T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:25/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:31/10/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:25/11/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendiri…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:25/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:31/10/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:25/11/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile aralarında erik satışına ilişkin sözleşme olduğunu müvekkilinin malları teslim etmesine rağmen davalının bedeli tam olarak ödemediğini bu sebeple icra takibi yaptıklarını takibe haksız olarak itiraz ettiklerini belirtmiş itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde kendilerine gönderilen malların ihraca uygun olmayan ayıplı mallar olduğunu, bunun öğrenilmesiyle hemen davacıya ayıbın ihbar edildiğini kendilerine gönderilen faturanın da defalarca iade edildiğini en sonra 75 TL olan ürünün 20 TL üzerinden iadesine ilişkin fatura düzenlendiğini açılan takibi kabul etmediklerini belirtmiş davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Taraflar arasında bir satım sözleşmesi olduğu malların davalıya teslim edildiği tartışmasızdır. Sorun malların ayıplı olup olmadığı, fiyattaki düzenlemenin ve defterlere işlenen faturaların akıbetinin ne olacağı noktasındadır. Tanıkların ortak beyanına göre malların kamyon üzerinde iken kontrol edildiği anlaşılmaktadır. Davalı tanıkları her ne kadar asıl kontrolü malı indirdikten sonra poşetleri yırtarak yaptıklarını belirtmişler ise de yapılan bu işlem ile malların teslim anında da kontrol edilebileceği ve varsa ayıbın açıkça belirli olduğu anlaşılmaktadır. Tüm bunların yanında davalının ayıp iddiası yerinde görülse dahi tarafların iade faturaları ve son işlenen faturaya göre anlaşılan bedelden indirime gidildiği görülmekle ayıbın kabul edilerek bedelden indirildiği anlaşılmaktadır. Diğer yandan her ne kadar davalı taraf malları davacıya geri verdiğini belirtmiş ise de buna ilişkin bir teslim belgesi yoktur. Bu haliyle malların davalı yedinde kaldığı kabul edilmelidir. Faturaların da taraflar için kesin delil niteliğini haiz ticari defterlere işlendiği gözetildiğinde malların en son anlaşılan bedelinin ödenmediğinin ve davacının bu tutar üzerinden takibe geçmekte haklı olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple davanın ve faturaya bağlı olmakla likit olan alacak için icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş.." şeklindeki gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusu ayıbın kamyonda inceleme ile anlaşılabilecek açıkça belirli ayıp olarak değerlendirilemeyeceğini, bu hususta mahkemenin gerekçesine katılmanın mümkün olmadığını, davacının 20 TL üzerinden iade faturasını kabul ettiğini, sadece bu hususun bile davacının ürünlerinin ayıplı olduğunu kabul ettiğini gösterdiğini, müvekkilinin kötü niyetle itiraz etmediğini, aleyhlerinde tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, tarafların iade faturaları ve son işlenen faturaya göre anlaşılan bedelden indirime gidildiğinin ve ayıbın kabul edilerek bedelden indirildiğinin anlaşılmasına, bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli bulunmasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.772,91 TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 450,00 TL harcın mahsubu ile 1.322,91 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi. ...