11. Hukuk Dairesi 2008/9492 E. , 2010/773 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gebze Asliye 2.Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Gebze Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.04.2008 tarih ve 2005/338-2008/205 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları
**11. Hukuk Dairesi 2008/9492 E. , 2010/773 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gebze Asliye 2.Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Gebze Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.04.2008 tarih ve 2005/338-2008/205 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı bankada 1992 yılında 6.734 Hollanda Florini tutarında vadesiz döviz tevdiat hesabı açtıklarını ancak ellerindeki hesap cüzdanıyla 2005 yılında parayı çekmek için müracaatlarında bankanın böylebir hesap olmadığını söyleyerek parayı ödemediğini ileri sürerek, 6.734 Hollanda Flori’nin faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davaya konu hesabın 1992 yılında kapanışı üzerinden 10 yılı aşkın süre geçtiğinden ilgili belgelere ulaşma imkânı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacılara ait hesaptaki paranın ödendiğinin banka tarafından ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, davalı banka nezdindeki mevduat hesabında bulunduğu ileri sürülen paranın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, 1992 yılında açıldığı iddia olunun dava konu mevduat hesabına ilişkin banka kayıtları üzerinde yapılan incelemede, 1992 yılı kasa yevmiye defter kaydında davaya konu hesabın açılış ve kapanış kayıtlarının mevcut olduğu belirlenmiştir. Bu durumda mahkemece, dava tarihi itibariyle 13 yıl önce açılan hesabın aynı yıl içerisinde kapandığına ilişkin kasa yevmiye defterindeki kaydın davaya etkisi tartışılmadan yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Ayrıca, davaya konu mevduat hesap cüzdanında hesap sahibi olarak ...’ün isminin üzeri kalemle çizilmek suretiyle “...” isminin yazıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacılardan hangisinin gerçek hesap sahibi olduğu araştırılıp, aktif husumet ehliyeti yönünden belirleme yapılmaksızın davanın her iki davacı açısından da kabulü yerinde görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.