İSTİNAF KARAR TARİHİ : 01/10/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 01/10/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili 19.09.2023 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin maliki olduğu,…
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 01/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 15/04/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ........ VEKİLİ :Av..... DAVALI :........ VEKİLİ :Av..... DAVA : İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ : 01/10/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 01/10/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili 19.09.2023 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin maliki olduğu, müvekkili sigorta şirketine ........ numaralı ZMSS poliçesi ile sigortalı bulunan ........ plakalı minibüsün; içerisinde 15 kişi ile birlikte Kadınhanı İlçesi istikametinden gelip, Ilgın İlçesine seyir halinde iken Kadınhanı-Ilgın Karayolu 15. Km civarına geldiğinde aracın sol kısmı ile orta refüj taşlarına çarpıp 20 metre kadar refüj taşlarının üzerinde gidip, şoförün yol hakimiyetini tamamen kaybederek tekrar yol üzerine çıkması ve gidiş yönüne doğru sağ tarafa savrulup şarampolden aşağı yoldan çıkması sonucunda ve takla atarak aracın sağ yanı üzerinde durması ile tek taraflı, ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza yapan aracın sürücüsünün olay yerini terk ederek kaçtığını ancak daha sonra Ilgın C.Başsavcılığının ... Soruşturma no'lu dosyası kapsamında yapılan soruşturma neticesinde, aracın sürücüsünün ........ isimli bir şahıs olduğunun belirlendiğini, sürücünün kazayı kendisinin yaptığını itiraf ettiğini ve taksirle ölüme sebebiyet suçlamasını kabul ettiğini, kaza yapan aracın 10 kişilik bir araç olup, sürücünün araca 15 kişi alarak trafiğe çıktığını, bu aracın yolcu taşıma ruhsatı da bulunmamasına rağmen, yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu ile trafiğe çıkan sürücü ........'ın meydana gelen kazada %100 kusurlu olduğunu, söz konusu kazada ........ plakalı araçta bulunan ........'nin vefat ettiğini, vefat eden ........'nin mirasçılarının vekilleri Av......... aracılığı ile Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yaparak, müvekkili sigorta şirketinden tazminat talebinde bulunduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile vefat eden kişinin mirasçılarına tazminat ödenmesine karar verildiğini, bu kararın müteveffanın mirasçıları tarafından Kırıkhan İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, bu yasal gelişmeler neticesinde müvekkili sigorta şirketince, müteveffanın mirasçılarına 501.713,26 TL destekten yoksun kalma tazminatının ödendiğini, bu ödemelerin Kırıkhan İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına 23.08.2021 tarihinde 77.213,26 TL ve 25.03.2022 tarihinde 424.500,00 TL olmak üzere iki kısımda toplam 501.713,26 TL olarak yapıldığını, ödenen bu tazminatın, davalı şirketten tahsili için Ilgın İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlu şirketin borca haksız ve dayanaksız bir şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, itirazın iptalini talep ettikleri bu dosyada ki alacaklarının likit ve muayyen olup, davalının iş bu dosyaya yaptığı itirazın iptaline karar verilmesini, yine aynı kaza neticesinde araçta bulunan yolculardan ........ yaralandığını, bu kaza nedeniyle uğradığı zararların tazmini için müvekkili sigorta şirketi aleyhine dava açtığını, Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen dava neticesinde mahkemece 08.11.2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı karar ile davacının davasının kabulüne karar verildiğini, bu kararın davacı tarafından Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, müvekkili şirketin bu ilama istinaden başlatılan icra takip dosyasına 21.12.2022 tarihinde 580.426,62 TL ödeme yapmak durumunda kaldığını, yapılan bu ödemenin rücuen tahsili için davalı-borçlu şirket hakkında Ilgın İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin iş bu takibe de haksız ve dayanaksız bir şekilde itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, davalı şirket, hakkında başlatılan Ilgın İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve ... Esas sayılı icra takiplerine haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini, davalı - borçlunun icra takiplerine vaki itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, söz konusu alacak haklarının kanundan kaynaklandığını, borçlunun takiplere itirazının hukuki dayanaktan yoksun olduğundan bahisle; Fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davalının Ilgın İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ... Esas sayılı dosyalarına vaki itirazının ayrı ayrı iptaline, takiplerin aynen devamına ve her dosya alacağı için davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ........ Şirketi vekilinin 26.11.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından açılan davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetki itirazlarının bulunduğunu, takip dosyasına yapılan itirazın kötüniyetli ve haksız olmadığını, davacı sigorta şirketiyle talepler açısından yapılan sözlü ve yazılı beyanlarda, araç sürücüsünün alkol raporunun olmadığının belirtildiğini, bu sebeple de rüc'u edeceklerinden bahsettiklerini, taraflarınca birçok defa ve farklı zamanlarda alkol raporu, kaza tutanağı ile istenilen diğer sair evrakların davacıyla paylaşıldığını, buna rağmen takip tutanaklarında dayanak olarak kaza tutanağı eksikliği ve alkol raporu olmaması dayanağı ile takipler başlatıldığını, taraflarınca belgelerin davacıya iletilmesine rağmen haksız takiplerin müvekkili şirket adına başlatıldığını, davacı sigorta şirketi ile kazada tazminat talebi ileri sürdüğünü diğer iki tarafta araç sürücüsüne talep yönlendirmek yerine müvekkili şirkete karşı talep doğrulttuklarını, her ne kadar araç maliki olan şirketin sorumluluğu bulunsa dahi araç sürücüsünün ........ olduğunu ve motorlu taşıtı idare eden kişinin olması nedeniyle onun sorumluluğuna gidilmediğini, zira bunun tek açıklamasının talep edilen bedellerin müvekkili şirketten kolaylıkla karşılık bulacağı olduğunu, savcılık soruşturma dosyasında ifadeler incelendiğinde müvekkili şirketin yetkilisi olan ........'in tanık sıfatıyla alınan beyanında aracın kazayı yapan kişiye vermediğini, aracını ........ isimli kişiye 15 günlüğüne verdiğini beyan ettiğini, kazayı gerçekleştiren ........ isimli kişiyi ne gördüğünü ne de tanıdığını, burada araç maliki olan müvekkilinin arkadaşına aracını vermiş olması arkadaşına duyduğu güven dolayısıyla teslim ettiğinin açık olduğunu, arkadaşının onun güvenini suistimal etmesi nedeniyle aracı başkasına vermiş olması sebebiyle normal şartlarda kefil dahi olmayacağı bir kişinin oluşturduğu zarardan müteselsilen sorumlu tutulmasının vicdanen rahatsızlık oluşturduğunu, rücu şartlarının gerçekleşmediğini, öncelikle aracı kullanan kişi açısından müvekkili tarafından rızaen bir teslim olmadığını, diğer taraftan araç sürücüsünün meydana gelen kazada kastı veya ağır kusurunun bulunmadığını, zira bu kazanın taksir sonucu gerçekleştiğini, aracın lastiğinin patlamasında araç sürücüsünün ağır kusurundan veya kastından söz edilemeyeceğini, davacı şoförün yol hakimiyetini tamamen kaybederek kazanın meydana geldiğinden bahsettiğini, araç lastiği patlayan bir aracın hakimiyetinin tamamen kaybedilmesi kadar olağan bir husus bulunmadığını, bu nedenle uyulması gereken kurallar ve yasaklara uyulmadı gerekçesiyle sürücünün %100 kusurlu olduğunun kabul edilemez bir tespit olduğunu, aracın kaza tarihinde yolcu taşıma belgesinin bulunduğunu, icra takiplerinin yetkisiz icra müdürlüklerinde açıldığını, yetki itirazlarının haksız olmadığını, icra takiplerine sunulan aktüer raporunun hatalı olduğunu, raporların müvekkili ile paylaşılmadığını, icra takipleri dolayısıyla davanın davalı ve borçlu sıfatında olan müvekkili şirketin takip etme imkanının kısıtlanması için bu yola başvurulduğunu, davacının bu davada ihtiyati tedbir talep etmiş olması dahi davacının kötü niyetini ortaya koyduğunu, müvekkilinin kaza sonrası davacı şirkete araç hasarı için hasar dosyası üzerinden görülen hasar talebinde bulunduğunu ancak eksik evrak neticesiyle başvurusunun reddedildiğini, ancak yine davacı şirketin araca bedelinden çok az bir teklif sunarak aracı almayı teklif ettiğini, müvekkilinin Sigorta Tahkim Kuruluna başvurduğunu ancak talebin değerlendirilebilmesi için nihai cevabın yeterli olmadığını ayrıca sigortaya yapılan ilk yazılı başvurunun gerektiği bildirilerek taleplerinin değerlendirilmeye alınmadığını, zira başvurunun müvekkili tarafından davacının websitesi üzerinden yapıldığını bu başvuruya ait yazının taraflarına verilmesi istenmiş ise de davacı sigorta şirketinin bu evrakı taraflarına vermediğini, sigortalı olan davalı müvekkilinin aynı kasko ve sigortalar kapsamında talebin değerlendirilmemesine rağmen sigorta şirketinin diğer tazminatları ödemiş olmasının başından beri sigorta şirketinin olumsuz tutum içerisinde hareket ettiğini gösterdiğini, bu nedenlerle öncelikle yetki itirazında bulundukları ve yetkili olan İstanbul Anadolu mahkemelerine ve icra müdürlüklerine gönderilmesi gerekli olması nedeniyle davanın reddi ile davacının aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "Aktüerya bilirkişisi ........ tarafından düzenlenerek sunulan 05.02.2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; davacının Ilgın İcra Müdürlüğünün ... Es. sayılı dosyasından 501.713,26 TL asıl alacağının bulunduğu, ihtiyati haciz masraflarına ilişkin alacağını davacının ispat edemediği, yine davacının Ilgın İcra Müdürlüğünün ... Es. sayılı dosyasından 580.807,47 TL asıl alacak, 19.190,47 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 599.997,99 TL alacağının bulunduğu, davalı ........ Şirketi'nin Ilgın İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı ve Ilgın İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyalarından yapılan itirazında haksız olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; Ilgın İcra Müdürlüğünün ... Es. sayılı dosyasından 501.713,26 TL asıl alacağa yönelik davalının itirazının iptali ile bu miktar alacak ve asıl alacağa icra takip tarihi olan 27/07/2022 tarihinden itibaren yıllık %9 oranını geçmemek üzere değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, İik.67/2.maddesi gereğince kabul edilen 501.713,26 tl alacağın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Ilgın İcra Müdürlüğünün ... Es. sayılı dosyasından 580.807,47 TL asıl alacak, 19.190,47 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 599.997,99 tl alacağa yönelik davalının itirazının iptali ile bu miktar alacak ve asıl alacağa icra takip tarihi olan 04/05/2023 tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, İİK.67/2.maddesi gereğince kabul edilen 599.997,99 TL alacağın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş olup; DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; Ilgın İcra Müdürlüğünün ... Es. sayılı dosyasından 501.713,26 TL asıl alacağa yönelik davalının itirazının İPTALİ ile bu miktar alacak ve asıl alacağa icra takip tarihi olan 27/07/2022 tarihinden itibaren yıllık %9 oranını geçmemek üzere değişen oranlarda YASAL faiz uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, İİK.67/2.maddesi gereğince kabul edilen 501.713,26 TL alacağın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Ilgın İcra Müdürlüğünün ... Es. sayılı dosyasından 580.807,47 TL asıl alacak, 19.190,47 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 599.997,99 TL alacağa yönelik davalının itirazının İPTALİ ile bu miktar alacak ve asıl alacağa icra takip tarihi olan 04/05/2023 tarihinden itibaren değişen oranlarda YASAL faiz uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, İİK.67/2.maddesi gereğince kabul edilen 599.997,99 TL alacağın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE," şeklinde hüküm kurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin, sürücü ........'ın aracı kullanmak için yeterli sürücü belgesine sahip olmamasını ve olay yerini terk etmesini temel rücu sebepleri olarak kabul ettiğini ve bu gerekçelerle müvekkil şirket aleyhine hüküm kurulduğunu, rücu şartlarının oluşmadığını, yerel mahkemenin ZMMS Genel Şartları B.4. Maddesini ve ilgili Yargıtay içtihatlarını hatalı yorumladığını, Yerel mahkemenin, özellikle Ilgın İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu olan ve ........'nin vefatı nedeniyle ödenen tazminatın rücuen tahsilinde, kendi atadığı aktüerya bilirkişisinin hesapladığı destekten yoksun kalma tazminatı (364.262,97 TL) yerine, Sigorta Tahkim Komisyonu kararına istinaden davacı sigorta şirketince ödendiği iddia edilen daha yüksek meblağın (501.713,26 TL) tamamının rücuuna karar verdiğini, somut olayda rücu şartlarının varlığının, müvekkil şirketin kusursuzluğu, illiyet bağının yokluğu ve talep edilen tazminat miktarlarının doğruluğu gibi hususların ciddi bir hukuki tartışmayı ve yargılamayı gerektirdiğinden, müvekkil şirketin itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğunun kabul edilemeyeceğini, bu nedenle müvekkil aleyhine İİK 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yasaya ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu, yetki itirazlarının reddinin de yerinde olmadığını, hükmedilen vekalet ücretlerinin hesaplamasının da hatalı olduğundan bozulmasının gerektiğini, tüm bu nedenlerle Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/04/2025 tarihli ... Esas ... Karar sayılı kararının kaldırılmasını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın müvekkil şirket açısından reddine, müvekkil aleyhine hükmedilen icra inkar tazminatlarının kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Mahkemece verilen karar, davalı yanca istinaf edilmiştir. Dava, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı tarafından zarar gören üçüncü kişilere yapılan ödemenin, Zorunlu Mali Mesuliyet sigortalısından, ehliyetsizlik ve olay yerini terk nedeniyle rücu istemine ilişkindir. Bu tür davalarda sigortacı 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasasının 95/2. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B-4. maddesi gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir. Rücu davaları; gerçek zararının giderilmesi amacına yönelik olup, zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir. Dolayısıyla zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı da, ödediği meblağın tamamını değil, ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusu bulunanlardan isteyebilir. -Sorumluluk yönünden itirazda; Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4.c maddesi uyarınca, aracın Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından kullanılması sırasında doğan zarar nedeniyle yapılan ödemenin ''sigorta ettirenden'' rücuen talep edilebileceği düzenlenmiştir. Somut olayda davalı, dosya içerisinde bulunan kaza tarihini kapsayan zorunlu trafik sigorta poliçesi örneğine göre sigorta ettiren/sigortalı konumunda olup davacının akidi durumundadır. Her ne kadar davalı aracın kendisine ait olmadığını, gerçekte başkasına ait olduğunu iddia etmiş, bu nedenle sözleşen sıfatı kalmadığını savunmuş ise de, buna dair noterde yapılmış herhangi bir devir sözleşmesi ibraz etmediği gibi, davacı sigorta şirketine de bu yönde bir bildirimde bulunduğuna dair belge ya da savunması bulunmamaktadır. Kaldı ki davacı kaza tarihi itibariyle aracın kayden maliki durumundadır. Bu durumda mahkemece husumetin davacıya düştüğü gözetilerek davanın esasına girilip karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, taraf sıfatına (husumete) ilişkin itirazının reddine dair karar vermek gerekmiştir. (Bkz. Aynı yönde emsal YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2014/9616 ESAS, 2016/8819 KARAR;YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2012/5056 ESAS, 2012/9320 KARAR sayılı ilamları) -Sair yönlerden; Dava, ZMMS sigortacısı davacı tarafından, zarar gören üçüncü kişiye ödenen tazminatın rücuen kendi sigortalısına yönelik, ehliyetsizlik ve olay yerini terk sebepleriyle rücusu isteminde ilişkindir. Sigorta Genel Şartlarından Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı " B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili madde "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise, c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar, ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise, d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa, e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse, f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir. Sigorta hukukunda asıl olan, sigorta poliçesi kapsamında kalan rizikonun gerçekleşmesi halinde zararın sigortacı tarafından karşılanmasıdır. Ancak bazı durumlara ilişkin kanuna veya poliçe genel şartlarına hükümler konularak, zarar teminat dışına çıkarılabilmektedir. ZMMS genel şartlarının B.4 maddesinde de teminat harici olan hususlar düzenlenmiş olup, bunlardan bir tanesi de kazadan sonra olay yerinin terk edilmesidir. Somut olayda ise, trafik tespit tutanağı, ceza dosyası kapsamı, beyanlar ve tüm deliller ile sabit olduğu ve aksi de iddia, ispat edilmediği üzere davaya konu araçtaki sürücünün olay yerini terk ettiği, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerin bulunduğu iddia ve ispat da edilmediğinden buna yönelik rücu sebebi gerçekleşmiştir. Ayrıca; Karayolları Trafik Kanunu'nu 36.maddesi ile bu kanuna bağlı yönetmelikte motorlu araçların, sürücü belgesi olmayan kişiler tarafından karayolunda sürülmesinin yasaklanmış olmasına; davaya konu olayda, yeterli sürücü belgesine sahip olmayan tarafından kullanılırken riziko meydana geldiğine göre, KTK'nun 95 ve Poliçe Genel Şartlarının 4. maddesi uyarınca sigortacının rücu edebileceği tazminat tutarının, sürücünün kusur oranı ve zarar görenlerin gerçek zararı kadar olabileceği dikkate alınıp, sigortalı aracın geçerli bir sürücü belgesi olmayan kişi tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararların teminat dışı olduğunun anılan düzenlemelerde belirtilmesine; Emniyet yazı cevabı ile sabit olduğu üzere kazanın kullanılan araca göre yeterli sürücü belgesi olmayan tarafından gerçekleştirilmiş bulunmasına göre ehliyetsizlik nedeniyle rücu şartının da gerçekleştiği anlaşılmıştır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle Karayolları Trafik Kanunu'nu 36.maddesi ile bu kanuna bağlı yönetmelikte motorlu araçların, sürücü belgesi olmayan kişiler tarafından karayolunda sürülmesinin yasaklanmış olmasına; davaya konu olayda, yeterli sürücü belgesine sahip olmayan kimse tarafından kullanılırken ve kanunda geçerli sebepler bulunmaksızın sonrasında olay yerinin terk edilmesi sonucunda riziko meydana geldiğine göre, KTK'nun 95 ve Poliçe Genel Şartlarının 4. maddesi uyarınca sigortacının rücu edebileceği tazminat tutarının, sürücünün kusur oranı ve zarar görenlerin gerçek zararı kadar olabileceği dikkate alınıp, belirtilen sebeplerle meydana gelen zararların teminat dışı olduğunun anılan düzenlemelerde belirtilmesine; ayrıca gerçek zararın da sigortanın yaptığı ödeme kapsamında olduğunun bakımından da alınan maluliyet ve ödemenin dayanağı hesap rapor tarihlerine göre belirlenen aktüer raporları ile de tespit edilmiş olmasına göre bu hususlara yönelik davalının istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Bunun dışında; üçüncü kişi yerine halefiyete dayalı olarak davanın açılmış bulunması nedeniyle HMK 16. Maddesindeki haksız fiilin gerçekleştiği yerde davanın açılmış olmasına; kabul ve reddedilen miktarlara göre karar tarihindeki AAÜT'ne göre nisbi tarife üzerinden vekalet ücretlerine hükmedilmiş olmasında da bir isabetsizlik bulunmadığından bu konulara dair itirazlar reddedilmiştir. Anlatılan sebep ve gerekçelerle, ilk derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 75.257,89 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan 18.814,50 TL nin mahsubu ile bakiye 56.443,39 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların davalı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi.01/10/2025 ..... Başkan ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Katip ... e-imzalı Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.