduğundan davacının diğer davalılar ile arasındaki defileri müvekkiline karşı ileri sürmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2- Davalı asil ve davalı Beşyıldız Taşımacılık Ltd. Şti. Yetkilisi ... cevap dilekçesinde; çeki imzalı bir şekilde ...'den alarak ...'a verdiğini, ...'in çeki kendisine verdiğinde kayınpederi olduğunu ve devamlı olarak birbirlerinin çeklerini kullanarak çek takası yaptıklarını ve dava konusu çekle ilgili sahtecilik olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen İlk Karar Mahkemece 18.03.2016 tarih, 2013/615 E. ve 2016/367 K. sayılı kararı ile ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/16 E. sayılı dosyadan yapılan incelemede çekin üzerindeki imzanın ...'e ait olmadığının ortaya çıktığı, Erol Bilgiç'in çekin üzerindeki imzanın ...'e değil ...'e ait olduğunu beyan ettiği, ...'in ... adına çek imzalamaya yetkili olduğuna dair herhangi bir iddia bulunmadığı, bu nedenle bu imzanın ve keşide edilen çekin bu haliyle ...'i bağlayıcı olmadığı, davacı ile davalı ... arasında doğrudan bir ticari ilişkinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalılardan ... vekilince temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı Kapatılan 19. Hukuk Dairesi'nin 13.12.2017 tarih, 2016/14854 E. ve 2017/7943 K. sayılı kararı ile ‘’..Mahkemece ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/16 E. sayılı dosyasındaki rapor esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de icra hukuk mahkemesi takip hukukuna ilişkin yargılama yapıp maddi anlamda kesin hükmün sonuçlarını doğuran karar veremeyeceğinden Mahkemece bizzat huzurda davacının yeterince imza örneği alınarak davaya konu çekin keşide tarihine yakın ve önceki tarihleri de içerir belge asıllarının ilgili yerlerden getirilerek bilirkişiye imza incelemesi yaptırılıp varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu..’’ gerekçesiyle karar bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumundan alınan raporda çekin üzerindeki imzanın ... eli ürünü olmadığı, ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/16 E. sayılı dosyada yapılan incelemede de, çekin üzerindeki imzanın ...'e ait olmadığının belirlendiği, ... 25.12.2015 tarihli beyanında da çekin üzerindeki imzanın ...'e değil ...'e ait olduğunu beyan ettiği, ...'in ... adına çek imzalamaya yetkili olduğuna dair herhangi bir iddia olmayıp ayrıca çek ... adına ... tarafından imzalandığı belirtilmeksizin ... tarafından ... adına imza atıldığı, bu nedenle bu imzanın ve keşide edilen çekin bu haliyle ...'i bağlayıcılığının olmadığı gerekçesiyle davacının menfi tespit talebinin kabulü ile, davacının Denizbank ... Şubesi 50.000,00 TL bedelli keşidecisi ... olan, 18.04.2013 keşide tarihli, hamiline düzenlenmiş bulunan çek nedeni ile borçlu olmadığının tespitine, çekin iptaline ilişkin talebin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na (6102 sayılı Kanun) göre çekin iptali şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bir kıymetli evrağın keşideci hilafına elden çıkması, kaybolması yahut çalınması üzerine keşideci tarafından mahkemeye çekin iptali için başvurulması, daha sonra her nasılsa elde bulunmayan çekin boş olduğunun hatırlanması ve bunun üzerine 3. kişinin, çekin keşideci ...'den hamiline yazılı olarak alındığını ancak çekin kaybolduğunu beyanla mahkemeden çekin iptal edilmesini talep etmesine ek olarak keşideci ... vekili Avukat ... ve çekin kendisine hamiline yazılı olarak keşideci tarafından verildiğini ancak kaybolduğunu iddia eden 3. kişi ... vekili Avukat ... ile duruşmalara giren Avukat ... arasında sigortalı bağlı çalışan ilişkisinin bulunması makul, dürüst ve orta zekaya sahip her insanda, dava konusu çekin kaybolduğu iddiası ile iptalini sağlamaya çalışarak borçtan kaçınmak için açık bir biçimde müşterek olarak kurgulanmış bir senaryo olduğu kanaatini uyandıracağını, Mahkemeye başvuran davacı keşideci vekili ile çekin iptalini talep eden 3. kişi vekilleri arasındaki iş ilişkisi de yukarıda kurgulanan senaryoyu güçlendirdiğini, taraf vekillerinin aynı iş yerinde çalışıp birbirlerinden habersiz aynı çek ile ilgili çelişkili beyanlarda bulunmalarının akla ve mantığa yatkın olmadığı gibi hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, davacı vekilinin çekin boş olduğu beyanına karşılık sonraki beyanında çekin düzenlenme tarihiyle oynandığına yönelik beyanının tutarsız olduğunu, çekteki yazıların keşideciye ait olmadığına yönelik beyana ek, davalılar ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişki söz konusu olmadığından davacının davalılara karşı bir borcunun söz konusu olmadığı iddiasının tamamen yersiz olduğunu zira çekin belirtildiği üzere ... isimli 3. kişiye keşideci ... tarafından hamiline yazılı olarak verildiğini, çeki keşide eden ...’in bu beyana karşı bir itirazı bulunmazken iyi niyetli hamil olan müvekkiline karşı kişisel def’ilerini öne sürme çabasının dürüstlük kuralı ile iyi niyet kavramına aykırı olduğunu, keşideci davacı ve alacaklı davalı müvekkili arasında herhangi bir ticari ilişki söz konusu olmadığına yönelik iddia hususunda, İlk Derece Mahkemesi yeterli incelemeyi yapmadan hüküm kurduğunu, çeki müvekkili ...’a ciro eden ... ve müvekkili arasında bir satım sözleşmesi kurulduğunu ve çekin bu ilişkiye binaen ciro edildiğini, ...'in ise keşide eden davacı ...’in eski damadı olduğunu ve kendi beyanlarına göre birlikte iş yaptıklarını, müvekkilinin çeki iyi niyetle elinde bulunduran hamil olarak, çeki keşide eden davacının kişisel defilerinin muhatabı olmadığını, ayrıca çeki keşide eden davacı, hamilin kötü niyetli 3. kişi olduğu iddiasında bulunursa bu hususu kanıtlaması gerekmekte olup, buna rağmen davalının kötü niyetli 3. kişi hamil olduğuna yönelik bir iddiası bulunmamakla birlikte birçok kez beyan edilmesine rağmen mahkemenin, davalı ...'un çeki elinde bulunduran iyiniyetli 3. kişi olup olmadığına yönelik herhangi bir tahkikatı ve kararının da bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, menfi tespit ve çekin iptali istemlerine ilişkin olup, çekteki imzaların davacı keşidecisinin eli ürünü olup olmadığı hususu uyuşmazlık konusudur. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.