7. Hukuk Dairesi 2023/1540 E. , 2023/4811 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2012/340 E., 2022/180 K. KARAR : Davanın reddi Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacıla…
**7. Hukuk Dairesi 2023/1540 E. , 2023/4811 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2012/340 E., 2022/180 K. KARAR : Davanın reddi Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.10.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacılar vekili Av. ... ile diğer taraftan davalı ... vekili Av. ... ... Sipahi ve davalı ... vd. vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; dava konusu taşınmaz maliki ölü ...'nin kim olduğunun tapu kütüğünden anlaşılamadığını, ayrıca ölümünden sonra 20 yıl geçtiğini, uzun süredir davacıların zilyetliğinde olduğunu, davacılar yararına ... Medeni Kanunu'nun 713/2 nci maddesinde düzenlenen kazanma koşullarının oluştuğunu belirterek dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine ve dahili davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuşlardır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.05.2011 tarihli ve 2006/472 Esas, 2011/129 Karar ... kararı ile; davalı Hazinenin davalı sıfatı bulunmadığından Hazine yönünden husumet yokluğundan, davalı ... mirasçıları aleyhine açılan davada TMK’nın 713/2 nci maddesindeki 20 yıl önce ölmüş ibaresinin Anayasa Mahkemesince iptaline karar verildiği, davanın dayanağı olan tapuda kimin adına kayıtlı olduğu bilinmeyen veya kayıt malikleri tarafından kullanılmayan taşınmazları zilyet edenlerin senetsizden zilyetlikteki koşulları taşımaları hâlinde adına tescil istemesini mümkün kılan yasa hükmü ortadan kalktığı, katılanların da kayıt maliki ...’nin mirasçıları olup olmadığı konusunda kesin ve net bilgi bulunmadığı gerekçeleri ile davanın esastan reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı Hazine vekili ile katılanlar vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 13.03.2012 tarihli ve 2012/202 Esas, 2012/1756 Karar ... ilâmı ile; “...mahkemece, kayıt maliki görünen “ölü ... mirasçıları”nın kim olduklarının belirlenmesi bakımından Antalya 4.Sulh Hukuk Mahkemesinin 02.12.2008 tarih 2008/167 Esas 2008/104 Karar ... hasımsız veraset belgesi dikkate alınmış, bu veraset belgesinde ... kızı 01.07.1885 doğumlu Latife’nin 1916 yılında ölümü sonunda mirasçıları görünen davalı gerçek kişilerin davada yer almaları sebebiyle Hazine bakımından sıfat yokluğundan redde karar verilmiştir. Taraf teşkilinde mahkemece dikkate alınan veraset belgesinde muris “Latife”nin isminin “...” olarak düzeltilmesine karar verildiği görülmektedir. Yine veraset belgesinde mirasçı görünen gerçek kişiler tarafından açılan hasımlı veraset ilamının iptali davasında Antalya 5.Sulh Hukuk Mahkemesinin 6.5.2010 tarih 2009/30 Esas 2010/659 Karar ... ilamı ile Feke Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/208 Esas 2008/188 Karar ... veraset belgesinin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. ...’nin mirasçılarının belirlenmesine yönelik açılan bu davaların tamamında Hazine taraf değildir. Veraset ilamında Latife ve ... isimleri üzerinde yapılan tavzih ve nüfus kaydında benzer şekilde Nüfus İdaresi tarafından yapılan sürekli idari değişiklikler de birlikte düşünüldüğünde kayıt maliki hanesinde ismi geçen ... ... kızı ... ile veraset belgesinde görünen muris ... kızı ...’nin aynı kişi olup olmadıkları, mirasçılarının davada yer alan gerçek kişiler mi olduğu yoksa mirasçısının bulunmaması nedeniyle son mirasçısının Hazine mi olduğu hususunda duraksama hasıl olmuştur. Bu duraksamanın giderilmesi ve taraf teşkilinin usulüne uygun şekilde tamamlandığının açıklığa kavuşturulması amacıyla mahkemece yapılması gereken iş; davacı tarafa kayıt maliki hanesinde ismi geçen ...’nin mirasçılarını gösterir Hazinenin de taraf olduğu hasımlı veraset belgesi davası açması için süre ve imkan vermek, davacı tarafın açacağı hasımlı veraset davasının sonucunu beklemek, alınacak veraset belgesi sonunda Hazinenin mirasçılık durumuna göre delillerini de değerlendirerek sonucuna göre hüküm kurmak olmalıdır. Alınacak veraset belgesinde Hazinenin mirasçı olmaması halinde Hazine aleyhine açılan davanın şimdiki gibi sıfat yokluğundan reddine karar verileceği ve toplanan delillere göre işin esası ile ilgili bir hüküm kurulacağı açıktır. Taraf vekillerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerindedir. Kabule göre de; katılanlar vekilinin dilekçelerinde herhangi bir karşı davaları veya harcı yatırılarak açılmış vekil edenleri adına tescile ilişkin bir istekleri bulunmamaktadır. Ek dava açacaklarına ilişkin beyanda bulunmuş ise de bu hususta dosyada bir belge veya delil yoktur. Bu nedenle esasa yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak dava reddedildiğine göre mahkemece kararda reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 2.400 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine karar verilmesi gerekirken, hatalı şekilde davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş olması doğru olmamıştır...” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, öncesi 329 parsel ... olan dava konusu 8841 ada 4 parsel ... taşınmazın, 02.11.1955 tarihinde yapılan kadastro çalışmalarında 308 tarihli ve 475 sıra ... tapu kaydı uygulanarak ... ... kızı ...’nin mülkü olduğunun belirtildiği, 475 sıra No.lu tapu kaydında malikinin ... ağa bini ... ... ... fevtinden kızı Latife olduğunun yazıldığı, dolaysıyla tapu kaydı ve tapulama tutanağındaki açıklamalara göre kayıt malikinin kim olduğuna yarar bilgilerin tapu kütüğünde mevcut bulunduğu, kanun anlamında tanınan ve bilinen kişi olduğu, tapu kayıtlarında ve kadastro tutanağında kayıt malikinin ölü ... mirasçıları olduğunun açıkça belirtildiği, buna göre bu tür taşınmazların TMK'nın 713/2 nci fıkrasındaki ölüm nedenine dayalı olarak zilyetlikle kazanılmasının da mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın, davalı Hazine yönünden pasif husumet yokluğundan, diğer davalılar yönünden ise esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili duruşmalı olarak temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kadastro tespitinin kesinleştiği 1956 tarihinde ölü olduğu belirtilen ... mirasçılarının ... ve ... olduğunu, ...’nin 1968 yılında, ...’nın ise 1972 yılında vefat ettiğini, intikalin yapılmadığını, bu tarihten itibaren zilyetlikle kazanım gerçekleştiğinden davanın kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik ve TMK'nın 713/2 nci fıkrasında yer alan “maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan” ve “maliki 20 yıl önce ölmüş” hukuki sebeplerine dayalı olarak TMK'nın 713/1 ve 2 nci fıkraları gereğince açılan tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2. 4721 ... ... Medeni Kanunu’nun “Olağanüstü Zamanaışımı” başlıklı 713/1 ve 2 nci maddesinde; “Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir. Aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya yirmi yıl önce hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.” 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 17.100,00 TL’nin davacılardan alınarak davalı Hazine ve dahili davalı ... vd. verilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.10.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.