11. Hukuk Dairesi 2022/1113 E. , 2023/4473 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1118 Esas, 2021/1157 Karar HÜKÜM : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/41 E., 2019/244 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü il
**11. Hukuk Dairesi 2022/1113 E. , 2023/4473 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1118 Esas, 2021/1157 Karar HÜKÜM : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/41 E., 2019/244 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait 57 adet parsel üzerinde yetiştirilmekte olan meyve ağaçlarının davalı tarafından don hasarına karşılık 127 adet poliçe ile sigortalandığını, Nisan 2016 tarihlerinde bölgede meydana gelen don olayları nedeniyle söz konusu meyve ağaçlarının büyük oranda zarara uğradığı ancak davalı kurum tarafından sigortalanmış bulunmasına rağmen zararın giderilmesi yönünden olumlu bir girişimde bulunulmadığını, mevcut delillerin zamanla yok olması ihtimalinin bulunması, don olayı nedeniyle meyve ağaçlarında gerçekleşen zarar miktarının bilirkişi aracılığı ile tespiti için Niğde Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/16 D. İş sayılı dosyası üzerinden yerinde keşif ve inceleme yapıldığı, bilirkişi raporu ile poliçeler kapsamında ödenmesi gereken zarar miktarının 598.664,12 TL olduğunun belirlendiğini, belirlenen tutarın ödenmemesi üzerine zarar tutarının ödenmesinin davalıya ihtar edildiğini, davalı tarafından sigorta prim tutarları mahsup edildikten sonra 345.811,87 TL ödemede bulunulduğunu, davalı tarafından yapılan ödemenin ve kalan zarar tutarından sigorta primlerinin mahsubu sonrasında halen ödenmesi gereken yaklaşık 150.000,00 TL müvekkilinin alacağı bulunduğunu ileri sürerek 150.000,00 TL'nin tespit tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ilk olarak davacı tarafından 29.03.2016 tarihinde don hasarı olduğu gerekçesi ile davalıya hasar ihbarı yapıldığını, eksperler tarafından elma ağaçlarının henüz "tomurcuk patlaması" dönemi evresinde olduğu yani henüz teminatın başlamamış olduğu tespiti yapıldığını, bu nedenle, ilgili hasar dosyası hasarsız olarak kapatıldığını, 21.04.2016 tarihinde, söz konusu alanlarda don hasarı olduğu gerekçesi davacının ikinci hasar ihbar bildirimi yaptığını, yapılan ekspertiz işleminde, tomurcuk döneminde alanda meydana gelen teminat dışı don etkisi kaynaklı ağaçlarda tomurcuk ve tomurcuk gözleri etkilenmiş ve verimde düşüş yaşanmasına neden olduğunu, hasar tespit ekspertiz çalışması sırasında eksperler tarafından alanda yapılan ölçüm ve sayımlar sonucunda belirlenen ortalama verim değeri 15 kg/ağaç olarak tespit edildiğini, ortalama verim değeri üzerinden zeyil işlemi uygulandığını, bu işlem sonucunda oluşan prim indirimi, sigortalının ödeyeceği prim miktarından düşülerek poliçeye yansıtıldığını, yapılan zeyil işlemi sonrasında onaylanan hasar oranlarından Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortaları Tarife ve Talimatlarının 2 nci maddesi gereği muafiyet ve müşterek oranları düşülerek hasar tazminat hesaplaması yapıldığını, davalının poliçelerden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirdiğini, davalı tarafından ödenmesi gereken başkaca alacak bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarından tarımsal faaliyetler için don sebebi ile artık yapılmayan masrafların zarar miktarından düşülmesiyle hazırlanan bilirkişi raporuna itibar edildiği, tazminat miktarının hesaplanmasındaki ilkenin gerçek maddi hasar olduğu davacıya davalı tarafından 420.371,00 TL sigorta tazminatı ödemesi yapıldığı, davacının gerçek zararı ise 374.505,84 TL olarak hesaplandığı, davacının davalıdan tazminat alacağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesincece yapılan yargılama sırasında alınan 03.09.2018 tarihli bilirkişi raporuna karşı, tespit ve hesaplamaların hatalı yapılmasına ek olarak, muafiyet oranı ve müşterek sigorta oranı üzerinden tazminatta indirim yapılmış olmasına rağmen ek olarak ikinci bir defa daha yapılmayan masraflar adı altında indirim uygulayarak hesaplama yapılmasının açık ve net bir biçimde fahiş hata teşkil ettiğini, davalının dahi bu yönde bir itiraz veya hesap talebinin bulunmadığı yönündeki itirazın İlk Derece Mahkemesince kabul görerek yeniden bilirkişi raporu alınmasına karar verildiğini, itiraz üzerine 11.10.2018 tarihli raporda, önceki rapordaki tespit ve hesap hatalarına ek olarak, üründe meydana gelecek hasarda ödenecek tazminat tutarının sözleşmeyle belirlendiğini, don hasarının gerçekleşmesi halinde tazminat tutarından yapılacak indirimin, yapılmayan masrafları da kapsayacak şekilde müşterek sigorta oranı ve muafiyet oranı üzerinden önceden belirlenerek, ödenecek tazminattan indirildiğini, bu nedenlerle yapılmayan masraflar adı altında ikinci bir daha mahsup yapılması imkanı bulunmadığı, müvekkilinin alacağının tespit bilirkişi raporundaki gibi 593.008,30 TL olduğunun rapor edildiğini, buna rağmen İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verildiğini, davaya konu sigorta poliçelerinde dondan kaynaklı hasar ödemelerinde, yapılmayan masraf tutarları dikkate alınarak, müşterek sigorta oranı %20, muafiyet oranı %10 olarak belirlenerek meydana gelen hasar oranına göre ödenecek tazminatın miktarın daha hasar meydana gelmeden önce poliçe üzerinde belirlenmiş bulunduğunu, yani yapılmayan masrafların hepsinin mevcut poliçelerde önceden mahsup edilerek ödenecek tazminat tutarlarının hesaplandığını, ikinci bir defa daha ödenecek tazminat tutarından mahsup eden hatalı bilirkişi raporunun kabulü ve kabul gerekçesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı poliçede ağaç başına verimin 21 Kg olarak belirtildiği, 22.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere ağaç başına verimin 21 kg kabulü ile hesaplama yapılması gerektiği, poliçede tazminat hesabı başlığı altında tazminatın ne şekilde hesaplanacağının ayrıntılı olarak açıklandığı ve 22.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda poliçede yer alan tazminat hesabı nazara alınarak tazminat miktarının belirlendiği, poliçede yer alan tazminat hesabında yapılmayan masrafların tazminattan indirileceğine dair bir düzenleme olmadığı, zarar miktarının 595.055,20 TL olduğu, davalının ödemesinin 420.367,00 TL olduğu, davacının bakiye alacağının ise 174.684,20 TL olduğu taleple bağlı kalınarak 150.000,00 TL'ye hükmedilmesi gerektiği, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartlarının B.7 nci maddesinde kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmesi bulunduğu, poliçelerde hasat tarihinin 15.10.2016 olduğu ve alacağın en geç 15.11.2016 tarihinde muaccel olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, 150.000,00 TL'nin 15.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının hasar olduğu beyan edilerek bildirimi yapılan alanlarda, 29.03.2016 tarihinde elma ağaçlarının henüz "tomurcuk patlaması" dönemi evresinde olduğu yani henüz teminatın başlamamış olduğu tespiti yapıldığını, davacı tarafından tekrar hasar ihbarında bulunulduğunu, hasar incelemesinin yapıldığı tarih itibariyle elma ürünü için, verimin belirlenebileceği bir tarih olmaması ve erken dönem olması nedeniyle, poliçe tanzimi esnasında sigortalı tarafından yapılan verim beyanı, tutanağın "ağaç başına verim değeri" kısmına aynen yazıldığını, teminat dışı kabul edilen tomurcuk döneminde, don etkisi ile ağaçlarda verimin azaldığı, poliçelerde beyan edilen 21 kg/ağaç ürünün ağaçlarda bulunmadığı ve ortalama verimin 15 kg/ağaç olduğu belirlendiğini, alanlara ait hasar etkisinin net olarak belirlenebileceği 19.07.2016 tarihinde kesin ekspertiz çalışması yapıldığı ve ağaçlarda belirlenen ortalama 15 kg/ağaç verimde %100 don hasarı belirlendiği ve mevzuat doğrultusunda sigortalıya ait poliçelerin tazminat ödemelerinini gerçekleştirildiğini, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporu tamamen denetime elverişsiz olduğunu, teminat dışı verim düşüşleri, poliçe hükümleri, genel şartlar, tarife talimatlar kesinlikle dikkate alınmadığını, davalının delillerinin incelenmediğini, yalnızca davacının aylar sonra tek taraflı olarak yaptırdığı tespit raporu dikkate alındığını, hasar olduğu beyan edilen tarihte elma ağaçlarının henüz tomurcuk patlaması evresinde olduğu, yani genel şartlar uyarınca henüz teminatın başlamadığı ve bu dönemde meydana gelen düşük sıcaklıklar nedeniyle teminat dışı nedenlerle oluşan verim azalmaları olduğu, fotoğraf ve rapor gibi kesin delillerle sabit olmasına rağmen, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu delillerin incelenmediğini, hiçbir teknik inceleme ve araştırmayı barındırmayı barındırmadığını, tazminat hesabı poliçe hükümlerine tamamen aykırı olduğunu, raporda ödenmesi gerçekleşmeyen masrafların maliyet hesabından düşülmemesi gerektiği belirtildiğini, hasar tazminat hesaplamasının toplam sigorta bedeli üzerinden ve yalnızca poliçedeki veriler üzerinden yapılması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, devlet destekli bitkisel ürün sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu'nun 12 vd. maddeleri. 3.Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dava, devlet destekli bitkisel ürün sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek hasardan sonra yapılmayan masrafların maliyet hesabından düşülmemesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa don hasarı sebebiyle artık yapılmayan masrafların zarar miktarından düşülmesi ve sigorta hukukunda temel ilke olan gerçek zarar belirlenerek bu miktara hükmedilmesi gerekir. Bu davaya konu arazilerde don olayından sonra yapılmayan masrafların mahsubundan sonra gerçek zararın hesaplanarak davanın değerlendirilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle rizikodan sonra yapılmayan masraflar indirilmeyerek tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.