11. Hukuk Dairesi 2014/15724 E. , 2015/2998 K. "" MAHKEMESİ : ...FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ...Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/03/2014 tarih ve 2012/229-2014/60 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değiş…
**11. Hukuk Dairesi 2014/15724 E. , 2015/2998 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ...FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ...Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/03/2014 tarih ve 2012/229-2014/60 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili asıl davada, müvekkilinin yıllardır ticari faaliyetinde kullanmakta olduğu 29/03/1990 tarihinde adına tescil edilen “...” markasıyla aynı ibarenin davalı tarafından, müvekkili şirketi çağrıştıracak şekilde ve müvekkilinin izni olmaksızın bilerek ve iltibas yaratmak amacıyla kendi mal ve hizmetlerinde kullanıldığını, bu durumun müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davacı markasına tecavüzün tespitini, ref ve men'i ile hükmün ilanını talep ve dava etmiş; birleşen davada ise; aynı gerekçelerle davalı adına tescilli “....” ve “....” markalarının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asıl davadaki uyuşmazlığın birleşen dosyadaki uyuşmazlığın halline bağlı olması nedeniyle öncelikle birleşen dosyadaki hükümsüzlük talebiyle ilgili yapılan değerlendirilmede, davacının “...” ibareli markasının TPE nezdinde daha önceki tarihte tescil edildiği, dolayısıyla davacı markasının tescilli mal ve hizmetler yönünden eski tescil olduğu, sunulan faturalar reklam giderleri, şubeler ve markanın kullanımına ilişkin sözleşme örnekleri ve promosyonlara ilişkin dokümanlar incelendiğinde de, davacının “...” ibareli markasının WIPO kriterleri ve TPE tarafından yapılan incelemede aranan kriterler değerlendirilmek suretiyle tanınmış marka statüsünde bulunduğunun anlaşıldığı, davalının hükümsüzlük talebine konu her iki markasında da “...” ibaresi aynen alınmış olup, davalı markasındaki şekil ilavesi ve özel yazı ile oluşturulmuş ... ibaresinin davacı markasından uzaklaşmasına yeterli olmayıp, ayrıt edicilik sağlamaya da yeterli olmadığı, davacı markasındaki ibare ile davalı markalarındaki ibarenin tüketiciler nezdinde karıştırılmaya yol açacağı, en azından bu markaları görenlerin davacı ile davalı markası