10. Ceza Dairesi 2018/5388 E. , 2023/10910 K. "İçtihat Metni" DURUŞMALI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir ol
**10. Ceza Dairesi 2018/5388 E. , 2023/10910 K.** **"İçtihat Metni"** DURUŞMALI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., Nematollah Ahmedi, ..., ... yönünden re'sen de temyize tabi olan hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin istemlerinin süresinden sonra olması, sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin istemlerinin hükmolunan cezanın süresine göre, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası, 1412 sayılı Kanun'un 318 inci ve 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddeleri uyarınca reddine karar verilmiş, duruşmalı inceleme talebinde bulunan sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafilerinin yöntemine uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmemeleri ve geçerli bir mazeret de bildirmemeleri nedeniyle; temyiz incelemesi sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden duruşmasız, sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin süresindeki isteği nedeniyle bu sanıklar yönünden duruşmalı olarak yapılmakla, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesini 02.12.2013 tarihli ve 2011/69 Esas, 2012/119 Karar sayılı kararı ile; Sanık ... yönünden uyuşturucu madde ithal etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 37 yıl 6 ay hapis ve 750.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, Sanık ... yönünden uyuşturucu madde ithal etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 45 yıl hapis ve 900.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, Sanıklar ..., ..., ... ve ... yönünden uyuşturucu madde ithal etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 30 yıl hapis ve 337.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanıklar hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, Sanıklar ..., ... ve ... yönünden uyuşturucu madde ithal etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 22 yıl 6 hapis ve 112.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanıklar hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, Sanıklar ..., ... ve ... yönünden uyuşturucu madde ithal etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 22 yıl 6 hapis ve 112.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanıklar hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, Karar verilmiştir. B. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanıklar müdafileri ile sanıklar ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 19.11.2015 tarihli ve 2015/3141 Esas, 2015/32982 Karar sayılı kararı ile; "Soyut ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması, sanık ... hakkındaki hükme esas alınan iletişimin tespiti ve dinlenmesi konusunda verilmiş bir karar bulunup bulunmadığının araştırılması, sanıklar ... ve ... hakkındaki sonuç hapis cezasının, TCK'nın 61. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca "otuz" yıldan fazla olamayacağı gözetilmeden fazla cezaya hükmolunması, sanıklar ..., ... ve ... hakkında TCK'nın 39. maddesi birinci fıkrasının ikinci ve son cümleleri gereğince yapılacak indirim sonucu "verilecek cezanın 8 yılı geçemeyeceğinin" gözetilmemesi, " nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. C. Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.04.2018 tarihli ve 2014/126 Esas, 2018/109 Karar sayılı kararı ile; Sanık ... yönünden uyuşturucu madde ithal etme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 25 yıl hapis ve 250.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına, Sanık ... yönünden uyuşturucu madde ithal etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 30 yıl hapis ve 300.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, Sanıklar ..., ..., ... ve ... yönünden uyuşturucu madde ithal etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 nci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 20 yıl hapis ve 150.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına, Sanıklar ..., ... ve ... yönünden uyuşturucu madde ithal etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl hapis ve 50.00,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına, Sanıklar ..., ... ve ... yönünden uyuşturucu madde ithal etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 39 uncu maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 6 yıl 8 hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine ilişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına, İlişkindir. C. Sanıklar Ricardo Alarcon Ocombo ve Brian Mckay müdafinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Sanıkların uyuşturucu madde ithal etme suçuna iştiraklarının bulunmadığına, İlişkindir. D. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Uyuşturucu madde ithal etme suçunun oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik ilk derece mahkemesince gerekçe gösterilmediğine, İlişkindir. E. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına, İlişkindir. F. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; Kararın temyiz edildiğine ilişkindir. G. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Sanık hakkında alınmış iletişim tespit kararı bulunmadığından delillerin yok hükmünde olduğuna, 4. Eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına, İlişkindir. H. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. I. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin yardım etme niteliğinde olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Bolivya’dan Güneysel İnşaat Kimya Metal Hafriyat Nakliyat Yapı Malzemeleri Limited Şirketi isimli firmaya gönderilen konteyner içerisinde kokain bulunan olayda fiziki takip tutanakları, telefon dinlemelerine ait tape tutanakları, arama ve muhafaza altına alma ile yakalama tutanakları karşısında sanıkların üzerlerine atılı uyuşturucu madde ithal etme suçunu işlediklerinin sabit olduğu gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, suçun sübutuna, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, sanık ...'nın eyleme asli fail olarak iştirak ettiğine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, adil yargılanmanın ihlal edildiğine ilişkin bir işlemin dosya içerisinde tespit edilemediği, sanık ... hakkında alınmış bir iletişim tespit kararı bulunmamakta ise de sanığın yaptığı görüşmelerin diğer suç ortakları hakkında alınan iletişim tespit kararları gereğince yapılan dinlemelerde tespit edildiği anlaşıldığından, ayrıca uyuşturucu madde ithal etme suçu uyuşturucu maddenin ülke sınırları içerisine girmekle tamamlanmış olmakla ithal suçuna teşebbüs mümkün olmadığından sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki hususlar dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. A. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu, B. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında hükmedilen adli para cezasının, "taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin" ihtarı yerine, “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine” denilmek suretiyle 18.06.2014 tarihinde kabul edilip 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası hükmü gözetilmeksizin infazı kısıtlar biçimde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, Değerlendirilmiş; ancak her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.04.2018 tarihli ve 2014/126 Esas, 2018/109 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden re'sen de temyize tabi olan hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322'nci maddesi gereği hükümlerin; A. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerinin çıkarılması ve yerlerine; "Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı kanunla yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53 ncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına", ibarelerinin eklenmesi, B. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki hüküm fıkralarının, sanıklara verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragraflarında “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine ve ödenmeyen adli para cezasmın hapse çevrilmesine” ibaresinin çıkartılarak yerine “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ibaresinin eklenmesi, Suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2023 tarihinde karar verildi. TEFHİM TUTANAĞI 12.12.2023 tarihinde verilen bu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı Osman Tonta'nın katılımıyla ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafii Avukat ..., sanık ... müdafii Avukat Nihan Yağmur'un yokluklarında ve sanık ... müdafii Avukat ... tarafından yetkilendirilen Avukat ...'ın, yüzüne karşı 14.12.2023 tarihinde, açık olarak okunup anlatıldı.