4. Ceza Dairesi 2014/19160 E. , 2015/23710 K. "" Tebliğname No : KYB - 2014/113991 Hakaret ve tehdit suçlarından şüpheliler A.. P.., S.. K.., A.. Ö.. ve A.. D.. haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30/05/2011 tarihli ve 2010/12794 soruşturma, 2011/14484 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin, Yalova Ağır Ceza Mahkemesi'nin 08/09/2011 tarihli ve 2011/1594 değişik iş sayılı kararının, A…
**4. Ceza Dairesi 2014/19160 E. , 2015/23710 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname No : KYB - 2014/113991 Hakaret ve tehdit suçlarından şüpheliler A.. P.., S.. K.., A.. Ö.. ve A.. D.. haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30/05/2011 tarihli ve 2010/12794 soruşturma, 2011/14484 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin, Yalova Ağır Ceza Mahkemesi'nin 08/09/2011 tarihli ve 2011/1594 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 10/04/2014 gün ve 113991 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi: İstem yazısında; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, somut dosyada müştekinin Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan ifadesinde, tanık olarak babası olarak belirttiği A. S. isimli kişiyi gösterdiği gibi avukat A.. P.., avukat S.. K.., A.. D.., A.R. O. ve Y. C. B. haklarında şikayetçi olduğu ancak, Y. C. B. isimli kişi hakkında herhangi bir karar verilmediği gibi, diğer şüphelilerin ve tanık olarak zikrettiği A. S.'ün ifadelerinin de alınmadığı, yine şüphelilerden avukat olduğunu belirttiği A.. P.. ve S.. K..'ın kimlik bilgileri ilgili Baro Başkanlığından araştırılarak avukat olduklarının tespiti halinde, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun ilgili hükümleri gereğince soruşturma yapılması gerektiği gözetilmeyerek, söz konusu eksikliklerin giderilmesine yönelik her hangi bir işlem yapılmadan doğrudan şüpheliler haklarında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği dikkate alındığında, ortada 5271 sayılı Kanun'a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun'un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA I-Olay: