T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/767 Esas KARAR NO : 2025/2177 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2020/374 Esas- 2023/80 TARİH: 08/02/2023 DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 18/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/767 Esas KARAR NO : 2025/2177 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2020/374 Esas- 2023/80 TARİH: 08/02/2023 DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 18/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka T.C ... BANKASI A.Ş ile ... TEKSTİL İTH.İHR. SAN. TİC. LTD. ŞTİ. arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını ve imzalanan iş bu kredi sözleşmesine istinaden nakdi krediler ve çek kedileri kullandırıldığını, iş bu krediye şirket ortakları olan diğer davalı borçlular ... ile ...'nun müşterek ve müteselsil kefil sıfatı ile kefil olduklarını ve sözleşmeyi imzaladıklarını, müvekkili banka tarafından "Ankara 18.Noterliği' nin 08.11.2019 tarihli ... yev.numaralı hesap kat ihtarı" ile borçlulara gerekli ihtarlar ve bildirimler yapılarak müvekkili banka nezdindeki hesaplarını kat edilmiş olduğunu bakiye borcun ödenmesi gerekliliği usulüne uygun şekilde borçlulara tebliğ edilerek ihtaren bildirilmişse de borçlular tarafından dosya konusu borç ödenmekten imtina edildiğini, ihtara rağmen borcunu ödemeyen karşı tarafa alacağın tahsili amacı ile İstanbul 35.İcra Müdürlüğü'nün ....E sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiğini, takip tarihi itibari ile müvekkilinin alacağı fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak suretiyle, 332.237,88 -TL nakit kredilerde doğan alacak ile 20.025,00-TL gayri nakdi risk alacaklarından doğan alacaklarının mevcut olduğunu belirterek, davalarının kabulüne, İstanbul 20. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasından ilamsız icra takibine ilişkin yapılan itirazın iptaline, takibin, takip tarihi itibari ile 332.237,88 -TL nakit kredilerden doğan ve 20.025,00-TL gayri nakdi risk alacaklarından doğan alacak tutarları üzerinden ve takibin borç ödeninceye kadar takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarları üzerinden işleyecek yıllık %19,43 temerrüt faizi ve faizin gider vergisi, icra takip masraf ve vekalet ücreti üzerinden devamına karar verilmesini, alacağın %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmamakta olduğunu, kefaletin şartları gerçekleşmediğinden, müvekkilinin sorumluluğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafça dayanılan, Ankara 18. Noterliğinin ilgili ihtarnamesinin müvekkile tebliğ edilmediğinden, temerrüt faizi talebinin haksız olduğunu, davacı tarafça talep edilen, gayri nakdi risk alacağı talebinin haksız olduğunu, bu alacağın şartlarının oluşmadığını, davacı tarafça söz konusu alacağa ilişkin hiçbir belge ve kayıt sunulmadığını, faizi türü ve oranının haksız olduğunu belirterek, davanın reddine, davacı yanca kötü niyetli olarak icra takibi başlatıldığından davacı aleyhinde %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile ücreti vekâlet alacağının karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ve ... Ayakkabı Tekstil İthalat İhracat San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkillerinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmamakta olduğunu, kullanılan krediler müvekkili şirket tarafından ödenerek birçok kez sıfırlandığını, muhtelif tarihlerde ödemeler yapıldığını, davacı banka tarafından başlatılan icra takibi ve ihtiyati hacizlerle borcun büyük kısmının tahsil edildiğini ve edilmeye devam etmekte olduğunu, genel kredi sözleşmesine mahsuben, Yapıkredi Bankası, Bakırköy Şubesine ait, .. Seri Nolu, 15.05.2019 keşide tarihli, 20.000,00 TL tutarlı çek ve Yapı Kredi Bankası Güneşli Ticari Şubesine ait, 4871972 Seri Nolu, 01.11.2018 keşide tarihli, 5.000,00 TL tutarlı çekin, müvekkili tarafından davacı bankaya verildiğini ve davacı tarafça tahsil edildiğini, davacı tarafça dayanılan, Ankara 18. Noterliğinin ilgili ihtarnamesinin müvekkillerine tebliğ edilmediğinden, hesabın kat edildiğinden bahsedilemeyeceği gibi, temerrüt faizi talebi de haksız olduğunu, davacı tarafça dayanılan Ankara 18. Noterliği’nin 08.11.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi müvekkillerine tebliğ edilmediğini, davacı tarafça talep edilen, gayri nakdi risk alacağı talebinin haksız olduğunu, faizin türü ve oranının da haksız olduğunu, kefaletin şartları gerçekleşmediğinden, müvekkili ...’nun sorumluluğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığını, icra inkar tazminatının şartlarının oluşmadığını belirterek, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, davacı yanca kötü niyetli olarak icra takibi başlatıldığından davacı aleyhinde %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile ücreti vekâlet alacağının karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 08/02/2023 tarih ve 2020/374 Esas- 2023/80 sayılı kararında;".......Mahkememizce alınan 18/11/2022 tarihli bilirkişi raporu dayanaklı ve hüküm kurmaya elverişli görüldüğünden hükme esas alınmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı banka ile davalı şirket arasında 13/01/2017 tarihli ve 250.000 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalıların da bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, bu kredi sözleşmesine istinaden borcun ödenmemesi üzerine davalılar hakkında icra takibi yapıldığı, takibe itiraz edilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı, Genel Kredi sözleşmesi, ihtarname, icra dosyası, davacı bankanın kayıtları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre; davacı bankanın davalılardan icra takip tarihi itibariyle; davaya konu kredi alacağı için hüküm kısmında belirtilen miktarlarda alacaklı olduğu kanaatiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, alacağın likit olduğu gözetilerek kabul edilen tutar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiş, genel kredi sözleşmesinde gayri nakdi kredi için depo talebi ile ilgili açık hüküm bulunmadığından davalı kefiller hakkındaki gayri nakdi alacağına yönelik davanın reddine karar verilmiş, davacının icra takibinde kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davalıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, '' 1-Davanın kısmen kabulü ile davalıların İstanbul 35. İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 282.192-TL asıl alacak, 47.593,52-TL işlemiş faiz, 2.379,68-TL BSMV olmak üzere toplam 332.165,20-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,-282.192-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19,43 oranında temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanarak takibin devamına, 2-Davalılar ... ve ... hakkındaki gayrinakdi alacağa yönelik davanın reddine,3-... Ayakkabı Tekstil İthalat İhracat San. ve Tic.Ltd.Şti. hakkındaki gayri nakdi alacağa ilişkin davanın kabulü ile 20.025-TL’nin davacı bankada açılacak faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmek suretiyle takibin devamına,4-İtirazın iptaline karar verilen alacağın %20’si oranında 66.433,04-TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalıların kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı borçluların İstanbul 35.İcra Müdürlüğü' nün ....E sayılı dosyasında yapmış oldukları yetki itirazının reddi gerektiğini, müvekkil ile davalı taraflar arasında 15.11.2016 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşmenin 29.Maddesinde yetkili icra ve mahkemelerin İstanbul olduğunun yazdığını, tarafların Genel Kredi Sözleşmesi'ndeki imzaya da itirazları olmadığından sözleşme şartları tarafları bağlayıcı nitelikte olduğunu, Borca ilişkin olarak yapılan itiraz da ise, kredi tutarı zamanında taraflarca ödenmediğini ve kendilerine, sözleşmede yer alan adreslerine ihtarname gönderilerek hesaplarının kat edildiğini, işbu ihtarnameye karşı da süresi içerisinde itiraz edilmediğinden, konu ihtarda yer alan alacak kalemlerinin kesinleştiğini, Mahkemece alınan 19.04.2021, 06.08.2021, 15.03.2021,27.09.2022 ve 18.11.2022 tarihli bilirkişi raporlarında alacaklarının sabit olduğu ve alınan son 18.11.2022 tarihli bilirkişi raporunda, müvekkil bankanın davalılardan 29.06.2020 takip tarihi itibari ile, 332.165.20-TL nakdi 20.025,00-TL Gayri nakdi alacağı olduğunu lakin kefil sıfatına haiz davalılardan gayri nakdi riskin, sözleşmede açık bir hüküm bulunmaması nedeni ile istenemeyeceğinin rapor edildiğini, lakin raporda gayri nakdi riskin kefillerden alınabilmesi için sözleşmede açık bir hüküm bulunması gerektiğinin beyan edildiğini mahkemenin de her ne kadar işbu hususua itiraz etmiş olsalar da gayri nakdi risk yönünden taleplerini reddettiğini, işbu kararın kaldırılarak gayri nakdi riskten de kefillerin sorumluluğunun olduğunda karar verilmesi gerektiğini, Kefillerin gayri nakdi riskten sorumlu tutulabilmesi için sözleşmede açık bir hükmün olması gerektiğinin bilirkişi tarafından beyan edildiğini, bu beyanın gerek kanuna gerekse kefalet müessesine aykırı olduğunu, Yine 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 589. maddesi açık bir şekilde, kefilin her durumda kefalet sözleşmesinde belirtilen azamî miktara kadar sorumlu olacağını düzenlediğini, Kefilin tanımı ve kapsamının Borçlar Kanununda ayrıntısıyla hüküm altına alındığını, bilirkişi Yargıtay 19. HD., T. 27.04.2016, E. 2016/753, K. 2016/7650 sayılı ilamındaki kararı esas alarak, kefaletin sınırını daraltamayacağını, kanun hükmüne açıkça aykırılık teşkil ettiğini, keza kanunun maddesinin geniş yorumlanması sözleşmenin iki tarafının da aleyhine sonuçlar doğurduğunu, davalılar ile müvekkil banka arasında imzalanan 15.11.2016 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'nde kefillerin sorumluluğunun sözleşme maddelerinde belirlendiğini,15.11.2016 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi Madde 9/a"Bu sözleşmede imzası bulunan kefil/kefiller Bankaya; Müşterinin bu kredi sözleşmesinden dolayı gerek yalnız olarak, gerekse diğer kefiller ile birlikte borçlandığı/borçlanacağı tutarları aşağıda imza bölümünde belirtilen miktara kadar müteselsil kefil olarak ödemeyi kabul ve taahhüt eder. Kefil/Kefillerin sorumluluğu ana para ve süreye bağlı olmaksızın akdi faizler ile birlikte Türk Borçlar Kanunu' nun kefilin sorumluluğuna ilişkin hükmünde yer alan hususlara ilaveten bu sözleşmede esasları belirtilen temerrüt ve gecikme faizi, komisyon, kur atışı arbitraj masrafı, KKDF, BSMV fibi vergi, resim, harç ve diğer yasal yükümlülükler ile her türlü masraf ve yargılama gideri ile ücretleri de kapsar" 15.11.2016 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi Madde 9/i"Kefil/kefiller, Banka ile Müşteri arasındaki Genel Kredi Sözleşmesinin maddelerinin tamamının kendi hakkında da aynen uygulanmasını kabul ve taahhüt eder/ederler"15.11.2016 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi Madde 20/eMüşteri, çek karnelerini ve yapraklarını iade etmediği takdirde; Bankanın ilgili mevzuat hükümleri gereğince ödemekle yükümlü olduğu tutarın, çek yaprağı sayısına çarpımı sonucunda bulunacak toplam tutarı, bankanın ilk talebinde nakden ve defaten bankaya derhal depo edeceğini kabul ve taahhüt eder.15.11.2016 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi Madde 24/cMüşteri ve kefil/kefiller borç bakiyesinin nakdi/gayrinakdi riskleri ile masraf, ücret, komisyon, fon, vergi vb. Alacaklarının tamamı ödeninceye kadar bankanın sözleşmeden doğan bütün haklarının aynen devam edeceğini ve bankaca kesilen cari hesap ve hesaplardaki borç bakiyelerini ile taksitli kredilerin tamamı ödense dahi sözleşme ve yükümlülüklerinin aynen devam edeceğini, kabul ederler.Söz konusu sözleşme maddelerine göre gayri nakdi risklerden kefillerinden sorumlu olacağı genel kredi sözleşmesinin anılı maddesinde açıkça ifade edildiğini, Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 26. maddesinde “Sözleşme özgürlüğü” başlığı adı altında, bir sözleşmenin içeriğinin, bu sözleşmenin taraflarınca kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirlenebileceğinin düzenlendiğini, bu hükmün hemen sonrasında TBK m. 27/1’de kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz olduğunun belirtildiğini, ticari sözleşmelerin, gerek gerçek ve gerekse tüzel kişi olan tacirlerin her türlü hukuki ilişkilerini sözleşme serbestisi ilkesi ve sınırları çerçevesinde ortaya koyan ve her iki tarafı da bağlayan hukuki metinler olduğunu, davalılar ile müvekkil banka arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi' de ticari bir sözleşme olması nedeni ile iş bu sözleşmede kararlaştırılan tüm maddelerin, TBK 27/1 maddesinde belirtilen hususlara aykırılık teşkil etmedikçe geçerli ve tarafları bağlayıcı olduğunu, bu sebeple İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahekemesi' nin 2020/374. Esas 2023/80.Karar sayılı ilamının kısmen kaldırılarak, davalı kefiller ... ve ...' nun gayri nakdi kredi tutarı olan 20.025,00-TL' dan da sorumlu tutulmalarına ve iş bu tutar nedeni ile itirazlarının iptallerine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında akdedilen ve diğer davalıların müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2018/19-689 Esas, 2018/1624 Karar ve 06.11.2018 tarihli kararında da belirtildiği üzere kefillerin gayri nakdi kredinin deposundan sorumlu tutulabilmeleri için kefalet sözleşmesinde açık hüküm bulunması gerekmekte olup aksi takdirde kefillerden, gayri nakdi kredi alacağının depo edilmesi talep edilemeyecektir. Dava konusu genel kredi sözleşmesinde ve davacı vekili tarafından belirtilen sözleşme hükümlerinde kefillerin gayri nakdi kredi alacağının deposundan sorumlu olduğuna dair açık bir hüküm bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin aksi istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 18/12/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.