11. Hukuk Dairesi 2023/911 E. , 2024/4358 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/20 Esas, 2022/1476 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2020/85 E., 2020/329 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın da
**11. Hukuk Dairesi 2023/911 E. , 2024/4358 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/20 Esas, 2022/1476 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2020/85 E., 2020/329 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "todavit" ibareli markanın sahibi olduğunu, davalının bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “totalvit” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere yaptığı başvuruya yapılan itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, oysa taraf markaları arasında benzerlik olduğunu, tarafların markalarının kapsamında yer alan malların da ayniyet ilişkisi içinde bulunduğunu, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığını, müvekkiline ait markadaki "Toda" ibaresinin İspanyolca'da "tüm" anlamına geldiğini ve müvekkilinin markasının "tüm vitaminler" kavramına işaret ettiğini, davalıya ait markadaki "Total" ibaresinin de aynı manaya gelmesinden ötürü, dava konusu markanın da "tüm vitaminler" kavramına işaret ettiğini, markaların kavramsal olarak benzediğini, davalının başvurusunun ilaç emtiası için tescil edilmek istense de esasında vitamin olduğunu, doktor ve eczacı gözetimi olmadan reçetesiz dahi eczanelerden vasat tüketici tarafından satın alınabileceğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, ihtilaf konusu iki markanın da sonunda bulunan "VİT" ibaresinin "vitamin" kelimesinin kısaltması olduğunu, ürünlerin içeriği göz önüne alındığında bu ibarenin kullanılmasının son derece doğal bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamındaki 05. sınıftaki mallar ve hizmetlerin davacının itiraza mesnet markası ile aynı/aynı tür/benzer oldukları, başvurunun standart karakterle yazılmış “totalvit” ibaresinden, itiraza dayanak markanın standart karakterle yazılı "todavit" ibarelerinden oluştuğu, davalının marka başvurusunda yer alan "vit" kelimesinin, özellikle vitamin ilaçlarında ve sağlık destek ürünlerinde oldukça yaygın bir şekilde “vitamin”in kısaltması olarak kullanıldığı, "total" kelimesinin ise İngilizce'de "toplam, tutar, hepsi, yekun" v.b. birçok anlamlara geldiği, davacının markasının da "TODA" ve "VİT" kelimeleri ile oluşturulduğu, "TODA" kelimesinin dilimizde yaygın bilinen, ilk akla gelen bir anlamı olmamakla birlikte, İspanyolca'da "her şey" anlamına geldiği, taraf markalarında ortak unsurun "vit" ibaresi olup, bu ibarenin “vitamin” kelimesinin kısaltılması olarak kullanıldığından, ilgili sektörde ayırt ediciliği düşük bir ibare olduğu, bu yüzden de taraf markalarının karşılaştırılması esnasında, markalarda ortak olan “VİT” ibaresinin mevcudiyetinden ziyade, markaların genel görünümlerinin ve diğer unsurlarının irdelenmesinin gerektiği, davacının "TODAVİT" ibareli markasının farklı seslerle başladığı, bu noktada 5 harfli "TOTAL" ibaresi ile başlayan davalı marka başvurusu ile farklılaştığı, ülkemizde ve Dünyada "Total" kelimesinin kullanım alanının ve bilinirliğinin, "Toda" kelimesinden daha yaygın olduğu ve tüketicilerin bu kelimeye aşinalığının bulunduğu nazara alındığında, "Total" kelimesini içeren bir marka ile "Toda" kelimesini içeren bir markanın birbiri ile bağlantılı olduğunu düşünmeleri ihtimalinin düşük bulunduğu, 05. sınıfın genel tabirle insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar ve kimyasal ürünlerden oluştuğu, diğer yandan dava konusu başvuru kapsamında "ilaçlar" dışında kalan emtialar bakımından da markalar arasında karışıklığa sebebiyet verecek bir benzerliğin olmadığı, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında yer alan koşullar oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma tehlikesinin de bulunmadığından tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı ve davalı şirketin kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunduğunu, dava konusu emtiaların tüketicilerinin yalnızca doktorlar ve eczacılar olmadığını, davalının kötü niyetli olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve tarafların markaları kapsamındaki 05. sınıf mallar aynı tür ise de tarafların markalarındaki ortak "vit" ibaresinin, özellikle vitamin ilaçlarında ve sağlık destek ürünlerinde oldukça yaygın bir şekilde “vitamin”in kısaltması olarak kullanıldığı, dolayısıyla ayırt ediciliği düşük bulunan bu kelimenin ortak olmasından yola çıkılarak, taraf markalarının benzer kabul edilmesinin mümkün bulunmadığı, davalının başvurusunda yer alan "TOTAL" ibaresinin ülkemizde yaygın kullanım alanı ve bilinirliği nazara alındığında, davacının ülkemizde bilinen bir anlamı olmayan "Toda" kelimesi ile başlayan markası ile davalının başvurusunun karıştırılma ihtimalinin olmadığı, tarafların markaları arasında gerek 5. sınıftaki ilaçlar, gerekse ilaçlar dışındaki diğer 5. sınıf mallar yönünden iltibasa sebebiyet verecek bir benzerliğin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerine ek olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararında dava konusu taraf markaları arasında neden benzerlik bulunmadığına ilişkin yeterli gerekçeye yer verilmediğini, Yargıtay kararları ve hukuki kriterler tam dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu belirterek kararın bu nedenlerle bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci ve beşinci fıkraları. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.