7. Hukuk Dairesi 2021/837 E. , 2022/803 K. "" 7. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi ... ... Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.02.2018 tarihinde verilen dilekçeyle satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 28.05.2019 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacı vekili ve davalı ... ve ... vekili tarafından talep edilmiştir. İstanbul B…
**7. Hukuk Dairesi 2021/837 E. , 2022/803 K.** **"İçtihat Metni"** 7. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi ... ... Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.02.2018 tarihinde verilen dilekçeyle satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 28.05.2019 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacı vekili ve davalı ... ve ... vekili tarafından talep edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, bir kısım davalıların talebinin kabulüne dair verilen kararın Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 08.02.2022 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. ... ile karşı taraftan bir kısım davalılar vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Davacı vekili; davalıların murisi ... ile ... arasında resmi şekilde düzenlenen 05/06/1970 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satışı vaadedilen Samandıra Mahallesindeki taşınmazlara ilişkin hak ve alacakların davacı tarafından ...'dan temlik alındığını, 1993 yılından bu yana taşınmazların davacının zilyetliğinde olup emlak vergisinin de davacı tarafından ödendiğini, dava konusu edilen taşınmazların davalıların murisleri adına olan kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ve arkadaşları vekili, İstanbul Anadolu 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/332 Esas sayılı dosyasında davaya konu satış vaadi sözleşmesinin iptali için açtıkları davanın derdest olduğunu, sözleşmenin sahte olması ihtimalinin bulunduğunu, davaya konu taşınmazların fiilen teslim edilmediğini, 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu bildirmiş, davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ..., ..., ..., ..., ... davayı kabul ettiklerini bildirmişlerdir. İlk Derece Mahkemesince, davacının taşınmazda zilyetliği bulunmadığı ve davaya konu taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin 05/06/1970 tarihinde yapıldığı, dava konusu taşınmazların sözleşmenin yapıldığı tarihte niteliklerinin imar parseli olmadıkları, çalılık ve tarladan ibaret oldukları, 3194 sayılı İmar Kanunun 18. maddesinin son fıkrası hükmü gereğince ifa olanağı söz konusu olmayan taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden dolayı tapu iptali ve tescil kararı verilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili ve bir kısım davalılar ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.