T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/50 - 2026/484 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2024/50 ( KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS KARAR NO : 2026/484 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/05/2023 ESAS NO : 2022/589 E 2023/333 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TA…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/50 - 2026/484 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2024/50 ( KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS KARAR NO : 2026/484 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/05/2023 ESAS NO : 2022/589 E 2023/333 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 15/04/2026 YAZILDIĞI TARİH : 05/05/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin, davalıdan 24/04/2015 tarihli satış sözleşmesi ile 1 adet ... ... Otomasyon Ekmek Pişirme Makinesi satın aldığını, iş yerine kurulum yapıldıktan sonra makineden beklenen şekilde yararlanılamadığını, ısı ve buhar probleminden dolayı makinenin üretimde kullanılamadığını, ayrıca makinenin teknik şartnamedeki özelliklere sahip olmadığını, makinede bulunan bu ayıplar nedeniyle müvekkil şirket tarafından ayıplı malın iadesi ile ödenen bedelin tahsili ve uğranılan zararların karşılanması istemiyle Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/317 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, yapılan yargılama neticesinde 30/03/2022 tarih ve 2022/220 Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne hükmedildiğini, davacı şirketin halen makineden faydalanamadığını, zararının bulunduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla işçilik masrafları, yakıt giderleri ve makinenin tam kapasiteyle kullanılması için gerçekleştirilen harcamaları için şimdilik 300.000,00 TL’nin Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/317 Esas sayılı dosyasında davanın açıldığı 25/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 23/01/2023 tarihli dilekçe ile ise, talebin, davaya konu ayıplı malın müvekkil şirket uhdesinde kalmaya devam ettiği 20/04/2018 tarihinden Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında kararın verildiği 30/03/2022 tarihine kadar geçen zaman aralığında oluşan zararın tahsili istemine ilişkin olduğunu ifade ettiği görülmüştür. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili süresinden sonra ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/03/2022 tarih ve 2018/317 Esas, 2022/220 Karar sayılı dosyasının henüz kesinleşmediğini, alacağın ve tazminatın zamanaşımına uğradığını, makinede üretimden kaynaklı herhangi bir ayıbın bulunmadığını, makinenin sağlam, teknik kapasitesi ve performansı ile çalışır vaziyette kurulumunun yapıldığını, yoklukta gerçekleştirilen delil tespiti sırasında alınan bilirkişi raporuna süresinde itiraz edildiğini, tespit raporunda ... Ekmek Pişirme Makinası ile karşılaştırma yapıldığını, satıma konu ... ile ... makinalar arasında kapasite farkı bulunduğunu, bu iki makinanın karşılaştırılmasının yanlış olduğunu, dava konusu makinenin satış tarihi 2015 olup, aradan 3 yıl geçtikten sonra tespit raporu aldırıldığını, davacının bu 3 yıllık zaman diliminde fırının periyodik bakımlarını yaptırmadığını, bu nedenle makinenin belli başlı parçalarında aşınmalar ve eskimeler olabileceğini, kullanım hatasından kaynaklı sorunların da oluşabileceğini, makinenin ayıplı olduğuna, imalat hatasından kaynaklanan sorunlar bulunduğuna ve bu sorunların gizlendiğine ilişkin davacı iddialannın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin aynı talebi ile ilgili olarak Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/317 Esas sayılı dosyasında yargılama yapıldığı, söz konusu yargılamada taraflar arasında 24/04/2015 tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşmeye konu edilen ürünün Başkent marka ... tipinde ... otomasyon ekmek pişirme makinası olduğu, makina bedelinin 150.000,00 TL + KDV olarak kararlaştırıldığı, makinenin 08/06/2015 tarihinde davacı şirkete teslim edildiği, sözleşmede ürün için 1 yıl garanti süresi verildiği, Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/13 D. İş sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporu ile dava dosyasında hazırlanan bilirkişi raporlarında ürünün ayıplı olduğu yönünde görüş beyan edildiği, ürünün, saatte 1.1260 adet ekmek üreterek günde 10.000 adet ekmeği belli bir zaman içinde pişirmek ve işçilik giderlerini azaltmak amacıyla satın alındığı, ancak mevcut haliyle sadece 1.500 - 2000 adet ekmek pişirebildiği, üründeki ayıbın hukuki niteliğinin gizli ayıp olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulü ile 163.343,21 TL makina bedeli (150.000,00-TL+KDV) ile ürünün ayıplı olması nedeniyle 25.884,14 TL zararın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili, TBK'nın 229. maddesi uyarınca dava konusu makinanın davalıya iadesi yönünde hüküm kurulduğu, eldeki davada da davacı vekilince aynı hukuki zeminle faiz ile karşılanmayan zarara ilişkin talepte bulunulmuş ise de, davacı şirketin makinenin ayıplı olduğu iddiası ile dava açtığı, yargılama aşamasında, ayıplı ürünü kullanmanın ve zararı arttırmanın davacı kusuru olduğu, bu konuda davacı şirketin yedinde bulunan makineye ve çalışanlara ilişkin önlem alması gerektiği değerlendirmekle ve daha önce dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verildiği dikkate alınarak, karşılanmayan zararın bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; zararın ürünün kullanılmamasından kaynaklandığını, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/03/2022 tarih ve 2018/317 Esas, 2022/220 Karar sayılı dosyasında ayıbın gizli ayıp olduğunun ifade edildiğini ve davalı şirketin ağır kusurlu kabul edildiğini, müvekkil şirketin ayıplı makineden kaynaklı zararı istemesine karşın mahkemece hatalı değerlendirme ile karşılanamayan zarara ilişkin gerekçe oluşturulduğunu, somut olayda Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde davanın açıldığı 25/04/2018 tarihi ile kararın verildiği 30/03/2022 tarihi arasındaki süre zarfında oluşan zararın istenildiğini, davacı şirketin yaptığı işçilik masrafı ve yakıt giderleri ile makinenin tam kapasiteyle kullanılması için gerçekleştirilen harcamaların tahsilinin şart olduğunu, müvekkil şirketin ağır kusur oluşturan ayıplar nedeniyle makineyi kullanamadığını, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi kararından sonra ihtarname ile ayıplı malın sökümünün yapılacağının ve makinenin iade edileceğinin davalı şirkete bildirildiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/03/2022 tarih ve 2018/317 Esas, 2022/220 Karar sayılı dosyası ile gizli ayıplı olduğu belirlenen ekmek pişirme makinesi için yaptığı işçilik masrafı ve yakıt giderleri ile makinenin tam kapasiteyle kullanılması için gerçekleştirdiği harcamaları isteyip isteyemeyeceği noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, alacak talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/03/2022 tarih ve 2018/317 Esas, 2022/220 Karar sayılı dosyasının yapılan incelemesine göre, davacı şirketin, davaya konu ... ... Otomasyon Ekmek Pişirme Makinesinin ayıplı olduğu, makinenin üretimde kullanılamadığı, ayrıca makinenin teknik şartnamedeki özelliklere sahip olmadığı iddiasıyla ayıplı malın iadesi ile ödenen bedelin tahsili ve uğranılan zararların karşılanması amacıyla davalı şirket hakkında açtığı davada yapılan yargılama sonucunda, üründeki ayıbın hukuki niteliğinin gizli ayıp olduğu, TBK'nın 225/2. maddesinde satıcılığı meslek eden kişilerin bilmesi gerekli ayıplar bakımından ağır kusurlu olduklarına ilişkin kanuni bir karineye yer verildiği, satıcının mesleği gereği bilmesi gereken ayıpları bilmemesi halinde de ağır kusurlu kabul edilmesi gerektiği, zorunlu olmamakla birlikte satıcılığı meslek edinenlerin genellikle tacirler olduğu, bunların ayıplı mal tesliminde ağır kusurlu satıcı muamelesi göreceği, söz konusu alım-satım ilişkisinde alıcının tacir sıfatının bulunup bulunmamasını önem teşkil etmeyeceği, davalının da fırın makinaları alım satım işi ile uğraşan tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlık için meslekten satıcı olarak değerlendirileceği, bu itibarla üründe bulunan ayıp konusunda ağır kusurlu olarak kabul edileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne hükmedilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 18/04/2025 Tarih ve 2025/421 Esas, 2025/430 Karar sayılı ilamıyla somut olayda ağır kusurun bulunmadığı belirtilerek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bu durum karşısında, kesinleşen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/03/2022 tarih ve 2018/317 Esas, 2022/220 Karar sayılı dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile mevcut deliller dikkate alındığında, 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu dikkate alınarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, somut olayın niteliği ile öncesinde kesinleşen ve eldeki dava ile bağlantısı olduğu tespit edilen mahkeme kararı gözetilerek, zamanaşımı kapsamında değerlendirme yapılarak davanın bu gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekirken, ayıplı ürünü kullanmanın ve zararı arttırmanın davacı şirketin kusurlu davranışından kaynaklandığı, bu konuda davacı şirketin yedinde bulunan makineye ve çalışanlara ilişkin önlem alması gerektiği belirtilerek ve daha önce dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verildiği, bu hali ile karşılanmayan zararın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde isabet bulunmamıştır. Açıklanan bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf isteminin gerekçe yönünden kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2 maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; 2-Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/589 Esas, 2023/333 Karar sayılı ve 05/05/2023 tarihli kararının HMK 353/1-b-2. maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, 3-a-Davacının davasının ZAMANAŞIMI NEDENİYLE REDDİNE, b-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL harcın, peşin alınan 5.123,25 TL harçtan düşümü ile fazla alınan 4.391,25 TL harcın kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde yatırana iadesine, c- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, d-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 48.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, e-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, e-Yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde HMK'nın 333. maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, f-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflar anlaşamadıklarından, Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2 maddesi uyarınca Bakanlık bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin, davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden 4-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafça yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-İstinaf incelemesi aşamasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 8-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 15/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."