T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/455 - Karar No:2026/235 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/455 KARAR NO : 2026/235 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/06/2021 NUMARASI : 2018/744 E-2021/577 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/455 - Karar No:2026/235 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/455 KARAR NO : 2026/235 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/06/2021 NUMARASI : 2018/744 E-2021/577 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 27/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/02/2026 Eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 10.08.2018 tarihinde sözleşme imzalandığını, bu sözleşmenin 4.maddesine göre yaklaşık 5000 m2 beton silim işi yapılacağını, yine sözleşmenin 6 maddesine göre beton silim ücreti m2x4,00.-TL olarak anlaşıldığı, kesin hesabın işin bitirildiği gün yapılacak metraj ile birim fiyatının çarpılması sonucu tespit edileceğinin ve sözleşmenin 7. Maddesine göre işin bedeli üç parçaya bölündüğünü işin başında ortasında ve bitiminde eşit olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkili şirketin 13.08.2018 tarihinde başladığı ve işi 27.08.2018 tarihinde bitirerek teslim ettiğini, iş bittiği halde ödeme gerçekleşmediğini, müvekkili şirketin sözleşme kapsamında 6.750 m2 silim işini gerçekleştirdiğini, işin toplam bedelinin 6.750x4=27.000,00.-TL olduğunu, ödeme yapılmaması üzerine müvekkili şirketin iş bu borcun temini amacıyla Ankara 36. Noterliği 11197 Yevmiye numaralı 03.09.2018 tarihli ihtarnameyi keşide ederek borcun ödenmesini talep ettiğini, ihtarnamenin 06.09.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine Ankara 31. İcra Müdürlüğü 2018/10670E. Sayılı takip başlatıldığını, takibe itiraz üzerine takibin durduğundan bahisle itirazının iptaline haksız itiraz nedeniyle davalı aleyhine %20 inkâr tazminatına hükmedilmesine yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle; müvekkili şirket ite davalı arasında 10.08.2018 tarihinde imzalanan iş yapım sözleşmesi uyarınca davacının, müvekkiline ait ... Okulları şantiyesinin beton silim işini yüklendiği, öncelikli olarak borcun varlığının kesinlikle kabulü anlamına gelmemekle birlikte, davaya konu iddia edilen alacağın , sözleşmenin niteliği gereği, "aranacak borç" niteliğinde olması, işin yapıldığı yerin ... olması ve genel yetki kuralı gereği, 6100 Sayılı HMK uyarınca, yetkili ve görevli mahkeme Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan mahkemenin yetkisine itiraz edilerek davanın usulden reddi gerektiğini, ayrıca davacının iddia ettiğinin aksine, üstlenmiş olduğu işi bitiremediği gibi, yapılan iş miktarının da belirtilen m2’nin çok altında olduğunu, davacıyla akdedilen İş Yapım Sözleşmesi’nin 5. maddesi uyarınca, yapılacak işin sözleşmenin imza ve onaylanmasından başlayarak 6-10 gün içerisinde tamamlanacağı düzenlenmiş olmasına karşın, işin süresinde tamamlanmadığını, İş Yapım Sözleşmesi’nin 4. maddesi uyarınca, işin toplam ve kesin metrajı işin başlayacağı gün yapılacak ölçümlere göre tespit edileceği halde, davacı tarafından kesin bir ölçüm yapılmadığı gibi, müvekkilinin onayına sunulmuş bir toplam metraj miktarı da bulunmadığını, dava dilekçesi ile belirtilen toplam metraj miktarının tümüyle farazi olup gerçek metraj miktarının bir hayli üstünde olduğunu, bu hususun mahkeme tarafından mahallinde icra edilecek keşif ile de tespit edilebileceğini, İş Yapım Sözleşmesi'nin 10. maddesi uyarınca; iş davacı tarafından tamamlanmadığını ve bu nedenle müvekkili işveren veya yetkili personeli tarafından teslim almadığından sözleşme gereği davacın herhangi bir ödemeye hak kazanmasının da söz konusu olmadığını, davacı tarafça gönderilen Ankara 36. Noterliğinin 03.09.2018 Tarih ve 11197 Yevmiye Numaralı İhtarnamesi ile dava dilekçesinde iddia edilen hususların tamamı yer aldığını kendilerine cevaben gönderilen Sincan 2. Noterliği’nin 18244 Yevmiye numaralı ve 10.09.2018 tarihli ihtarnamesi ile işin tamamlanmadığı belirtilmesine ve ihbarnamenin tebliğinden itibaren işin 3 gün içerisinde tamamlanması, kesin iş metrajının tespit edilmesini ve müvekkili işveren veya yetkili personelinin kabulüne sunulmasını, bunları takiben ödeme yapılacağı bildirilmesine karşın, davacı yanın müvekkili aleyhine Ankara 31. İcra Müdürlüğü’nün 2018/10670 Esas saylı dosyası ile icra takibi başlattığını, davacı tarafın akdedilen sözleşmeye aykırı olarak, işin kesin metrajını belirlemediğinden ve bu nedenle sözleşme bedeli belirli olmadığından, ayrıca davacının süresinde işi tamamlamadığından ve usulüne uygun metraj tespiti yaparak müvekkili şirkete alacağını faturalandırarak göndermediğinden davacıya kanunen yapılması gerekli bir ödeme bulunmadığını, işbu hususlar göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle usul ve yasaya aykın davanın reddiyle, yargılama giderleri İle vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince: bilirkişi tarafından B blok 1-2-3 ve 4. Katlarda beton silim işi yapılan kısımların ölçüldüğü ve beton silim imalatının toplam 4.063,00 m2 olduğunun tespit edildiğini, davalı vekili tarafından sadece 3. ve 4. katlarda beton silim işi yapıldığı iddia edilmiş ise de, taraflar arasında imzalanan sözleşmede yapılan işin tahmini m2 sinin 5.000 m2 olarak belirlendiği, bu belirlemenin göz kararı yapıldığı, sadece 3. ve 4. katlarda beton silim işinin yapıldığı kabul edilirse yapılan toplam işin 1895m2 olacağı ve bu miktarın sözleşmede ön görülen miktarın çok altında kaldığı bu nedenle davacı tarafın B blok 1-2-3 ve 4. katlarda beton silim işi yaptığı, davacı vekili tarafından bilirkişi raporu itiraz dilekçesinde zemin katın beton silim işininde müvekkili tarafından yapıldığını iddia ederek rapora itiraz ettiği ancak keşif sırasında alınan beyanında müvekkilinin B blok 1-2-3 ve 4. Katlarda beton silim işi yaptığı bildirdiği anlaşıldığından itirazlarının yerinde görülmediği, davalı tarafından işin yarım bırakıldığı ve zamanında teslim edilmediği iddia edilmiş ise de bunu doğrular herhangi bir belgenin dosyaya ibraz edilmediği, ihtarında davacı tarafından çekilen ödeme ihtarından sonra karşı ihtar olarak gönderildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Ankara 31.İcra Müdürlüğünün 2018/ 10670 sayılı takip dosyasında davalının itirazın kısmen iptali ile 16.252,00TL asıl alacak ile 4,49TL işlemi faiz olma üzere toplam 16.256,49TL üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacak olan 16.252.00TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %19,50'yi geçmemek üzere avans faizi işletilmesine, alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: mahkemenin yetkisiz olduğunu, sözleşmenin niteliği gereği borcun aranacak borç olması nedeniyle işin yapıldığı yer olan Batı Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının iddia ettiğinin aksine, üstlenmiş olduğu işin bitirilmediğini, yapılan iş miktarının da belirtilen m²’nin çok altında olduğunu, davacıyla akdedilen İş Yapım Sözleşmesi’nin 5. maddesi uyarınca, yapılacak işin sözleşmenin imza ve onaylanmasından başlayarak 6-10 gün içerisinde tamamlanacağı düzenlenmiş olmasına karşın, işin süresinde tamamlanmadığını, yine sözleşmenin 4. maddesi uyarınca, işin toplam ve kesin metrajının işin başlayacağı gün yapılacak ölçümlere göre tespit edileceği halde, davacı tarafından kesin bir ölçüm yapılmadığı gibi, müvekkili onayına sunulan bir toplam metraj miktarının da bulunmadığını, dava dilekçesi ile belirtilen toplam metraj miktarının tümüyle farazi olduğunu, gerçek metraj miktarının bir hayli üstünde olduğunu, sözleşmenin 10. maddesi uyarınca; iş davacı tarafından tamamlanmadığından ve bu nedenle müvekkili işveren veya yetkili personeli tarafından teslim alınmadığından, sözleşme gereği davacının herhangi bir ödemeye hak kazanmasının söz konusu olmadığını, davacı tarafından gönderilen Ankara 36. Noterliği’nin 03.09.2018 tarih ve 11197 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile dava dilekçesinde iddia edilen hususların tamamının yer aldığını, kendilerine cevaben gönderilen Sincan 2. Noterliği’nin 18244 yevmiye numaralı ve 10.09.2018 tarihli ihtarname ile işin tamamlanmadığını belirtmelerine ve ihtarnamenin tebliğinden itibaren işin 3 gün içerisinde tamamlanması, kesin iş metrajının tespit edilmesini ve müvekkili işveren veya yetkili personelinin kabulüne sunulmasını, bunları takiben ödeme yapılacağını bildirmelerine karşın, davacı tarafça icra takibi başlatıldığını, davacının akdedilen sözleşmeye aykırı olarak, işin kesin metrajını belirlemediğinden ve bu nedenle sözleşme bedeli belirli olmadığından, ayrıca davacı süresinde işi tamamlamadığından ve usulüne uygun metraj tespiti yaparak alacağını faturalandırılarak göndermediğinden davacıya kanunen yapılması gerekli bir ödeme bulunmadığını, yargılama kapsamında alınan bilirkişi raporunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkeme tarafından bilirkişiye verilen görevin, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen beton silim işinin, yapılıp yapılmadığı ile yapılmış ise sözleşmeye uygun olup olmadığı ve yapılan işin metre kare ölçü ve işin bedelinin tespiti olduğunu, ancak, alınan raporun tarafların iddia ve savunmaları ile sözleşme maddelerinin aynen yazılması suretiyle kapsamlı bir rapor izlenimi verilmeye çalışıldığını, kendisini yargı mercii yerine koymak suretiyle yargılar kuran ve davanın esasına ilişkin; adeta tanık dinleme ve ikrar niteliğinde beyanlar alma gayretine düşülerek hazırlandığını, iş başlangıcı ve iş bitimi olmayan, kesin veya geçici kabul yapılmamış, işin yapıldığına dair herhangi bir emare sunulamayan, ticari defter ve kayıtlarında hiçbir kayıt bulunmayan davacının davasını ispat edemediğini, somut olayda, iddia ve savunmaların bir kısmını, yapıldığı iddia edilen işin sözleşmeye ve inşaat kurallarına uygun yapılıp yapılmadığının tespitini de içermekteyse de bilirkişi tarafından bu hususun yok sayıldığını, ayrıca, rapor ile iş miktarlarının hesaplandığı iddia edilmişse de yapılan ölçümün ve belirlenen miktarların güvenirliliği ve geçerliliği olmayacağından yapılan hesaplamanın da bir hükmü bulunmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle taraflar arasındaki sözleşmenin 13.maddesinde Ankara Mahkemeleri'nin yetkili olarak belirlenmiş bulunmasına, taraflar arasındaki sözleşmede davacıya ait ... okulları şantiyesinin yaklaşık 5.000 m² beton silimi işine yönelik olduğu, bu kapsamda mahkemesince mahallinde keşifle silim işinin yapıldığı ve silim işinin yapıldığının alanın davacı yanca ispatlandığı Yargıtay yerleşik içtihatlarında da kabul edildiği üzere sözleşmenin ayakta olması, aksinin davalı tarafça yasal delillerle kanıtlanmamış olmasına göre sözleşmenin tarafı olan davacı tarafından yapıldığının kabulü gerektiğinin tabi bulunmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.110,17 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 27.02.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır