6. Ceza Dairesi 2020/583 E. , 2021/14702 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I-) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında mağdurlar ... ve ...'a yönelik yağma suçundan verilen beraat kararına yönelik katılan ... Hazinesi vekilinin temyiz itirazının incelenmesinde; Katılan vekilinin tefecilik suçu dışında diğer suçtan zarar görmesi mümkün olmadığı ve bu suç yönünden davaya katılma ve hükmü temyi…
**6. Ceza Dairesi 2020/583 E. , 2021/14702 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I-) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında mağdurlar ... ve ...'a yönelik yağma suçundan verilen beraat kararına yönelik katılan ... Hazinesi vekilinin temyiz itirazının incelenmesinde; Katılan vekilinin tefecilik suçu dışında diğer suçtan zarar görmesi mümkün olmadığı ve bu suç yönünden davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığından temyiz itirazının, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile CMUK 317. maddesi uyarınca REDDİNE; II-) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında mağdur ...’a yönelik yağma suçundan verilen beraat hükmünün incelenmesinde ise; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, III-) Sanık ... hakkında ...'a yönelik tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet ile sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...'a yönelik tefecilik ve sanıklar ..., ... ve ... hakkında ...’a yönelik tefecilik, suçlarından verilen beraat hükümlerinin incelenmesinde ise; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir Ancak, 1-Tefecilik suçunda ivaz karşılığı ödünç para alanların hukuki niteliğindeki bu tartışmalara karşın gerek öğretide gerekse yargısal kararlarda 5237 sayılı TCK döneminde farklı kişilere karşı ödünç para veren kişi hakkında bir suç işleme kararı ile hareket ettiği sürece zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği noktasında birlik bulunmaktadır. Yeni TCK döneminde TCK'nın 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçunun, kazanç elde etmek amacıyla borç para verilmesiyle oluşacağı, bunu meslek haline getirmenin suçun unsurları içerisinde yer almadığı da gözetilerek, değişik zamanlarda ve farklı kişilere karşı tefecilik eylemini zincirleme olarak işleyen sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinin uygulanması gerektiği, bu itibarla hukuki kesinti oluşturan iddianame tarihinden evvel sanık hakkında dava konusu olsun ya da olmasın tüm eylemlerin teselsülün içerisinde değerlendirilmesi, iddianame tarihinden sonraki eylemlerin ise gerçek içtima hükümleri ve varsa kendi içinde teselsül hükümleri değerlendirilmek suretiyle karara bağlanması gerekeceği; 19/03/2015 tarihli iddianame ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında adı geçen mağdurlara yönelik 2010-2014 yılları arasında gerçekleştirdikleri tefecilik suçundan ayrı ayrı dava açılmayıp TCK 241/1,37 maddelerince cezalandırılmaları istemiyle dava açıldığı dikkate alındığında, 5271 sayılı CMK’nın 225.maddesine aykırı olarak mağdurlara yönelik tefecilik eylemlerinden, beraat ve mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle eylemin bölünmezliği kuralına aykırı davranılması,