11. Hukuk Dairesi 2020/3317 E. , 2020/5170 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 12.07.2017 tarih ve 2016/544 E.- 2017/423 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin taraf vekileri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, …
**11. Hukuk Dairesi 2020/3317 E. , 2020/5170 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 12.07.2017 tarih ve 2016/544 E.- 2017/423 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin taraf vekileri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının kredi borçlusu dava dışı Tekniker Teknolojik Montaj İmalat ve İnş. ve Taah. San. Tic. A.Ş'nin kullanmış olduğu ticari kredide davalılar ile birlikte müşterek ve müteselsil kefil olduğunu, kredi borçlusu dava dışı şirketin ticari krediyi ödeyemeyince bankanın kredi borçlusuna müşterek ve müteselsil kefillere, ipotek ve rehin verenler aleyhine İzmir 19. İcra Müdürlüğü'nün 2013/425 Esas ve 2013/393 Esas sayılı dosyaları ile takibe geçtiğini, takip borcundan kaynaklanan 536.000,00 TL'yi 12.09.2013 tarihinde ödediğini, yapılan ödemeden sonra banka tarafından verilen rücu belgesi ile davaya konu Aliağa İcra Müdürlüğü'nün 2014/4619 sayılı dosyası ile davalı borçlular aleyhine icra takibi başlattığını, ancak davalıların borca haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davanın temelinin 536.000,00 TL'nin bankaya davacı tarafından ödenip ödenmediği noktasında olduğunu, kağıt üstünde yani dekontta ödemeyi yapanın davacı olarak göründüğünü ancak gerçekte ödemenin sahibinin kredi asıl borçlusu olan dava dışı şirket olduğunu, davacının rücu hakkının bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalıların önceden temerrüde düşürülmediği için işlemiş faiz talep edilemeyeceğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.