İSTİNAF KARAR TARİHİ:19/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uluslararası alanda faaliyet gösteren bir taşımacılık şirketi olduğunu ve davalı şirketin taşıma işlerini üstlendiğini, taraflar arasında taşımadan kayna…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1263 KARAR NO:2026/267 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) TARİHİ:07/04/2022 NUMARASI:2021/231 Esas - 2022/188 Karar DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:19/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uluslararası alanda faaliyet gösteren bir taşımacılık şirketi olduğunu ve davalı şirketin taşıma işlerini üstlendiğini, taraflar arasında taşımadan kaynaklı mevcut ticari ilişki nedeniyle müvekkili davacının davalıdan alacağı bulunmasına karşın davalı tarafın borcunu ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine İstanbul 28. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu şirket vekili tarafından yasal süresi içerisinde borca itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, müvekkili şirket tarafından taşımaya konu tüm hizmetlerin zamanında ve eksiksiz olarak yerine getirildiğini, davalı tarafın itirazının tamamen icra takibini sürüncemede bırakmaya yönelik ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili tarafından faturalandırılmış olan alacakların bir kısmının davalı tarafından ödendiğini ancak bakiye borcun ödenmediğini belirterek, davalı borçlunun İstanbul 28. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin de davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili şirketin çeşitli ülkelere mermer ihracatı yaptığını, uzak doğuya ihracat konusunda davacı ... A.Ş. ile anlaştıklarını, dava ve takip konusu yapılan 14/07/2020 tarihli ... numaralı, 8.073,52-USD bedelli faturanın müvekkili şirketin sistemine 14/07/2020 tarihinde düştüğünü, anılan faturanın mermerlerin taşındığı konteynerlerin zarar bedeli ve bu zarara dair yapılan survey başlıklı araştırma hizmeti bedeline ilişkin olduğunu, müvekkilinin Beyoğlu ... Noterliği’nden göndermiş olduğu 17/07/2020 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile faturaya yasal süresi içerisinde itiraz edildiğini, mezkur konteynırın gemiye yüklendiği anda müvekkilinin sorumluluğunun sona erdiğini, yükleme sırasında da konteynırda herhangi bir hasar ve kusurun olmadığını, taşıma esnasında oluşan hasar ve kusurdan ise müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, dava ve takip konusu yapılan faturanın mündericatında belirtilmiş olan hasarlı konteyner aktarma ve survey masrafından müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının açıkça dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirketin sorumluluğu olmamasına rağmen haksız ve kötü niyetli bir şekilde hasarlı konteynır aktarma ve survey masrafı adı altında tek taraflı olarak düzenlediği faturayı dayanak göstererek icra takibi yoluna başvurduğunu, müvekkilinin haklı nedenlerle icra takibine itiraz ettiğini belirterek ve dilekçede açıklanan diğer nedenlerle haksız davanın reddine, davacı taraf aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Hasar, aktarmanın yapıldığı Singapur limanında fark edilmiş, emtianın hasarlı konteyner ile sefere devam edemeyeceğinden başka konteyner üzerine sabitlenerek taşınmıştır. Bedeller, henüz emtia alıcısına teslim edilmeden, konteynerde meydana gelen hasar nedeniyle katlanmak zorunda kalınan fazladan taşıma maliyeti ve zarar tespit çalışmaları maliyetleridir. Bu kapsamda “uygun olmayan istif ve mermer bloğun yeterince sağlama alınmaması nedeniyle” konşimentoda yer alan kayıtlar, yani konteyner içerisine yüklemenin, istifin gönderen davalı tarafından yapılarak, konteynerin mühürlü olarak taşıyana teslim edilmiş olması nedenleri ile meydana gelen hasardan gönderen davalının sorumlu olduğu bilirkişilerce açıklanmış olup mahkemece de bu teknik değerlendirme kabul edilmiştir. Davalının, yükleme ve istifin dava dışı ... Lojistik tarafından yapılmış olduğu itirazı bulunmaktaysa da taşıyan sıfatını haiz davacıya karşı bu savunmanın dinlenemeyeceği bu hususun davalı ile dava dışı şirket arasındaki rücu ilişkisine konu olabileceği mahkemece kabul edilmiştir. Davalı vekilince dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna itiraz edilmiştir. Ancak yukarıda belirtildiği hali ile davacı taşıyana mühürlü konteyner içerisinde taşınmak üzere teslim edilen konteyner içi istifleme nedeni ile davacının sorumluluğunun bulunduğu hususu mahkemece kabul edilmemiştir. Her ne kadar kaptanın nezaret ve gözetim yükümlülüğü bulunmaktaysa da, bu sorumluluk, mühürlü teslim alınan konteynerin mührünün açılarak istiflemenin uygunluğunu denetlemek kadar geniş yorumlanamaz. Bir diğer husus ise icra takibine eklenmeyen belgelerin itirazın iptali davasında delil olarak kullanılıp kullanılamayacağı hususudur. Davaya konu edilen icra takibine dayanak faturada "..." açıklaması bulunmaktadır. HMK 31 maddesi gereğince hakimin davayı aydınlatma ödevi bulunmaktadır. Bu kapsamda davalı vekilinin bu yöndeki itirazları da mahkemece yerinde görülmemiştir. Taraflara ait ticari defter kayıtları üzerinde yapılan muhasip incelemesinde, Davacının, davalıdan 31/08/2020 takip tarihi itibariyle 7.922,08 USD alacağının bulunduğu, davacının, dava dışı firma tarafından adına düzenlenen fatura bedellerini ödediği tespit olunmuştur. Açıklanan nedenlerle ve dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da hükme esas alınarak davanın kabulüne , ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Anayasa'nın 141. maddesi uyarınca gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini, kararın HMK'nın 297 hükmüne aykırı tanzim edildiğini, bilirkişi raporuna atıf yapılmakla yetinilmesi kararın gerekçeli olduğunu göstermeyeceğini, mahkeme nezdinde karara bağlanan dava dosyası 19.12.2020 tarihli tensip zaptında belirtilmiş olduğu üzere basit yargılama usulüne tabi olduğunu, bu nedenlerden ötürü HMK madde 317-319 uyarınca davacı yanın, dava dilekçesini mahkemeye sunduktan sonra iddiasını genişletemeyeceğini ve dava dilekçesinde belirtmediği ayrıca yasal süresi geçtikten sonra sunduğu delillere dayanamayacağı izahtan vareste olup hukuki anlamda delil olarak kabulü mümkün olmayan ve delil olarak kabul etmediği konişmento tahtında yapılan taşımaya ilişkin tüm kayıt ve belgelerin mersin gümrük müdürlüğünden istenilerek mahkeme dosyasına ibrazı sağlanmadan geçerliliği ve bağımsızlığı şüpheli olan belgelerin bilirkişi raporunda dikkate alınmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebileceğini, davanın sıfat yokluğundan (husumetten) reddi gerektiğini, itirazın dava dosyasında mübrez ara konşimento incelendiğinde konşimentoda yer alan bir kaydın kabul edilmesinin mümkün olmadığını, konşimentoda ''istifleme ve yükleme yükleyici tarafından yapılmıştır. taşıyıcı tarafından kontrol edilmemiştir. taşıyıcı sorumlu değildir.'' şeklinde kayıt düşüldüğünü, bu kaydın kabul edilemeyeceğini, her ne kadar bu kayda göre istiflemeden dolayı sorumlu olmadığını beyan etse de davacının taşıyan sıfatını haiz olduğu unutulmaması gerektiğini, taşıyan sıfatını haiz davacının basiretli bir taşıyandan beklenen özeni göstermesi beklenirken, konşimentoya düşülen kayıtta emtianın konteynıra yüklenmesini kontrol etmediğinin kayıt olarak yazılmasının kabul edilemeyeceğini ki, konteynere yüklenen emtia mermer olup net ağırlığı 24.150 kg civarında olup böylesine bir yükün yüklenme işini üstlenmemesi bakımından herhangi bir itirazı olmamasına karşın bu yükün istiflenmesini gözetlemek, varsa bir yanlışlık bunu yükleyene bildirmek müstakbel hasar ve ziyaıların önüne geçmek için yeterli olmasına rağmen taşıyanın vurdum duymaz nitelikte hiç kontrol yapmamış ve konşimentoya sorumsuzluk kaydı koymuş bu taşıyanın TTK m. 878 ıv’te “özel kural” uyarınca, taşıyıcı söz konusu donanımın seçimi, bakımı ve kullanımı konusunda üzerine düşen “bütün önlemleri almak” ve özel talimatlara uygun hareket etmek borcu altında olduğunu, taşıyanın söz konusu borcun ifasındaki özen yükümlülüğü derecesi hakkında ise, genel hükümler uygulama alanı bulmakta ve benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir taşıyıcının göstermesi gereken makul davranış (bk m. 471 ıı, 506 ııı) ttk m. 878 ıv’teki özen yükümlülüğünde dikkate alınacağını, somut olayda ise konşimentodaki kayıttan görüleceği üzere taşıyan yükün istiflenmesi, konteynerın yüke uygun olup olmadığı ve yükün sabitlenmesi konusunda basiretli bir taşıyanın göstereceği özeni göstermek bir yana dursun emtianın yüklenmesi ile ilgili hiçbir kontrol yapmayarak hukuka aykırı bir şekilde sorumluluktan kaçınmaya çalıştığını, tanzim edilen raporda; aktarma limanında tek yanlı bir şekilde hazırlanmış ve hukuki açıdan geçerliliği şüpheli olan survey raporu esas alınarak düzenlenmiş bu durumun hakka ve hukuka açıkça aykırı olduğunu, davalının şirketin herhangi bir sorumluluğu olmamasına rağmen, hasara uğrayan konteyner yaklaşık 15 yıllık olup oldukça eski olduğunu, taşıyan davalı, basiretli bir tacir olarak hareket etmemiş ve eşyanın niteliğine uygun bir konteyner da tahsis etmediğini, mezkur konteynerin değeri yaklaşık 500 - 600 usd iken hasara uğrayan konteyner için talep edilen rakamların oldukça fazla olduğunu hakkaniyete aykırı olduğunu, 15 yıl boyunca uzun yol seferlerinde kullanılan mezkur konteynerin değerinin 10 katından fazla bir bedelinin davalı şirketten talep edilmesi hakka, hukuka ve vicdana da açıkça aykırı olduğunu, davacının, basiretli bir tacir olarak hareket etmek zorunda olduğunu, malların geminin güvertesine geçtikten sonra meydana gelebilecek her türlü hasar, kayıp ve masraflar alıcının sorumluluğunda olduğunu, bu nedenlerden ötürü müvekkil şirketin sayın mahkemeniz huzurunda görülen davayla herhangi bir ilgisi olmayıp pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Dava, deniz yoluyla yapılan taşıma sırasında konteynerin hasarlanması nedeniyle oluşan masrafların tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, dava konusu ilave masraflardan davalının sorumlu olup olmadığı noktasındadır.Davacı tarafından davalıya 14/07/2020 tarihli ve 8.073,52 USD bedelli fatura "konteyner aktarma ve survey masrafı" açıklaması ile düzenlemiştir.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında, "14/07/2020 tarihli fatura 8.073,52 USD" sebebine dayalı olarak 7.922,08 USD asıl alacağın tahsili istemiyle 31/08/2020 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, takip borçlusunun itirazı üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davalının göndericisi olduğu ve içerisinde mermer bulunan ... nolu konteynerin ... Limanından ... Limanına taşınması işini davacı üstlenmiştir.İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi heyeti raporunda aktarma limanı olan Singapur'da konteynerin hasarlı olduğunun fark edilmesi üzerine emtianın hasarlı konteyner ile sefere devam edemeyeceğinden başka konteyner üzerine sabitlenerek taşındığı ifade edilmiştir.Dosyaya sunulan survey raporu ve bilirkişi raporunda konteyner hasarının yükleme ve istifleme hatasından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Davalı tarafından davacı muhatabına çekilen Beyoğlu ... Noterliğinin 17/07/2020 tarih ve... YN'lu ihtarnamesi ile, kira sözleşmesi gereğince davacıya ait konteynerleri ürünlerini taşımak için kullanıldığını, yüklemede alınması gereken tedbirlerin alındığını beyanla faturaya itiraz ettiklerini, faturanın kayıtlarına alınmayacağını ihtar etmiştir. Buna göre, konteynerin davalı tarafından kiralandığı ve konteynere yüklemenin de davalı tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır. Ara konişmentodaki kayıtlar da bu yöndedir.Davalı tarafça survey raporu ve konişmentonun davacı delilleri arasında bulunmadığını ve süresinde ibraz edilmediğini, bu delilleri muvafakat etmediklerini bildirerek itiraz edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 145. maddesinde bir delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülememesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa, mahkemenin o delilin sonradan gösterilmesine izin verebileceği düzenlenmiştir. Ayrıca HMK'nın 31. maddesine göre hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Anılan bu düzenlemeler ve davacının söz konusu delilleri 19/01/2021 tarihli dilekçesi ekinde ilk duruşmadan önce sunduğu ve bu haliyle yargılamayı uzatma amacı taşımadığı nazara alındığında anılan delillerin değerlendirilmeye alınmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Belgelerin fotokopi olarak sunulmasının ise, sahtelik iddiası bulunmaması nedeniyle sonuca bir etkisi yoktur.Davacıdan temin edilen konteynere yüklemenin davalı tarafından yapılması, bu kapsamda davacının yüklemeye nezaretle etmesi beklenemeyecek olması, konteyner hasarına yükleme ve istif hatasının sebep olduğunun belirlenmesi ve talebe konu masrafların, henüz emtia alıcısına teslim edilmeden, konteynerde meydana gelen hasar nedeniyle katlanmak zorunda kalınan fazladan taşıma maliyeti ve zarar tespit çalışmaları maliyetleri olduğunun bilirkişi tarafından tespit edilmesi karşısında, davalı söz konusu ilave maliyetlerden davacıya karşı sorumludur. Dava konusu taşıma ile ilgili olarak gönderen ile alıcı arasında yükün teslim şeklinin FOB teslim olarak belirlenmiş olması, hasarın yüke ilişkin olmaması nedeniyle davalının konteynere gelen zarardan dolayı oluşan masraflara ilişkin sorumluluğunu kaldırır nitelikte değildir. İstiflemeyi ... (donatan) anlaşmalı olduğu ve davalıyı yönlendirdiği ... Lojistik'in yaptığı iddiası ise davacıya karşı ileri sürülemez. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 991,54 TL harcın, alınması gerekli olan 3.966,19 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.974,65 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 19/02/2026