T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/434 KARAR NO : 2026/299 DAVA : Menfi Tespit- Çeklerin İptali DAVA TARİHİ : 29/04/2026 KARAR TARİHİ : 30/04/2026 Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizce tensiben yapılan incelemesi sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı tarafından ibraz edilen tedbir talepli dava dilekçesinde ------ Bankasına ait 12 adet boş çek yaprağının olduğunu, bunlardan 2 adet çeki daha önce kendisine borcunun karşılığı olarak verdiğ…
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/434 KARAR NO : 2026/299 DAVA : Menfi Tespit- Çeklerin İptali DAVA TARİHİ : 29/04/2026 KARAR TARİHİ : 30/04/2026 Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizce tensiben yapılan incelemesi sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı tarafından ibraz edilen tedbir talepli dava dilekçesinde ------ Bankasına ait 12 adet boş çek yaprağının olduğunu, bunlardan 2 adet çeki daha önce kendisine borcunun karşılığı olarak verdiği davalı tarafından montunun cebinde bulunan ------ Bankasına ait 10 adet boş çek yaprağının alındığını ve doldurularak piyasaya sürüldüğünü, bankadan arandığında bu durumu fark ederek suç duyurusunda bulunduğunun, ileri sürerek öncelikle çekler hakkında ihtiyati tedbir niteliğinde ödeme yasağı konulmasına, karar verilmesi istenerek ----- Bankasına ait ve: ----- çek nolu, 30/04/2026 ödeme tarihli ve 450.000 TL bedelli, ------- çek nolu, 30/04/2026 ödeme tarihli ve 450.000 TL bedelli, ---- çek nolu, 30/04/2026 ödeme tarihli ve 450.000 TL bedelli, ----- çek nolu, 15/05/2026 ödeme tarihli ve 600.000 TL bedelli, ------- çek nolu, 31/05/2026 ödeme tarihli ve 450.000 TL bedelli, ------ çek nolu, 31/05/2026 ödeme tarihli ve 550.000 TL bedelli, olmak üzere bu 6 adet çekin iptaline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Dava Söz konusu çeklerin rıza hilafına karşı tarafa geçtiği iddiasına bağlı olarak çeklerin iptaline karar verilmesi talebi ve dilekçenin bütünlüğü birlikte değerlendirildiğinde haksız fiilden kaynaklanan menfi tespit davası niteliğindedir. Davanın bu niteliğine bağlı olarak dava dilekçesi ve eklerine göre dava şartı niteliğinde arabulucuya başvuru şartı yönünden irdeleme yapılması gerekmiş olup: 19.12.2018 günlü ----- Gazetede yayımlanarak, yürürlüğüne giren 7155 Sayılı Kanunun 20. maddesi ile 6102 Sayılı TTK. 'nın ( 5. ) maddesine eklenen ve 7445 Sayılı Kanunun 31. Maddesiyle değişik 5/A maddesi gereğince ticari davalarda konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat talepleri hakkında dava açılmasından önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak düzenlenmiş olması; söz konusu değişikliğin 7445 Sayılı Kanunun geçici 1. Maddesi uyarınca 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanması ve eldeki davanın bu tarihten sonra açılmış olması ve 7155 Sayılı Kanunun ( 23. ) maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa eklenen 18/A ( 2 ) maddesi ile "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmakszın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir'' hükmü, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/(2). maddesine göre, ''Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır'' hükmü, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 115. maddesindeki; Mahkemenin, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmasına ve dava şartı noksanlığını tespit etmesi halinde davanın usulden reddine karar vermesi gerektiğine ilişkin düzenlemesi, birlikte değerlendirildiğinde zorunlu arabulucuya başvuruda bulunulmamış olması halinde herhangi bir ihtara gerek olmadan ve tensiben gerekli usuli kararın verilmesi gerektiği ve bunda bütün ihtimaller yönünden yarar bulunduğu; yargılamanın çabukluğu ilkesi ve her iki tarafın hukuki yararının da bunu gerektirdiği sonucuna varılmıştır. Dava dilekçesine, UYAP içeriğine ve tüm dosya kapsamına göre eldeki davanın zorunlu arabulucuya başvuruda bulunulmadan açılmış olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere, bu dava yönünden tespit edilen söz konusu duruma, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114 (2) ve 115. Maddelerine ve dosya kapsamına nazaran dava açılmadan önce zorunlu arabulucuya başvurulmadan açılan bu davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varıldığından bu doğrultuda aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; Zorunlu arabulucuya başvurulmadan açılan davanın DAVA ŞARTI YOKLUĞUNA bağlı olarak USULDEN REDDİNE, Peşin harçtan maktu karar harcının mahsubu ile artan 49.646 TL harcın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde davacı tarafa iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, Artan avansın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,İlişkin olmak üzere dosya üzerinden tensiben yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde --- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.