İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/01/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçelerini hukuka uygun düzenlenişini görev edindiği, poliçeye konu olan aracın öz…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/848 KARAR NO : 2026/11 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ TARİHİ: 07/12/2021 NUMARASI : 2019/57 Esas - 2021/1328 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/01/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçelerini hukuka uygun düzenlenişini görev edindiği, poliçeye konu olan aracın özelliklerine göre poliçe bedelinin sistemsel olarak belirlendiği, belirlenen bu bedelin poliçeye taraf olan ilgili kişiye bildirerek akabinde onayıyla işlemler gerçekleştirildiği, davalı aracına ilişkin poliçe hazırlanırken 2018 yılı trafik poliçesinde kullanım tarzının küçük otobüs olarak tramerde kayıtlı gözüktüğü için poliçe kesilirken kullanım tarzı sistemsel olarak küçük otobüs göründüğü ve poliçe bedelinin eksik hesaplandığı, araç sahibinin aracın büyük otobüs olduğu konusunda acentayı uyarmadığı, sigorta şirketinin poliçe kontrol ederek hatayı fark etmesi üzerine poliçenin gerçek bedelinin müvekkili acenteye borç olarak kaydedildiği ve 13/11/2018 tarihinde zeyilname ile 10.489,01-TL bedelli ek poliçe düzenlendiği, icra takibinde poliçe bedelinin davalıdan talep edildiği, aksi takdirde davalının sebepsiz zenginleşmiş olacağı, zira sigorta şirketi tarafından davalının ... plaka sayılı aracı 24.09.2018-24.09.2019 tarihleri için bu iki poliçe bedelleri toplamı karşılığında sigortalandığı, ancak davalı zeyilname ile tanzim edilen poliçe bedelini ödemediğini, bunun üzerine İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itirazı neticesi takibin durduğu, davalının takibe itirazının iptaline, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafa borcunun olmadığını, ruhsat fotokopisi gönderilerek davacı aracı kurumdan teklif alındığı, davacı aracılığı ile poliçe tanzim edildiğini, verilen teklife göre işlem yapıldığı, işlem yapıldıktan sonra 30 gün içinde iki tarafta TTK göre ihtar çekilerek bu tutarın istenilmesi gerektiği, sigorta yaptırıldığından bu yana hiçbir ihtar gelmediği, gelmediği gibi usule uygun olmayan icra takibi başlatıldığı, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile davacı aleyhine %20 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Tüm dosya kapsamı,toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; Alınan bilirkişi raporları oluşa ve denetime uygun bulunmakla Mahkemece de hükme esas alınmıştır. Davacı tacir olup basiretli davranma yükümlülüğü bulunmaktadır. Sigorta ettirenin beyan yükümlülüğü TTK 1435. maddesinde düzenlenmiştir. Kanunun 1438. maddesinde; bildirilmeyen veya yanlış bildirilen bir hususun ya da olgunun gerçek durumu sigortacı tarafından biliniyor ise beyan yükümlülüğünün ihlal edildiği ileri sürülerek sözleşmede cayılamayacağı, aynı Kanunun 1439.maddesinde; sigortacı için önemli bir hususun bildirilmemiş ya da yanlış bildirilmiş olması halinde, bunun öğrenilmesinden itibaren 15 gün içerisinde sözleşmeden cayılabileceği veya prim farkı istenebileceği öngörülmüştür. Somut olayda davalının aracına ait ruhsat bilgilerini davacıya poliçe düzenlenmesi öncesi verdiği, poliçenin araç ruhsatında yer alan bilgilere göre düzenlendiği, davalının bildirim yükümlülüğünü yerine getirdiği poliçe üzerinde yazan kayıtlardan anlaşılmaktadır. Bu kapsamda araç özelliklerine göre teklif alındığı ve buna göre dava konusu poliçenin düzenlendiğini değerlendirmek gerekir. Poliçe bedelinin eksik tahakkuk ettirilmesi davacı hatasında ileri gelmektedir. Dava konusu poliçenin düzenlenmesinden 50 gün sonra, sadece prim tutarı farkına ilişkin zeyilname düzenlenmesi ve bunun davalıya usulünce tebliğ edilmemesi, davacı acentenin ise zeyilnameyi düzenlendiği tarihten itibaren TTK'un 1414'ncü maddesi gereği bir ay içerisinde sigortalıya bildirme yükümlülüğünü yerine getirmediği, akabinde başlatmış olduğu takip ile davalı sigortalının fesih hakkının engellediği, bu çerçevede davacının sonradan keyfi olarak düzenlenen ek poliçeye dayanarak davalıdan alacak talebinde bulunamayacağı, davalı tarafın takibe yönelik itirazının anılan gerekçeler ile yerinde olduğu değerlendirilmekle açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş, ayrıca davacının takip yapmakta kötüniyetli hareket ettiği ispatlanamadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin yerinde görülmeyerek reddine, ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; poliçe bedelinin eksik tahakkuk ettirilmesi davacı hatasından kaynaklanmadığını, davacı acente TTK m.1416 gereği sigorta ettirene değişikliği bildirdiğini, TTK m.1414 gereği davacının değişikliğin bildirimi için 1 aylık bildirim yükümlülüğü olmadığını, TTK m.1414 gereği davacıya değişikliği bildirmek için değil, sigorta ettiren davalıya sözleşmeyi feshetmek için bir aylık süre öngörüldüğünü beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava, zeyilname ile öngörülen sigorta prim alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalının prim ödeme borcunun bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davacı acente tarafından ... plakalı otobüs hakkında 24/09/2018 tarihinde zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi düzenlenmiştir. Daha sonra 13/11/2018 tarihinde düzenlenen zeyilname ile sigorta primi araç tarz değişikliği gerekçesiyle 10.489,01 TL arttırılmıştır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "... plakalı otobüsün trafik sigortası zeyilnamesi trf araç tarz değişikliği ilave bedeli" sebebine dayalı olarak 10.489,01 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 18/12/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, takip borçlusunun itirazı üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 1435. maddesine göre, sigorta ettiren sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Sigortacıya bildirilmeyen, eksik veya yanlış bildirilen hususlar, sözleşmenin yapılmamasını veya değişik şartlarda yapılmasını gerektirecek nitelikte ise, önemli kabul edilir. Sigortacı tarafından yazılı veya sözlü olarak sorulan hususlar, aksi ispat edilinceye kadar önemli sayılır.TTK'nın 1439/1. maddesine göre ise, sigortacı için önemli olan bir husus bildirilmemiş veya yanlış bildirilmiş olduğu takdirde, sigortacı 1440 ıncı maddede belirtilen süre içinde sözleşmeden cayabilir veya prim farkı isteyebilir. İstenilen prim farkının on gün içinde kabul edilmemesi hâlinde, sözleşmeden cayılmış kabul olunur. Önemli olan bir hususun sigorta ettirenin kusuru sonucu öğrenilememiş olması veya sigorta ettiren tarafından önemli sayılmaması durumu değiştirmez.Sigorta poliçesi düzenlenmeden önce aracın ruhsatının davacı acenteye verilmiş olması ve gerek ruhsatta gerekse sigorta poliçesinde araç 48 olarak belirtilmesi karşısında, davalının, davacı acenteye eksik bilgi verdiğinin kabulü mümkün değildir. Sigorta poliçesi düzenlenirken aracın sistemsel(Tramer) kaydında küçük otobüs olarak görünmesi durumu ise sigortalının bilgi verme yükümlülüğü ile ilgili olmayıp, iddia olunan bu hatadan dolayı davalının sorumlu tutulması mümkün değildir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 08/01/2026