T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/791 Esas KARAR NO : 2026/46 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2021/436 Esas- 2023/139 Karar TARİH: 20/02/2023 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 15/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yolu…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/791 Esas KARAR NO : 2026/46 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2021/436 Esas- 2023/139 Karar TARİH: 20/02/2023 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 15/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı taraftan 28/07/2016 tarihinde bir tır satın aldığını, alınan tırda garanti süresi içerisinde 26/05/2017 tarihinde Almanya'da otomatik şanzımandan kaynaklı arıza oluştuğunu, söz konusu arızanın davalı ... ... A.Ş.' nin aracı yurtdışında arızalanan müşterilerine vermiş olduğu "obligo" hizmeti ile giderildiğini, ilgili fer'i edimin (Garanti / ücretsiz servis hizmeti) unsurları ve kapsamına ilişkin Doktrin ve ilgili İçtihat hükümlerinde hukuki niteleme ve tanımların yapılmış olduğunu, ilgili tanımlar uyarınca davalı tarafça taahhüt edilen süre içerisinde satış konusu araçta bulunan arızaların tamir bedelleri davalı tarafça üstlenilecektir. Somut olayda ilgili arıza yabancı ülke sınırları içerisinde vuku bulmuş olup müvekkili tarafça davalı şirkete aracın arızalandığının bildirildiğini, davalı tarafça müvekkile dava dışı şirket ( ...) ile davalı taraf arasında obligo/garanti sözleşmelerine ilişkin anlaşmalar bulunduğu ve ilgili yabancı kurum bünyesinde garanti kapsamında ücretsiz tamir hizmeti alınabileceğinin beyan edildiğini, dava dışı yurt dışı şirket yetkilileri şirket politikaları uyarınca servis hizmetinin ancak garanti taahhüdünde bulunan tarafın (...... A.Ş) iç ilişkide vereceği onay doğrultusunda gerçekleştirilebileceklerini müvekkile beyan ettiklerini, davalı tarafın garanti kapsamında tamir işlemine onay vermesine binaen de ... şirketinin tamir ve onarımı gerçekleştirmiş olduğunu, fakat garanti sözleşmesine aykırı olarak söz konusu obligo hizmetinin ... Tic. A. Ş. tarafından 23.982,36 TL olarak fatura edildiğini ve söz konusu faturanın kendilerince ödendiğini, ödemenin akabinde müvekkili firmanın davalı ... ... A.Ş.'ye 19/10/2018 tarihli 23.982,96 TL bedelli yansıtma faturası (takibe konu) keşide ettiğini, müvekkili firma tarafından düzenlenen 19/10/2018 tarihli faturayı ödemeyen davalı taraf aleyhine Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğü ... sayılı dosya ile alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, takibe davalı tarafından itiraz edildiğini, itirazın haksız ve hukuksuz olduğunu ileri sürerek; itirazın iptaline, takibin devamına %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu edilen aracın, davacı tarafından 2. el olarak satın alınmış bir araç olduğunu, şikayet tarihinde ve halihazırda devam eden garantisi bulunmadığını, 26.05.2017 tarihinde ... kilometrede iken Almanya' da otomatik şanzıman şikayeti ile servis hizmeti aldığını, burada verilen hizmette şikayetin kullanım kaynaklı olarak meydana geldiği tespit edilerek gerekli parça değişimleri ile şikayetin giderildiğini, davacı tarafın davaya konu onarım işlemine ilişkin olarak müvekkil şirketin bu nevi yurtdışı arızalarından müşterilerine sunduğu obligo hizmetinden faydalandığını, bu hizmetten faydalanmış olmasına ve şikayetin garanti süresi içesinde meydana geldiğine dayanarak ödediği obligo faturasını müvekkili şirketten talep etmekte olduğunu, Obligo hizmeti kapsamında şikayetin garanti kapsamında olup olmadığına veya tam aksi kullanıcı kaynaklı olup olmadığına bakılmaksızın müşterinin yurt dışında aldığı servis hizmeti için o esnada ödeme yapmadan işlemlerini yaptırabildiğini, söz konusu hizmetin ücreti müşterinin sürekli olarak hizmet aldığı yetkili servisin kefilliğinde müvekkil şirket tarafından karşılanmakta olduğunu, akabinde işlem mahiyeti gereği ücretli bir işlem ise müşteriye bu servis tarafından Türkiye'de fatura edilerek işlem bedeli tahsil edildiğini, Dava konusu aracın Almanya’da aldığı obligo hizmetine ilişkin debriyaj şikayeti araçtaki kullanım kaynaklı olarak meydana geldiğini, şikayetin kullanım kaynaklı olmadığı düşünülse dahi aracın şikayet tarihi itibariyle devam eden garantisi bulunmadığını iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 20/02/2023 tarih ve 2021/436 Esas- 2023/139 Karar sayılı kararında; "Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;'' Dava dosyasına sunulmuş ... Uzatılmış Garanti Belgesi isimli belgede *...* şasi numaralı aracın 30/09/2011 tarihinde trafiğe çıktığı, uzatılmış garanti süresinin 1 Yıl-450.000-km olduğu belirtilmiştir. Bu bağlamda değerlendirildiğinde aracın 09/05/2017 tarihinde (Almanya’da meydana gelen vites kutusu kaynaklı arıza tarihi) garanti kapsamında olduğunu Dava dosyası kapsamında mevcut olan ... , ... ... tarafından düzenlenmiş 09/05/2017 tarihli faturada davacıya ait *...* şasi numaralı ticari aracın vites kutusunda arıza oluşmasına müteakip çekici vasıtasıyla servise getirildiği, vites kutusunun söküldüğü ve kavrama sisteminde tespit edilen arızanın giderildiğinin belirtildiği, Dava dosyasına sonradan sunulan servis belgesi incelendiğinde ise kavrama yardımcı silindirinin değiştirilerek arızanın giderildiği anlaşılmıştır. Dava konusu araçta bahse konu vites kutusu kavraştırma sistemi elemanının garanti süresi içerisinde arızalandığı, çalışma prensibi göz önünde bulundurulduğunda parçanın kullanım kaynaklı arızalanmasının mümkün olmadığı bu sebeple vites kutusunda oluşan arızanın üretim kaynaklı olduğu ve onarım bedelinden davalı tarafın sorumlu olması gerektiği...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile vites kutusunda oluşan arızanın kullanım kaynaklı arızalanmasının mümkün olmadığı bu sebeple oluşan arızanın üretim kaynaklı olduğu ve onarım bedelinden davalı tarafın sorumlu olması gerektiği anlaşılmıştır. Bu nedenle toplam alacağın 24.790,17-TL olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, ''1-) Davanın KABULÜ ile; Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın İPTALİ ile takibin 23.982,96 TL asıl alacak, 807,21-TL işlemiş faiz olmak üzere 24.790,17-TL üzerinden devamına,2-)24.790,17 TL 'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece verilen kararın gerekçesiz olduğunu, zamanaşımı def'inin ve ayıp ihbarının süresinde yapılmadığına dair savunma hakkında karar verilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının bilimsel dayanak ve gerekçelere yer verilmeden hazırlandığını ve bilirkişilerin mücerret kanaatini, varsayımlarını ve hatalı değerlendirmelerini ihtiva ettiğini, dava konusu araçta meydana geldiği iddia edilen ayıbın imalattan kaynaklanmadığını ve kullanım hatasından kaynaklandığını, aracın devam eden garantisinin olduğunu kabul etmemekle birlikte; devam eden garantinin araçtaki kullanıcı kaynaklı arıza yada kullanım ömrünü tüketmiş parçalar bakımından geçerli olmayacağının da son derece açık olduğunu, bu husustaki itirazlarının yerel mahkemece dikkate alınmadığını, davaya konu dilen aracın, davacı tarafından 2. El olarak satın alınmış bir araç olduğunu, şikayet tarihinde ve halihazırda devam eden garantisi bulunmadığını, davacı tarafın davaya konu onarım işlemine ilişkin olarak müvekkil şirketin bu nevi yurtdışı arızalarından müşterilerine sunduğu obligo hizmetinden faydalandığını, bu hizmetten faydalanmış olmasına ve şikayetin garanti süresi içesinde meydana geldiğine dayanarak ödediği obligo faturasını müvekkil şirketten talep ettiğini, ancak bahse konu obligo hizmetinin şikayetin garanti kapsamında giderildiğe delalet etmediğini, davacı tarafa huzurdaki davaya konu takibe konu ettiğin yansıtma faturasını hiç bir ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin ödediğini, bu hususların yerel mahkemece göz ardı edildiğini, davacının işlemiş faiz talep etmesinin mümkün olmadığını, alacağın likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasında akdedilen araç satış sözleşmesine konu ikinci el aracın garanti süresi içerisinde ve garanti kapsamına giren sebeple arızalandığı iddiasıyla yurt dışında alınan obligo hizmetine ilişkin davacı tarafından ödenen aracın onarım bedelinin davalıdan istirdadı için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmeli, kararın sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hüküm açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmelidir. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Mahkemece, davacı tarafın dava dilekçesinde davalı olarak gösterdiği tüm kişiler hakkında ileri sürdüğü talepleri ile ilgili olumlu/olumsuz bir karar verilmemesi, talep sonucunun karşılanmaması açık bir kanuna ve kamu düzenine aykırılık hali olup, istinaf aşamasında re’sen nazara alınması gerekmektedir.Davalı tarafından ayıp ihbarının süresi içerisinde yapılmadığı, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığı ve basiretli bir tacir olma yükümlülüğü bulunan davacının kendisine düzenlenen obligo ücret faturasını hiç bir itiraz ileri sürmeksizin ödemesi sonrasında bu ücretin istirdadını talep edip edemeyeceği ileri sürülmesine rağmen Mahkemece ayıp ihbarının süresi içerisine yapılıp yapılmadığı ve zamanaşımı def'i hakkında olumlu/olumsuz bir karar verilmediği gibi davalı tarafından ileri sürülen diğer savunma sebepleri ve bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediği, yine icra takibinden önce davalının ne şekilde temerrüte düşürüldüğünün ve işlemiş faiz talebinin yerinde olduğunun, araçta meydana gelen arızanın üretici hatası mı yoksa kullanım hatası sonrası mı meydana geldiği, verilen garantinin hangi durumlara ve hususlara ilişkin verildiği, dava konusu arızanın garanti kapsamında olup olmadığı, onarım faturası bedelinin kadri maruf olup olmadığı, söz konusu ayıp iddiasından ve ödenen bedelden davalının sorumlu olup olmadığı hususlarının yargılamayı gerektirdiği dikkate alındığında alacağın ne şekilde likit olduğu ve icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğunun açıklanmaması ve HMK'nın 297 ve 298 maddesine uygun gerekçe oluşturulmaması usul ve yasaya uygun olmamıştır. Sonuç itibariyle; davalının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 297, 355, 353/1-a6 maddeleri uyarınca kaldırılmasına dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 20/02/2023 tarih ve 2021/436 Esas-2023/139 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15/01/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.