11. Hukuk Dairesi 2010/9233 E. , 2012/1316 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi VEKİLİ : Av. ... VEKİLİ : Av. ... Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.04.2010 tarih ve 2009/649-2010/117 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dile…
**11. Hukuk Dairesi 2010/9233 E. , 2012/1316 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi VEKİLİ : Av. ... VEKİLİ : Av. ... Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.04.2010 tarih ve 2009/649-2010/117 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinden para tahsil ettiğini ve ödemediğini bunun üzerine müvekkilinin davalı şirket aleyhine Darmstadt Asliye Hukuk Mahkemesi'nde alacak davası açtığını ve mahkeme tarafından davanın kabulüne karar verildiğini, 25.564,59 Euro anaparanın 07/03/2000 tarihinden itibaren % 5 faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verildiğini, yerel mahkemenin kararının 15/11/2007 tarihinde kesinleştiğini ve apostille ile onandığını ileri sürerek Darmstadt Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 23 O 239/06 numaralı dosyasından verilen 10.04.2007 tarihli kararın ve usulüne uygun olarak onaylanmış tercümesinin tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, tenfiz koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacının davalı şirkette ortaklığının bulunduğu, davalı şirkete karşı alacak davaları açılarak hisse bedelinin iadesi yönünde daha önce taleplerde bulunulmuş ve açılan davaların TTK'nın 405/2 maddesindeki "Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler. Tasfiye payına mütaallik hakları mahfuzdur." şeklindeki yasal düzenleme dayanak yapılarak ret edildiği, ret kararlarının da Yargıtay tarafından onaylandığının bilindiği, davacının yabancı mahkemede dava açarak talebini hüküm altına aldırdığı, bu bağlamda davaya konu yabancı mahkeme kararının sonuçları ile Türk Yargı kararlarının çeliştiği ve kamu düzenine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, 5718 sayılı yasanın 54. maddesinin (c) bendi uyarınca, yabancı mahkeme hükmünün Türk kamu düzenine açıkça aykırı olduğu gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir. Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak alınmış ve kesinleşmiş ilamlar hakkında, yetkili mahkemenin tenfiz kararı verebilmesi için 5718 sayılı Kanun’un 54/c maddesi uyarınca, hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması gereklidir. ./... 2010/9233 2012/1316 S-2