T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/607 Esas KARAR NO: 2025/2169 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2021/126 Esas - 2022/802 Karar TARİH: 23/11/2022 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 18/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/607 Esas KARAR NO: 2025/2169 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2021/126 Esas - 2022/802 Karar TARİH: 23/11/2022 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 18/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan şirketin, 2018 yılı içinde ve 2019 yılının ilk ayında davalı şirkete bedellerini banka transferi yoluyla peşin olarak ödeme kaydıyla su, asma yaprağı ve yumurta satın aldığını, müvekkili şirket tarafından davalı şirketin ... ... A.Ş' ndeki TR02 ... hesabına gönderilen tüm ödemeleri gösteren, Katar bankası olan...' nin 03.09.2019 tarihli yazılı beyanı bulunmakta olduğunu, bu satışlar için, davanın konusu olmayan içme suları haricinde, yaprak ve yumurta satışları için, taraflar arasında herhangi bir yazılı sözleşme yapılmadığını ve whatsapp üzerinden karşılıklı olarak yazılı ve sözlü mesaj ve konuşma yoluyla, müvekkili tarafından davalı şirkete sipariş verildiğini ve davalı şirket tarafından siparişe göre proforma fatura düzenlenip gönderildikten sonra, müvekkili olan şirketin ödemelerini gerçekleştirdiğini, müvekkili olan şirketin, 2018 yılında, davalı şirkete 07.12.2018 tarih ve ... sayılı proforma fatura kapsamında 1248 koli yumurta yükü sipariş ettiğini ve fatura bedeli olan 32.448,00 USD' nı eksiksiz ödemiş olmasına rağmen, yük Katar' a ulaştığında davalı şirketin, taraflar arasındaki mutabakata ve proforma faturaya aykırı olarak, 18.12.2018 tarih ve ... sayılı konişmento dahilinde, sadece 931 koli yumurta yükü gönderdiği ve 8.242,00 USD değerinde 317 koliyi göndermediğinin anlaşıldığını, 2019 yılı Ocak ayı içinde, davalı şirketten 04.01.2019 ve ... sayılı proforma fatura dahilinde davalı şirketten 1700 koli yumurta yükü sipariş ettiğini, ancak mal bedeli olan 35.958,00 USD, 10.01.2019 tarihinde davalı şirkete, ödenmesine rağmen, davalı şirket bahse konu yumurta yükünü, bugüne kadar müvekkili şirkete teslim etmediğini, müvekkilinin davalı şirketten son olarak 06.01.2019 tarih ve ... sayılı proforma fatura dahilinde, davalı şirketten 34.255,00 USD bedelli 1656 koli asma yaprağı sipariş ettiğini ve 08.01.2019 tarihinde mal bedelini ödemesine rağmen, davalı şirket bu malları da bugüne kadar müvekkiline teslim etmediğini, davalı şirket yetkilisi ve çalışanları, yumurta yükü ve asma yaprağının, müvekkili şirkete gönderilmek üzere, gemiye teslim edildiğine ilişkin (asıl fatura, konişmento vs ) gibi evraklarını müvekkili olan şirkete ısrarla göndermediğini, önce gümrükte sorun çıktığı, daha sonra bahse konu yüklerin içinde olduğu konteynerlerin hasar gördüğü gibi gerçek dışı beyanlarla müvekkili şirket yetkililerini bir süre oyaladığını, ancak teslim etmeleri gereken yumurta ve asma yaprağı yüklerinin akıbeti konusunda müvekkili şirkete somut hiçbir açıklamada bulunmadıklarını, müvekkili olan şirketin, bedelini peşin ödediği malların davalı şirket tarafından gönderilmemesi nedeniyle ağır maddi zarara uğradığını ve uğradığı zararın davalı şirket tarafından giderilmesi için Türkiye' de yargı yoluna başvurmak zorunda kaldığını, davalı şirkete, eksik ve hiç göndermediği yumurta ve asma yaprağı siparişlerinden ötürü fazlaya ilişkin hakları ve munzam zarar talep etme hakklarını saklı tutmak kaydıyla, bedelleri ödenmiş olmasına rağmen, eksik ve hiç göndermedikleri yumurta ve asma yaprağı yükü karşılığı toplam 78.455,00 USD' nın, ödeme tarihlerinden itibaren işlemiş toplam 9.220,11 USD temerrüt faiziyle birlikte tahsili için, İstanbul Anadolu 17.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile taraflarınca ilamsız takip başlatılmış ise de, davalı şirket 29.12.2020 tarihinde ödeme emrine karşı müvekkili şirkete hiçbir borcunun olmadığı şekline itirazda bulunduğunu, tüm bu nedenlerle davalı şirketin İstanbul Anadolu 17.İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı icra takibine karşı yaptığı itirazın iptaline ve asıl alacak tutarının % 20'sinden az olmamak kaydıyla müvekkili şirkete icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine ve yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacının haksız, hukuka aykırı dava ve taleplerine itiraz ettiklerini, buna mukabil davacı hattı zatında müvekkili şirkete borçlu olduğunu, davacı şirket ... Katar ülkesinde kurulu bir şirket olup şirketin sahibi, ... olduğunu, ancak aynı kişinin Gaziantep ilinde kurulu ... GIDA İÇ ve DIŞ TİC.LTD. ŞTİ bulunmakta olduğunu, taraflar aralarındaki sözlü anlaşmaya bağlı olarak davalı ... bazı ihracat ve ürün teslimlerini ... şirketine direkt olarak yapmış bazı ürünleri ise ... GIDA İÇ ve DIŞ TİC.LTD. ŞTİ ne ihraç kayıtlı olarak yaptığını, bunun yanında yine ... şirketinin isteği üzerine Almanya ve Suudi Arabistan da yer alan ... şirketinin organik bağı olan şirketlere ihracaatlar yapıldığını, söz konusu farklı ihracatlar sözleşmede ... talebi ile bildirilen şirketlere yapılacağı kararlaştırıldığını, müvekkili olan davalı ... AŞ'nin davacı şirkete ve aynı kişiye ait ... şirketine yapmış olduğu ihracat ve ürün teslimleri müvekkili şirketin ticari defter ve belgelerinde aynı zamanda gümrük müdürlüklerinde kayıtlı olduğunu, davacı tarafın dilekçesinde yer alan Whatsap konuşma ve kayıtlarını, düzenlenmiş bulunan hiç bir geçerliliği olmayan proforma faturaları kabul etmediklerini, zira müvekkili olan şirketin ihracat ve ürün teslimlerini davacının talep ve siparişine uygun olarak usulünce ticari kayıt ve belgelerle yaptığını, 1-04.05.2018 tarihli 289752 fatura no.lu 15.147 usd RDX şirketine yapılan ilk ihracat olduğunu, ödemesinin 02.07.2018 tarihinde 15.188 usd yapıldığını, 26.07.2018 tarihli 289773 fatura no.lu 10.281 usdlik ... şirketine yapılan ihracat olduğunu, 18.06.2018 tarihli ... IS124 556 konşimento numaralı 3x40 lık konteyner, 15.147 usd lik su ihracı ( ... şirketine ... Kaynak Suları AŞ tarafından ... adına yapılan ihracat olup ödemesi ise 23.07.2018 tarihinde 15.096 usd yapıldığını, 02.08.2018 tarihli 289781 fatura no.lu 10281 usd ... şirketine yapılan ihracaat yapıldığını, 15.08.2018 tarihli 289795 fatura nolu 26.754,84 usd lik ( Asma Yaprağı ) ... GIDA İÇ ve DIŞ TİC.LTD. ŞTİ 'ne teslim edildiğini ve ... şirketine ihracaatı yapıldığını, 02.08.2018 tarihli 289782 fatura no.lu 4.000,00 usd lik İhracaat yapıldığını, ürün bedelinin ödenmediğini ve ... borçludur olduğunu, 18.07.2018 tarihli, 289772 fatura no.lu 18.127 usdlik ihraacat yapıldığını, ürün bedelinin ödenmediğini ve ... borçludur olduğunu, 16.08.2018 tarihli 289784 fatura no.lu 12.000,00 usd lik İhracaat yapıldığını, ürün bedelinin ödenmediğini ve ... borçludur olduğunu, 23.11.2018 tarihli 289881 fatura no.lu 34.528,25 usd lik İhracaat yapıldığını, ödemesinin 11.01.2019 tarihinde 34.204,00 usd yapıldığını, 17.12.2018 tarihli, SLİ ... fatura no.lu 25.511 usd lik ihracat ( Bu ihracat ... şirketi tarafından ... şirketine yapılmış ve ödemesi ise ... tarafından ... şirketine yapıldığını, ... bu ihracatın ödemesini 12.12.2018 de ... ye 32.397,00 usd olarak yaptığını, MNBU3873012 numaralı konteyner ile,...5 nolu konşimento ve 29.909,16 usd lik ( Asma Yaprağı ) ... GIDA İÇ ve DIŞ TİC.LTD. ŞTİ üzerinden ... şirketine gönderildiğini, iş bu ihracat ve ödemeler karşısında müvekkili davalı ... şirketinin ... şirketinden 29.821 USD alacağı bulunduğunu, huzurdaki davaya konu İstanbul Anadolu 17.İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi haksız ve hukuka aykırı olduğunu ve itirazlarının yerinde olduğunu, bu nedenlerle müvekkili davalı şirket davacı taraftan alacaklı olduğunu tüm bu nedenlerle davacının huzurdaki davada haksız olduğundan bahisle davanın davanın reddini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 23/11/2022 tarih ve 2021/126 Esas - 2022/802 Karar sayılı kararında;"Mahkememizce; İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden davalı şirketin ticari sicil kayıtları, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı'ndan davalı şirketin 2018-2019 yıllarına ait BA/BS formları, ... ... Anonim Şirketi'nden davalı şirketin hesap hareketleri istenilmiş, Gaziantep 2 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/177 Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilerek incelenmiş, İstanbul Anadolu 17. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası fiziken celp edilerek incelenmiş ve davalı tarafın ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden rapor alınmış, sonrasında mali müşavir, gümrük ve dış ticaret uzmanı bilirkişi ile bir nitelikli hesap uzmanı bilirkişiden oluşan heyetten hüküm kurnaya ve denetime elverişli kök ve ek rapor alınarak taraflara tebliğ edilmiştir. Dava, İstanbul Anadolu 17.İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir eda (alacak) davasıdır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Takip alacaklısı tarafından takip borçlusuna karşı açılır. Borçlu bu davaya karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirdiği itiraz sebepleri ile bağlı değildir. Borçlu cevap dilekçesinde itiraz ederken bildirmiş olup olmadığına da bakmaksızın bütün savunma sebeplerini bildirmelidir. Alacaklı bu davada alacağının varlığını 6100 sayılı HMK' ya göre caiz olan her türlü delille ispat edebilir.Celp ve tetkik edilen İstanbul Anadolu 17. İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı dosyasında; davacı takip alacaklısı tarafından 21/12/2020 tarihli takip talebi ile davalı takip borçlusu hakkında ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalı takip borçlusuna 29/12/2020 tarihinde tebliğ edildiği. takip borçlusu vekilinin 27/12/2020 tarihinde borca ve ferilerine karşı itiraz ettiği ve bunun üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin davacı takip alacaklısına tebliğ edilmediği, eldeki davanın yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı, toplanan ve değerlendirilen deliller ve alınan bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; taraflar arasında 2018 ve 2019 yılları içerisinde, su, asma yaprağı ve yumurta alım satımına ilişkin ticari ilişki gerçekleştiği, dava konusu yaprak ve yumurta satışları için, taraflar arasında herhangi bir yazılı sözleşme yapılmadığı, davacı şirket tarafından davalı şirkete sipariş verilip, davalı şirket tarafından proforma fatura düzenlenip gönderildikten sonra, davacı şirketin ödeme yaptığı iddiasında bulunduğu, davacı şirketin, 2018 yılında, davalı şirkete 07.12.2018 tarih ve ... sayılı proforma fatura kapsamında 1248 koli yumurta yükü sipariş ettiği ve fatura bedeli eksiksiz ödenmiş olmasına rağmen, davalı şirketin, taraflar arasındaki mutabakata ve proforma faturaya aykırı olarak sadece 931 koli yumurta yükü gönderdiği ve 8.242,00 USD değerinde 317 koliyi göndermediği, yine davacı şirketin 2019 yılı Ocak ayı içinde, davalı şirketten 04.01.2019 ve ... sayılı proforma fatura dahilinde 1700 koli yumurta yükü sipariş ettiği, ancak mal bedeli 10.01.2019 tarihinde davalı şirkete, ödenmesine rağmen, davalı şirketin bahse konu yumurta yükünü teslim etmediği, son olarak da davacı şirketin 06.01.2019 tarih ve ... sayılı proforma fatura dahilinde, davalı şirketten 1656 koli asma yaprağı sipariş ettiği ve 08.01.2019 tarihinde mal bedelini ödemesine rağmen, davalı şirketin bu malları da teslim etmediği iddialarıyla davacı şirket tarafından bedelleri ödenmiş olmasına rağmen, eksik ve hiç gönderilmeyen yumurta ve asma yaprağı yükü karşılığı toplam 78.455,00 USD' nın, ödeme tarihlerinden itibaren işlemiş toplam 9.220,11 USD temerrüt faiziyle birlikte tahsili için, İstanbul Anadolu 17.İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığı, davalı tarafın yasal süresinde takibe itirazı nedeniyle mahkememizde işbu itirazın iptali davasının açıldığı; davalı tarafın ise taraflar arasındaki sözlü anlaşmaya istinaden söz konusu malların bir kısmını direkt davacı şirkete teslim ettiklerini, bir kısmını ise davacı şirketin talebi ile dava dışı farklı bir şirkete teslim ettiklerini iddia ederek esasında davacı tarafın kendilerine borçlu olduğu iddiasında bulunmuş, taraflar arasındaki distribütörlük sözleşmesinin ihlali gerekçesiyle davacı taraftan alacak talebinde bulunarak karşı dava açmış olmakla, Mahkememizce 22/09/2021 tarihli celsede, yargılamanın daha sağlıklı yürütülebilmesi için karşı davanın HMK'nın 167. maddesi uyarınca iş bu dosyadan tefriki ile mahkememizin yeni esasına kayıt edilmesine karar verilmiş, işbu dosyada yargılamaya sadece asıl dava yönünden devam edilmiştir. Dosyada mevcut tüm belge ve deliller, proforma faturalar, paranın gönderildiğine ilişkin banka tarafından düzenlenmiş hesaptan EFT işlemine ilişkin dekont ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında mal satımına ilişkin satın alma siparişinin verildiği, sipariş ile ilgili davalı tarafça dosyaya sunulu proforma faturaların düzenlendiği, malların yurt dışından ithal edilen mallar olup, dava konusu proforma faturalara istinaden davacı ..... AND TRANSPORT tarafından alıcı ... DIŞ TİCARET İNŞAAT LOJİSTİK A.Ş.ye, 12/12/2018 tarihinde 32.397 USD havale işlemi yapıldığı, 10/01/2019 tarihinde 35.907,00 USD havale işlemi yapıldığı ve 11/01/2019 tarihinde 34.204,00 USD tutarında havale işlemi yapıldığı, davacı tarafın söz konusu proforma faturalara konu malların bedelleri ödenmesine rağmen bir kısmının teslimatının kendilerine yapılmadığı iddisına karşılık, davalı tarafın davacı şirket talimatı ile malların dava dışı şirkete teslim edildiği iddiasını sunduğu deliller ile usulüne uygun şekilde ispatlayamadığı, davacının ödediği proforma fatura bedellerinin banka kayıtları ile sabit olduğu, mahkememizce teslim edilmeyen malların birim fiyatları üzerinden resen yapılan hesaplama sonucunda davacı şirketin ödeme yapmasına rağmen teslim edilmeyen mal bedelinin 78.340,04 USD olduğu belirlenmekle, davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun İstanbul Anadolu 17. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 78.340,04 USD üzerinden devamına, asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren 1 yıl vadeli USD cinsi mevduata devlet bankalarının uyguladığı en yüksek faiz oranının uygulanmasına dair karar vermek gerekmiştir. Dosya kapsamında davalıyı temerrüde düşürücü bir ihtar bulunmamaktadır. Takip öncesi temerrüt faizi talep edilebilmesi için davalının TBK. 117 (eski TBK. 101) maddesi uyarınca temerrüt ihtarnamesi ile temerrüde düşürülmesi ya da borcun ödeneceği günün tarafların anlaşmasıyla kesin olarak belirlenmesi (TBK. m. 117/2) şarttır. Takibe kadar işlemiş faize yönelik davalı itirazının haklı olduğu değerlendirilerek takibe kadar işlemiş faiz tutarı bakımından davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir. İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacağın likit olduğu anlaşılmakla kabulüne karar verilen 78.340,04 USD asıl alacağın takip tarihindeki TL karşılığının %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, ''1-Davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun İStanbul Anadolu 17. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 78.340,04 USD üzerinden devamına, asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren 1 yıl vadeli USD cinsi mevduata devlet bankalarının uyguladığı en yüksek faiz oranının uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Alacak likit olduğundan kabulüne karar verilen 78.340,04 USD asıl alacağın takip tarihindeki TL karşılığının %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece yapılan yargılama neticesinde eksik ve hatalı bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın 78.340,04 usd yönünden kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olup, kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, Dosyada alınan tüm bilirkişi raporlarına karşı aşağıda yer alan itirazlarını dile getirmelerine rağmen, bilirkişiler tarafından bu hususlar hakkında inceleme yapılmadığını, birbiri ile çelişkili eksik raporlar hazırlandığını; aşağıda yer alan hususlar dikkate alındığında davacı tarafın müvekkili şirketten herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığının görüleceğini, 18.06.2018 tarihli ... IS124 556 konşimento numaralı 3x40'lık konteyner, 15.147 dolarlık su ihracı, müvekkili tarafından iş yerinde teslim (... (EXW) yöntemi ile yapıldığını ancak bilirkişi raporunda bu ihracatın hiç yer almadığını; söz konusu ürünlerin bedelinin müvekkili tarafından yapılmış olup, söz konusu ürünlerin ... tarafından davacı firmaya gönderildiğini; ihracata ilişkin belgeler ve ödemeye ilişkin belge delilleri arasında ve dosyada bulunmakta olduğunu; bilirkişi incelemesinde bu ihracatın atlanılmasının hatalı olduğunu; müvekkile yapılan ödemelerden bu tutarın da düşülmesi gerektiğini, 17.05.2018 tarihli ve ... beyanname numaralı ihracat bilirkişi tarafından eksik değerlendirildiğini; bahsi geçen ihracatın iş yerinde teslim (... (EXW) yöntemi ile yapıldığını; ürünlerin faturası ... tarafından davacıya KOCAELİ FABRİKA TESLİM olarak kesildiğini; müvekkili ...'a ürün ödemesini yapıp, ürünleri Fabrikadan teslim alıp, taşımasını gerçekleştirdiğini; müvekkilinin bu ürünlerin alımı için ...'a 9.801,00 dolar ödeme yaptığını; müvekkili ürünlerin fabrikadan alımı, Katar'a taşınması, gümrük işlemleri için davacıyla 15.147 dolara anlaştığını; davacı bu ürünlerin bedelini ve navlun bedelini 23.07.2018 tarihinde müvekkile ödediğini; açıklanan nedenlerle bu ihracatın raporda 15.147 olarak yer alması gerektiğini; raporda 5.346 dolar eksik yazıldığını, 17.12.2018 tarihli ve EX014537 beyanname numaralı ihracatın navlun bedeli ve müvekkilin davacı ile anlaştığı ücretin yazılmadığını; bu ihracat işleminin de ... tarafından ... (EXW) yöntemi ile yapılmış olup, ürün bedeli ve navlun bedeli müvekkili tarafından ödendiğini; navlun bedelinin 2.725 dolar, ürün karşılığında müvekkile ödenmesi gereken tutarın ise 32.448 dolar olduğu; hal böyleyken bilirkişi tarafından sadece ihraç faturasının dikkate alınmasının eksik ve hatalı olduğunu; bilirkişinin yalnızca müvekkilin alış faturasını yazdığını; söz konusu malın davacıya satışı ve taşınması müvekkili tarafından yapıldığı için, sadece alış faturasının yazılması yerine, müvekkilin davacıya satış faturası ve navlun bedelinin yazılması gerektiğini; bu nedenle navlun bedelinin ve müvekkilin satış bedelinin raporda yer alması gerektiğini; bu durumda davacının bu ihracat için müvekkile yapması gereken ödemenin 32.448 dolar ve navlun bedeli olarakta 2.725 dolar olduğunu; raporda 19.551 dolar yerine, 32.448 dolar+ 2.725 dolar yani 35.173 dolar yazması gerektiğini; raporda 15.622 dolar eksik yazıldığını, Davacı şirketin talebi doğrultusunda, davacının nam ve hesabına davacı şirketin yetkilisine yapılan ihracatlarda davacıya yapılmış ihracatlar olduğunu, davacı tarafından mahkemeye sunulan 21.03.2022 tarihli itirazında: "Raporundaki gibi, ...' nin hem müvekkil hem de davalışirketin hem de dava dışı ... Şirketinin ortaklarından biri olması nedeniyle, ... üzerinden tüm ödemelerinin gerçekleştirildiği doğru olsa da, cevaba cevap dilekçemizde vurguladığımız gibi Türk Hukuku açısından, doğrudan ... ad ve hesabına yapılmış davamıza konu müvekkil şirket ödemelerinin birbirlerinden ayrı olarak değerlendirmeleri zorunludur." şeklinde beyanda bulunduğunu, Davacının da bu beyanı ile 02.08.2018 tarih ve ... beyanname numaralı ihracat ile 16.08.2018 tarih ve EX046895 beyanname numaralı ihracatın, taraflar arasındaki su tedarik sözleşmesi doğrultusunda, davacının talebi ile davacı şirket yetkilisine gönderildiğini kabul etmekte olduğunu, Yine davacı şirketin 23.07.2018 tarih ve ... beyanname numaralı ihracatın da kendi talepleri doğrultusunda yapıldığını kabul edilmekte olduğunu; bu ihracat taraflar arasındaki su tedarik sözleşmesi doğrultusunda yapıldığını; 21.03.2022 tarihli bilirkişi raporuna karşı; "Müvekkil davacı şirketin ne kendisine doğrudan gönderilmiş mallardan ne de dava dışı firmalar ad ve hesabına yaptığı ödemelerden bakiye hiçbir borcu bulunmayıp, davalı şirket, müvekkil davacı şirkete olan borcu davamıza konu 87.675,11 USD' dır. " şeklinde beyanda bulunduklarını; yani şirket yetkilisine ve ... adlı şirkete yapılan ihracatın da davacı şirketin müvekkili şirkete yaptığı ödemelerden düşüleceğinin açıkça ortada olduğunu, Katar devletine gönderilen ürünler için müvekkili tarafından davacı şirket adına CIF ödemesi yaptığını; yapılan CIF ödemelerinin müvekkile gönderilen paradan düşülmesi gerektiğini; Katar’ın KİK üyeliği çerçevesinde üçüncü ülkelere uygulanan gümrük vergisi oranı pek çok ürün için CIF fiyatının % 5’i olarak belirlendiğini; müvekkili şirket tarafından KATAR'a gönderilen ürünler için ne kadar CIF ödemesi yapılması gerektiği Katar Gümrük İdaresinin Tek Pencere Sistemi internet adresinin aşağıda yer alan bağlantısından ulaşılabilmekte olduğunu; CIF ödemesi yapılmadan ürünlerin KATAR'a sokulmasının mümkün olmadığını; bu nedenle ihraç edilen ürünlere müvekkili tarafından davacı şirket adına yapılan ödemelerin de davacı tarafından gönderilen paradan düşülmesi gerektiğini; "https://www.....gov... 23/11/2018 tarihli 289881 yevmiye nolu fatura muhteviyatı ürünlerin davacıya teslim edildiğini bilsek dahi taşıması müvekkili tarafından yapılmadığından ve davacı dürüstçe teslim edildiğini beyan etmediği için 23/11/2018 tarihli 289881 yevmiye nolu fatura alacağının tahsili için dava açıldığını; davacı şirket yetkilisi ile Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/117 Esas sayılı dosyasında davalı konumunda bulunan ... GIDA İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ'nin yetkililerinin aynı olduğunu; her iki şirketin avukatlığının da AV.... tarafından yapılmakta olduğunu; kısaca iki şirket tek şirket gibidir. Açmış olduğumuz davaya karşı davalı şirket tarafından;"...' nin hem davalı şirketin hem de dava dışı ...' in ortak ve yetkilisi olması nedeniyle, herhangi bir hukuki sorun çıkmayacağı inancıyla görünüşte davacı şirket tarafından, davalı şirkete yapılmış gözüken satışların muhatabı aslında dava dışı ... firması olup, dava konusu faturaya konu asma yapraklarının bedelinin ödemesi de ... tarafından gerçekleştirilmiştir. "şeklinde "Kendileri de müvekkilimiz olan, ... firması vekili sıfatıyla, işbu davada davacı sıfatı taşıyan ... firmasına karşı açmış olduğumuz ve konusu ... firması tarafından, bedelleri tahsil edilmesine, ... firmasına eksik teslim edilmiş yumurta ve hiç teslim edilmemiş asma yaprağı ve yumurta yüklerinden doğan zararın tazmini için açmış olduğumuz 87.675,11 USD tutarlı ve halen İstanbul Anadolu 12.Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2021/126 E. Sayılı itirazın iptali davasına, bahse konu davanın davalısı ve işbu davanın davacısı ... şirketi tarafından verilmiş olan 05.04.2021 tarihli cevap dilekçesinin 2. Sayfasının 4.9 maddesinde aynen şu şekilde beyanvardır "....23.11.2018 tarihli ... fatura no' lu 34.528,25 USD'lik ihracat ( Bu ihracat ( ... in talebi üzerene ... GIDA İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. Üzerinden ... şirketine gönderilmiş. Ödemesi 11.01.2019 tarihinde 34.204,00 USD yapılmış..."Görüldüğü üzere, davacı şirket, İstanbul Anadolu 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/126 E. Sayılı davasında ödendiğini beyan ettiği, 23.11.2018 tarih ve ... sayılı asma yaprağı faturasının bu davada ise ödenmediğini ileri sürmekle öncelikle H.M.K Md.91' de tanımlanan dürüst davranma ve doğruyu söyleme yükümlülüğüne açıkça aykırı davranmaktadır. " şeklinde ve "Her ne kadar davacı şirketin dava konusu asma yükünün bedelinin, dava dışı ... firması tarafından ödendiği beyanı doğru ise de, söz konusu faturanın 11.01.2019 tarihinde ... tarafından 34.204,00 USD olarak ödendiği beyanı doğru değildir.Dava konusu 23.11.2018 tarihli faturaya konu asma yaprağı yükünün bedeli 29.07.2018 tarihinde ... swift referansı ile 29.000,00 USD olarak, ... firmasının ... bankasındaki hesabından, davacı şirketin ... Finansbak TR02 ... sayılı hesabına yatırılmıştır. " şeklinde beyanda bulunduğunu, (Ek-Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/117 Esas sayılı dosyasına sunulan cevap dilekçesi ve ekleri) Açıklamalardan da anlaşıldığı üzere 23/11/2018 tarihli 289881 yevmiye nolu fatura konusu ürünlerin de davacıya teslim edildiğini; davacı tarafın da bahsi geçen ürünlerin kendisine geldiğini kabul etmekte olduğunu; bu nedenle fatura bedelinin 34.204 doların da bilirkişi tarafından yapılacak hesaba eklenmesi gerektiğini; ayrıca bilirkişinin bu hususu mahkemeye bırakmak için öncelikle tercihli hesap yapmasını gerektiğini; raporda dolar olması gereken 44.204 dolar, TL cinsinden yazıldığını; bu hususa da açıkça itiraz etiklerini; görülen davanın sonucana göre ... GIDA İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ'ne karşı tüm talep ve dava haklarını saklı tuttuklarını, Davacı tarafın delil listesinde yer alan hesap listesi dikkate alındığında müvekkile gönderdiği paranın 167.894 dolar olduğunu; davaya cevap aşamasında davacının gönderdiği paraların karşılığı olan ürünlere ilişkin görülen davaya cevap verildiğini; görülen davanın taraflar arasındaki tüm alım-satım işlemlerine ilişkin olmadığını; hal böyleyken bilirkişilerin söz konusu paralar dışına çıkıp inceleme yapması davanın genişletilmesi kapsamında olup, davanın genişletilmesine muvakafat etmediklerini; davanın genişletilmesini kabul anlamana gelmemekle birlikte, daha önce dosyaya sadece davacının dayandığı gönderimlerin karşılığı olan faturaları mahkemeye sunduklarını; oysa davacıya bunlar haricinde de ürünler gönderildiğini; bunlardan birinin de ekte sundukları 24.09.2018 tarih, 289822 yevmiye nolu, 12.3709 dolar bedelli fatura olduğunu; tüm gönderimlere ilişkin hesaplama yapılacaksa bu faturanın da hesaplara eklenerek, müvekkile gönderilen paradan düşülmesi gerektiğini, Davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte hesaplanan faize itiraz ettiklerini; 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereği yabancı para alacaklarına Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmakta olduğunu; bu nedenle yapılan faiz hesaplamasına ayrıca itiraz ettiklerini, Davacı şirketin en başından beri dürüst davranmadığı, kötü niyetli olduğu Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan dava ile bir kez daha ispatlandığını ve davacının haksız kazanç etmek için uğraştığı açıkça ortada olduğunu, Görülen davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte icra inkar tazminatı için yasal şartlar oluşmamasına rağmen, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Son olarak HMK'nın 222. Maddesin gereğince davacı tarafın davada müvekkilin ticari defterlerine dayandığını; Yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde taraflar arasındaki hesabın tam olduğu, tarafların birbirinden alacaklı olmadığı dosyadaki raporlarla sabit olduğunu; müvekkilin ticari defterlerine göre tarafların birbirinden alacağının olmamasının nedeninin, müvekkilin davacıdan gelen para kadar, davacı firmaya ya da onun ad ve hesabına talimatıyla dava dışı firmalara ürün teslim edilmesinden kaynaklı olduğunu; müvekkilin ticari defterleri ile dosyada yer alan belgelerin (Alış-Satış Faturaları, Gelen para dekont açıklamaları, Konşimentolar,Beyannameler) birbiri ile uyumlu olması, davacı tarafın müvekkilin ticari defterlerine delil olarak dayanması ve ticari defterlere göre tarafların birbirinden alacaklarının olmaması nedeni huzurdaki davanın reddi gerektiğini, İleri sürerek, yukarıda kısaca arz ve izah olunan sebeplerle istinaf başvurularının kabulüyle kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Katılma yoluyla istinaf dilekçesi sunan davacı vekili dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 12.Asliye Ticaret Mahkemesi takip öncesinde davalı şirkete ihtarname göndermek suretiyle temerrüte düşürmelerinden ötürü, davalı şirket tarafından gönderilmeyen yumurta ve asma yükü karşılığı ödenen paralardan ötürü faiz talep edemeyecekleri sonucuna vardığını; dava dilekçelerinde, müvekkili davacı şirketin dava konusu alacağının borçlunun temerrüdü, sebepsiz zenginleşme ve haksız fiil olarak yarışmalı sorumluluk kapsamında değerlendirmesi gerektiğinin vurgulandığını; İstanbul Anadolu 12.Asliye Ticaret Mahkemesi' nin, takip öncesi dönem açısından faiz talep edemeyecekleri sonucuna varmış olmasının, davalı şirketinin dava konusu işlem ve eylemlerinin haksız fiil olarak değerlendirilmesi gerektiğinden hatalı olduğunu ve işlemiş faiz talebinin reddine ilişkin kısım yönünden kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; dava ve icra takibi dayanağı proforma fatura bedellerinin ödenmesine rağmen fatura konusu ürünlerin bir kısmının kısmen, bir kısmının hiç teslim edilmemesi sebebiyle ödenen bedelin davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, 07.12.2018 tarih ve ... sayılı proforma fatura kapsamında 1248 koli yumurta sipariş edilmesine ve 32.448,00 USD ödeme yapılmasına rağmen 18.12.2018 tarih ve ... sayılı konişmento dahilinde, sadece 931 koli yumurta gönderildiğini ve 8.242,00 USD değerinde 317 kolinin gönderilmediğini, 04.01.2019 ve ... sayılı proforma fatura dahilinde davalı şirketten 1700 koli yumurta sipariş edilmesine ve 35.958,00 USD ödeme yapılmasına rağmen fatura konusu emtianın gönderilmediğini, 06.01.2019 tarih ve ... sayılı proforma fatura dahilinde davalı şirketten 34.255,00 USD bedelli 1656 koli asma yaprağı sipariş edilmesine ve bedeli ödenmesine rağmen fatura konusu emtianın gönderilmediğini ileri sürerek avans olarak gönderilen bedellerin iadesine karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili, davacı tarafından ödenen bedellere ilişkin ürünlerin gerek doğrudan gerekse davacının yetkilisinin aynı kişi olduğu şirket veya farklı şirketler aracılığı ile davacıya teslim edildiğini, davacının alacağının bulunmadığını savunmuştur. İtirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. Davacı tarafından takip talebinde ve ödeme emrinde takip dayanağı olarak yukarıda belirtilen bedeli ödenmiş proforma faturaları ve ödeme belgelerine dayanıldığı ve davacı vekili tarafından yargılama sırasında da taraflar arasındaki ticari ilişkinin proforma faturaları üzerinden işlediği, cari hesap ilişkisi olmadığı beyan edilmiştir. Gerçekten de taraflar tarafından sunulan ve ihtilaf konusu olmayan ürün teslimlerine ilişkin faturalar, banka ödeme kayıtları, ihracat belgeleri incelendiğinde davacı tarafından proforma fatura ile sipariş verildikten sonra düzenlenen faturaya referans numarası olarak proforma fatura numarasının yazıldığı, davacı tarafından yapılan ödemelere ilişkin banka dekontlarında da ödemenin proforma fatura belirtilmek suretiyle yapıldığı, dolayısıyla taraflar arasındaki hukuki ilişkinin cari hesap ilişkisi kapsamında değil, dayanak yapılan proforma faturalar kapsamında ele alınması gerektiği, davalı tarafından ihracatların ya doğrudan davacıya ya da başka şirketler aracılığı ile davacıya yapıldığı, davalı tarafından teslim edilen ve ihtilaf konusu olmayan faturalara konu ürünlerin ihracat belgelerinin sunulduğu, ancak davacı tarafından açıklamalı olarak ödemelerinin yapıldığı banka kayıtları ve davalının ticari defterleri ile sabit olan dava konusu olan proforma faturalara konu ürünlerin tamamının gerek doğrudan gerekse dava dışı firmalar aracılığı ile davacıya ihraç edildiğine ve teslim edildiğine ilişkin belgelerin davalı tarafından sunulmadığı ve ürün tesliminin ispat edilemediği, davalı tarafından davacıya teslim edilen bir kısım ürünlere ilişkin navlun bedelinin ve ödemenin ve CIF ödemesinin de hesaba katılması gerektiğine ilişkin istinaf sebebi ileri sürülmüş ise de, davanın konusunun teslim edilmeyen ürünlere ilişkin ödenen bedelin iadesi olduğu,söz konusu teslimatlar ihtilaf konusu olmadığı gibi navlun ve CIF ödemelerinden kimin sorumlu olduğu hususunun da dava konusu olmadığı ve bu davada tartışılamayacağı, yine 23/11/2018 tarihli 289881 yevmiye nolu fatura muhteviyatı emtianın tesliminin iş bu davanın konusu olmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın cari hesap ilişkisi kapsamında değerlendirilmediğinden ileri sürülen bedellerin davacı alacağından mahsubunun mümkün olmadığı, Mahkemece işlemiş faiz talebinin reddine karar verildiği ve usul ve yasaya uygun olarak asıl alacağa takip tarihinden itibaren davalı vekilinin istinaf dilekçesinde belirttiği 1 yıl vadeli USD cinsi mevduata devlet bankalarının uyguladığı en yüksek faiz oranının uygulanmasına karar verildiği, davacının dava dilekçesinde delil olarak davalının ticari defterlerine münhasıran dayanmadığından sadece davalının ticari defterlerinin dikkate alınmasının mümkün olmadığı, davacı alacağı ödeme dekontları ile likit olduğundan icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşılmakla davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri, uyuşmazlığın sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanması ve davalının icra takibinden önce temerrüte düşürülmemesi sebebiyle işlemiş faiz talebinin reddi kararı yerinde olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan tarafların istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Tarafların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 38.637,17-TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 9.659,29-TL harcın mahsubu ile bakiye 28.977,88-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 18/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.