11. Hukuk Dairesi 2009/4687 E. , 2011/3500 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi t Mahkemesi’nce verilen 11.11.2008 tarih ve 2008/323-2008/376 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22.03.2011 gününde davacı avukatı .. ile davalı avukatı .... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve…
**11. Hukuk Dairesi 2009/4687 E. , 2011/3500 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi t Mahkemesi’nce verilen 11.11.2008 tarih ve 2008/323-2008/376 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22.03.2011 gününde davacı avukatı .. ile davalı avukatı .... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette %50 pay sahibi bulunduğunu, diğer %50 pay sahibinin davalı ... olduğunu, birlikte temsil ve ilzama yetkili olduklarını, müşterek imzalarla birçok sözleşmeler yapıldığını, 10.07.2007 tarihli TSG yayınlanan karar ile şirket müdürlüğüne şirketin %50 pay sahibi davalı ... ile birlikte pay sahibi olmayan ve fakat bu davalının ortak bulunduğu başka şirkette işçisi olan diğer davalının atandığının öğrenildiğini, karar altındaki imzasının iradesinin hileli yolla ve fesada uğratılarak elde edildiğini, o tarihli karar defterine şirketin ‘KURT’ olan unvanına ‘ER’ ibaresinin eklenmesi amaç ve kastıyla imzasının alındığını, davalıların kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin menfaatlerinin risk altında bulunduğunu ileri sürerek, davalı şirketin 26.06.2006 tarihli kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilleri şirket ile ...’a husumet düşmeyeceğini, davacının kötüniyetli bulunduğunu, öğrenci olduğu için müdürlük yapamayacağından bu görevinden isteği ile ayrıldığını, açığa imza attığını ve diğer iddialarını kanıtlaması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, iptali istenen ortaklar kurulu kararındaki imzalardan birinin %50 pay sahibi davacıya ait olduğu hususun çekişmesiz bulunduğu, davalı ...’un şirketin kuruluşundan beri davacı ile birlikte temsil ve imzaya yetkili olduğu, limitet şirkette müdürün ortak olma zorunluluğunun olmadığı, davacının açığa imza attığını iddia ettiği, bunun sonuçlarını öngörmesinin gerektiği, iddiasını yazılı kanıtla ispat etmesinin zorunlu olduğu, tanıkla ispatın mümkün bulunmadığı, suç teşkil edecek hususta yemin teklif edilemeyeceği, iddianın kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.