T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/672 KARAR NO: 2026/672 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/01/2026 EK KARAR ESAS NO: 2025/795 D.İŞ KARAR NO : 2025/795 D.İŞ DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz Kararına itiraz KARAR TARİHİ: 31/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 31/03/2026 TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Yapılan inceleme so…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/672 KARAR NO: 2026/672 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/01/2026 EK KARAR ESAS NO: 2025/795 D.İŞ KARAR NO : 2025/795 D.İŞ DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz Kararına itiraz KARAR TARİHİ: 31/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 31/03/2026 TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Yapılan inceleme sonunda D.İş dosyası üzerinden sunulan dilekçede;"...Borçlu ... tarafından ... Bankası ... Şubesine ait ... seri numaralı 27/11/2025 vade tarihli 650.000 TL bedelli çek, ... Bankası ... Şubesine ait ... seri numaralı 30/1 1/2025 vade tarihli 2.200.000TL bedelli çek ve ... Bankası ... Şubesine ait ... seri numaralı 10/12/2025 vade tarihli 2.000.000 TL bedelli çek müvekkile keşide edilmiştir. Müvekkil çekleri süresi içerisinde ilgili Bankaya ibraz ettiğinde çeklere karşılıksızdır işlemi yapılmış ve garanti kapsamında müvekkile çek yaprak bedelleri (toplamda 37.950 TL) ödenmiştir. Tarafımızca ilgili çeklerin tahsili amacıyla Kayseri Genel İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosya ile 11/12/2025 tarihinde icra takibi başlatılmış ancak henüz borçluya tebligat çıkarılmamıştır.Borçlu, yapılan talep ve ihtarlarımıza rağmen söz konusu borcu ödememiştir.Borçlunun müvekkil tarafından yapılan harici araştırmada kaçma ve mal varlığını kaçırma ihtimali mevcuttur. Alacağımız rehin ile teminat altına alınmamıştır. Bu nedenle borçlu hakkında yaptığımız icra takibi için, borca yeter tutarda, taşınır ve taşınmaz malları ile 3.şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz talebinde bulunma zorunluluğu doğmuştur.Ayrıca mahkemeniz nezdinde belirlenecek teminat verilecek süre içerisinde tarafımızca yatırılacaktır. Nitekim alacağımız rehin yada başka bir şekilde teminat altında da olmadığından alacağın tahsili tehlikeye düşmüş ve ihtiyati haciz talep etme gereği hasıl olmuştur. Talep olunan ihtiyati haciz kararı verilirken borçlunun yokluğunda ( Borçlu Dinlenilmeksizin) karar verilmesi..NETİCE VE TALEP : Yukarıda arz ve ızah edilen ve resen dikkate alınacak sebeplerle tensip buyurulacak teminat mukabilinde; 1.Borçlunun borca yetecek tutarda taşınır ve taşınmaz mal varlığına ve 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyaten haciz konulmasına, 2.İhtiyati haciz kararına borçlunun yokluğunda karar verilmesi...". talep edilmiştir. Mahkeme, 12/12/2025 tarihli gerekçeli kararıyla : "....GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1-Dilekçe ve ekindeki belgelerin incelenmesinden; borcun süresinde ödenmediği, İİK'nun 257. maddesindeki şartların varolduğu anlaşıldığından (4.812.050,00)-TL'na yetecek miktarda borçluların taşınır taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarından haczi kabil olanların İİK'nun 257. maddeleri uyarınca % 15 nakdi teminat veya kesin, süresiz banka teminat mektubu karşılığında İHTİYATEN HACZİNE, 2-Teminat yatırıldığında, işbu kararın infazı için ıslak imzalı ve mühürlü olarak ibraz edilmesi kaydı ile Kayseri İcra Dairesi'nin yetkili kılınmasına, 3-Talep tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca belirlenen 10.000,00-TL vekalet ücretinin ve 1.629,30-TL masrafın borçlu taraftan alınarak alacaklı tarafa verilmesine, gerekli giderlerin alacaklı tarafça karşılanmasına, haklı olması durumunda borçlu taraftan alınarak alacaklı tarafa verilmesine, ..." karar verilmiştir. İşbu karara, karşı taraf borçlu dilekçesiyle süresinde itiraz etmiştir. Mahkeme itirazı duruşmalı incelemiştir.Taraflara itiraz dilekçesi ve duruşma günü/saati tebliğ edilmiştir.Duruşmaya katılan taraf vekilleri mahkemece dinlenmiştir. 19/01/2026 tarihli celsedeki kısa kararıyla: "....1-İtiraz eden (borçlu) vekili tarafından mahkememizin 12/12/2025 tarihli 2025/795 D.iş Esas, 2025/795 D.iş Karar sayılı ihtiyati haciz kararına karşı yapılan İTİRAZLARIN REDDİNE, 2-Söz konusu ihtiyati haciz kararının AYNEN MUHAFAZASINA, 3-İhtiyati haciz talep eden tarafça yatırılan teminatın; 6100 sayılı HMK’nın 392/2. maddesi uyarınca, işbu ek kararın kesinleşmesinden itibaren bir ay içerisinde aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen tarafça bir tazminat davası açıldığı Mahkememize bildirilmediği takdirde, kararın kesinleşmesi ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, ..." karar verilmiştir. Bu kısa karar yönünden mahkemece ayrıca gerekçeli olarak 19/01/2026 tarihli ek karar da yazılmıştır.İşbu ek kararda da: "...DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE: Dava; mahkememizce verilmiş 12/12/2025 tarihli ihtiyati haciz kararına yapılan itiraza ilişkindir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)'nun 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup buna göre; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1–Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa..." İİK'nun 258. maddesi uyarınca da, alacaklı alacağı ve gerektiğinde haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermek zorundadır. İhtiyati haczin, bir para alacağının ödenmesini güvence altına alan ve borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasını ifade eden tedbir niteliğinde bir kurum olması nedeniyle mahkemece, bu yöndeki istem değerlendirilirken gerçeğe benzerlik karinesi ile hareket edilmelidir. Bilindiği üzere 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 265. maddesinde; "Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. (Ek ikinci fıkra: 17/7/2003-4949/63 md.) Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de ihtiyatî haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. (Ek fıkra: 17/7/2003-4949/63 md.; Değişik:2/3/2005-5311/17 md.) İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz. " hükmünü düzenlemiştir. Mahkememizce İİK'nun 265/4. maddesinin 2. cümlesi uyarınca duruşma açılarak itirazın incelenmesine karar verilmiştir. Mahkememizce ihtiyati haciz kararı verildiğinden itiraz hakkında da karar vermek görevi mahkememize aittir. İtiraz 7 günlük yasal süresi içinde yapılmıştır. İtiraza konu uyuşmazlık; karara konu olan 27.11.2025 tarih ... seri nolu 650.000,00 TL bedelli, 30.11.2025 tarih ... seri nolu 2.200.000,00 TL bedelli ve ... seri nolu 10.12.2025 tarih 2.000.000,00 TL bedelli çeklerdeki imzanın keşideciye ait olmadığı iddiasıyla ihtiyati hacze itiraz edilmiştir. İtiraz eden tarafça itirazını destekler bir delil sunmadığı ve icra hukuk mahkemesi kapsamında itirazı bulunduğunu beyan etmiştir. İhtiyati haciz talebine dayanak yapılan çeklerdeli imzaya inkarla ilgili itiraz hakkındaki incelemenin ancak ihtilafın esası hakkında usulüne uygun olarak görevli ve yetkili mahkemeye açılacak bir davada incelenip değerlendirilebilecek hususlardan, yani yargılamayı gerektiren husus olduğu, imza inkarı itirazının ihtiyati haciz kararına itiraz kapsamında mahkememizce araştırılamayacağı, itiraz edenin itiraz sebeplerinin İİK'nun 265. maddesinde sınırlı olarak sayılan ihtiyati hacze itiraz sebeplerinden olmaması nedeniyle ihtiyati hacze itirazın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İtiraz eden (borçlu) vekili tarafından mahkememizin 12/12/2025 tarihli 2025/795 D.iş Esas, 2025/795 D.iş Karar sayılı ihtiyati haciz kararına karşı yapılan İTİRAZLARIN REDDİNE, 2-Söz konusu ihtiyati haciz kararının AYNEN MUHAFAZASINA, 3-İhtiyati haciz talep eden tarafça yatırılan teminatın; 6100 sayılı HMK’nın 392/2. maddesi uyarınca, işbu ek kararın kesinleşmesinden itibaren bir ay içerisinde aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen tarafça bir tazminat davası açıldığı Mahkememize bildirilmediği takdirde, kararın kesinleşmesi ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, 3-İhtiyati haciz kararı ile harç alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-İhtiyati haciz talep eden tarafça herhangi bir yargılama gideri yatırılmadığı anlaşılmakla, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-İhtiyati haciz kararına itiraz eden tarafından yapılan yargılama giderinin itiraz edenin üzerinde bırakılmasına, 6-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 7-Kararın mahiyeti gereği ihtiyati haciz kararına itiraz eden lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 8-İhtiyati haciz kararı talep eden kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden itirazın reddi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince taktir olunan 12.500,00-TL maktu vekalet ücretinin ihtiyati haciz kararına itiraz edenden alınarak ihtiyati haciz kararı talep edene verilmesine, 9-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,..." şeklinde karar verildiği belirtilmiştir. İtiraz eden karşı taraf borçlu vekili işbu ek kararı süresinde istinaf etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : İtiraz eden Karşı Tarafça sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; "Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin yukarıda değişik iş ve karar numarası belirtilen dosyasının 19/01/2026 tarihli kararıyla 12/12/2025 tarihli 2025/795 D.iş Esas, 2025/795 D.iş Karar sayılı ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazlarımızın reddine karar verilerek müvekkil hakkında aleyhine olarak ihtiyati haciz kararının aynen muhafazasına karar verilmiştir. Ancak açıklayacağımız nedenlerden ötürü anılan karar hukuka aykırı olup istinaf sebeplerimizi sunmakla birlikte müvekkil hakkında verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını süresi içerisinde talep etmekteyiz. Şöyle ki; Öncelikle belirtmek gerekir ki müvekkilin böyle bir borcu bulunmamaktadır. Zira karara konu olan 27.11.2025 tarih ... seri nolu 650.000,00 TL bedelli, 30.11.2025 tarih ... seri nolu 2.200.000,00 TL bedelli ve ... seri nolu 10.12.2025 tarih 2.000.000,00 TL bedelli çekler yönünden süresi içerisinde usule uygun şekilde çekler üzerinde bulunan imzalara ilişkin itirazda bulunulmuştur. Bu kapsamda Kayseri 5. İcra Hukuk Mahkemesi 2025/764 E. Sayılı dosyası kapsamında söz konusu yargılama derdesttir. Hal böyleyken, müvekkile ait olmayan ve onun tarafından düzenlenmeyen çekler yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesi müvekkili mağdur etmiştir. Ancak ihtiyati haciz kararı veren ilk derece mahkemesine yapmış olduğumuz bu itiraz sebepleri reddedilmiş olup bu husus hukuka aykırılık teşkil etmektedir. Bu kapsamda müvekkilin böyle bir borcu bulunmadığından ötürü hakkında verilen ihtiyati haciz kararının istinaf başvuru dilekçemiz doğrultusunda kaldırılması gerektiği izahtan varestedir. İİK md.257'de belirtilen ihtiyati haciz şartlarının müvekkil açısından oluşmadığını beyan etmek isteriz. İhtiyati haczin yapılmasını haklı gösterecek delillerin hiçbiri dosyada mevcut değildir. İİK 257. Madde uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemesi, kaçırmaya yada kaçmaya hazırlanması yada hileli işlemlerde bulunması gerekmektedir. Ancak müvekkilin yerleşim yeri mevcut olup, mallarını gizlemesi yahut saklaması gibi davranışlar da söz konusu değildir. Hal böyleyken, müvekkil hakkında verilen ihtiyati haciz kararı mağdur etmiştir. Bu kapsamda itirazlarımızın kabulüne karar verilerek söz konusu ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerekmekteyken itirazlarımız hukuka aykırı şekilde reddedilmiş ve kararın aynen muhafazasına karar verilmiştir. Bu hususa açıkça itiraz ettiğimizi belirtmekteyiz. Dolayısıyla istinaf başvuru dilekçemiz doğrultusunda anılan kararın kaldırılması gerektiğini talep etmekteyiz. Kanun metninde açıkça belirtilen şartların hiçbiri huzurda bulunan dosyada yoktur. Bu itibarla, müvekkilin imzasını taşımayan ve haksız yere konulan ihtiyati haczin kaldırılmasını talep ederek işbu istinaf başvuru dilekçesini sunma zarureti hasıl olmuştur. İSTEM VE SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, işbu istinaf başvuru dilekçemizin kabulü ile, müvekkil aleyhine verilen ihtiyati haciz kararına karşı süresi içerisinde istinaf sebeplerimizi sunmakla beraber kararın kaldırılması ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline" karar verilmesini ileri sürmüş ve talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Ön inceleme yönünden bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf sebepleri yönünden esastan inceleme yapılmıştır. İstinaf edenin istinaf ve itiraz dilekçesinde ileri sürülen istinaf ve itiraz sebepleri, mahkemenin ihtiyati haciz kararı ile bu karara karşı yapılmış itirazın duruşmalı olarak incelenmesi sonucu verilen itirazın ve ihtiyati haciz kararının kaldırılması talebinin reddine dair gerekçeli ek kararda mahkemece yazılı ayrıntılı açıklamaları ile dosya kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde; Alacaklının ihtiyati haciz talebine dayanak olarak sunduğu belgenin .Borçlu ... tarafından ... Bankası ... Şubesine ait ... seri numaralı 27/11/2025 vade tarihli 650.000 TL bedelli çek, ... Bankası ... Şubesine ait ... seri numaralı 30/1 1/2025 vade tarihli 2.200.000TL bedelli çek ve... Bankası ... Şubesine ait ... seri numaralı 10/12/2025 vade tarihli 2.000.000 TL bedelli kambiyo senedi vasfındaki çekler olduğu, Lehdar adına düzenlenen işbu çekler yönünden ihtiyati haciz talep edenin yetkili hamil olduğu görülmüştür.Talep edilen ve karar verilen ihtiyati haciz miktarının çeklerin bedeli kadar olduğu (bankaca çek yaprakları yönünden ödenen yasal kısmın mahsubuyla kalan meblağ), mahkemece takdiren tayin edilen uygun teminat karşılığında ihtiyati haciz kararının verildiği, dolayısıyla dayanak işbu çekler yönünden İ.İ.K 257. maddesine göre ihtiyati haciz kararının kabulü için yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların bulunduğu anlaşılmıştır. İhtiyati haciz kararına karşı muteriz / borçlu tarafça ileri sürülen itiraz sebepleri tek tek incelendiğinde İ.İ.K 265. maddesinde sınırlı olarak sayılan ihtiyati haciz kararına karşı itiraz sebeplerinden olmadıkları,esasa dair ve imza sahteliğine ilişkin iddialarının/itirazlarının ancak çekişmeli ve uyuşmazlığın esası hakkında açılacak ayrı bir davada yapılacak yargılamada araştırılabilecek ve incelenebilecek hususlardan olduğu, İ.İ.K 265. maddesi gereğince ihtiyati haciz kararına vaki itiraz davasında incelenebilecek hususlardan olmadığı anlaşıldığından muteriz / borçlunun söz konusu ihtiyati haciz kararına karşı yaptığı itirazlarının reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de istinaf edilen 19/01/2026 tarihli ek kararıyla muteriz / borçlunun söz konusu ihtiyati haciz kararına karşı yaptığı itirazlarının ve ihtiyati haciz kararının kaldırılması talebinin reddine karar verilmiş olduğundan, istinaf edilen ek kararda mahkemece yazılı ayrıntılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen ek kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılığın bulunmadığı, ek kararın hukuka uygun olduğu, bu nedenlerle muteriz / borçlunun yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; 1-KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 19/01/2026 tarih ve 2025/795 D.İş Esas - 2025/795 D.İş Karar sayılı EK KARARINA karşı,karşı taraf muteriz/boçlu tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden karşı taraf muteriz/borçlu taraftan alınması gereken istinaf karar harcı kendisinden peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf eden karşı taraf muteriz borçlu tarafça yapılan istinaf posta/yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-HMK'nun 302/5. maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; HMK'nın 359/4. maddesi gereğince de karar tebliği, harç tahsil işlemleri ve gider avansı iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile İ.İ.K. 265/Son maddesi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 31/03/2026